Bizce bir divan şiiri antolojisi, klâsik edebiyatımızın takip etliği yola ve gelişmeye ayna tulabilmeli ve okuyucunun zevk dünyasına yeni bir kapı aralayabilmelidir. Yani ele alınan şiir, yazıldığı dönemden bugüne seslenebilmeli veya okuyucuyu kendi cağına taşıyabilmelidir. Bu antolojide yer alan manzumeler, genellikle divan edebiyatının en güzel şiirlerinden oluşur. Şiirler seçilirken estetik ve sekil mükemmelliğine bilhassa ören gösterilmiş ve gencide lam mel m verilmeye çalışılmıştır. Amacımız, divan şiirini önce okuyucuya tanıtmak, soma da sevdirmektir. Bunun için simdi sizi, bu edebiyatın altı asırlık asude bahçesinden bizim işaretlediğimiz birkaç gülü koklamaya davet ediyoruz. O bahçeye girdikten sonra başka güzel güllerin de varlığını keşfetmek yine size kalıyor.
İskender Pala (born 1958, in Turkey) is a Turkish Divan (Ottoman) Poetry Professor and author of best seller novels. He also used to write a column in the Turkish daily newspaper Zaman.
İskender Pala graduated from Istanbul University Faculty of Letters Turkish Language and Literature Department in 1979. He entered Turkish Navy as a lieutenant in 1982 and taught Turkish Literature in Naval Schools and Boğaziçi University. In 1987 he established Turkish Navy Museum Archives. He oversaw classification and restoration of many historic documents dated from the times of the Ottoman Empire. He published Encyclopedic Dictionary of Divan (Ottoman) Poetry and received Writers Union of Turkey Award in 1989. He was discharged from the Navy without any conviction during what is now called the "Postmodern coup". Later, he wrote a book about his life in Navy and his discharge, called Between Two Coups referring to military coup in 1980 and 1997 military memorandum in Turkey. He said that the reason for his discharge was his practicing İslam in his private life.
"Çalışmamızda 200 şairden toplam 500 şiir yer almaktadır." valla ne diyeyim, dili oldukça ağır, en baba beyitler ve dörtlükler seçilmiş, en farsça-arapça-türkçe (osmanlıca) deyimlerle kurulmuş beyitler.
osmanlıca dersi almış biri olarak, ben bile, bazen kıtadaki, beyitdeki anlamı kaçırdığım oldu. yine de gidişteki ezgiyi zevki almaya engel olmadı bu.
üstad iskender palaya da, edebiyatımıza yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkürü bir borç bilirim.
ve son olarak da şunu belirtmem gerek, Sancar ve Pamuk'tan sonra, türkiyeden iki kişi daha nobel almalıdır;
1-iskender pala, 2-can dündar.
evet bunlar da nobel almalılar, hatta, dündar hemen almalı içerdeyken, barış ödülünü, pala da edeb. ödülünü.