Jump to ratings and reviews
Rate this book

Mehmet Âkif

Rate this book
Büyük adam, eseriyle hayatını birleştiren adamdır. Biz onda şu vasıfları arıyoruz: Önce ömründe ayni kanaatin, ayni imanın sahibi olan adamdır. Devirlere, zaruretlere, cemiyetlere göre değişmez, muhitine uymaz; muhiti kendine uydurur, uydurmazsa çarpışır. Cemiyetten daha kuvvetlidir; cemiyeti sürükleyicidir. Bu karaktere sahip insanların, yani değer yaratıcısı olanların bir kısmı zekasıyla, bir kısmı kalbi ve hisleriyle, bir kısmı da iradesiyle başka insanlara ve cemiyete üstündür, yaratıcıdır, sahiptir veya velidir. Bu üstün insanlar arasında ise bazıları her bakımdan, hem zeka, hem duygu, hem de irade kuvveleriyle cemiyetin insanlarına üstün durumdadırlar. Böylelerine muvazeneli karakter sahipleri denir. Filhakika zeka, duygu ve irade fonksiyonlarından yalnız bir kısmında üstünlüğe sahip olanlarda, alelade olan ruh sahasına doğru açılım bir yara halinde anormallikler, ruh ve karakter sarsıntıları göze çarpmaktadır. Ancak muvazeneli karakter sahipleri, bu sarsıntılardan korunmuş sağlam ruhlu insanlardır. Bu üç türlü fonksiyonların da ayni seviyede yüksek ve keskin oluşu, insanoğlunu hilkatin harikulade bir eseri yapabiliyor. te Akif yaradılışın bu lutfuna uğramıştı. Ancak onu, iradesinin ateşli tazyikiyle diğer sahalarda muvazenesizlikten koruyan pek mühim bir sebebin var olduğu da unutulmamalıdır: Bu sebep, demirden bir iradeyi ahenkdar bir ray üzerinde yürüten İslam terbiyesi ve Allah'a iman yd . Büyük adamların başka bir vasfı da münzevi oluşlarıdır. Onlar kalabalağın içinde yalnız yaşarlar. Üçüncü bir vasıf olarak, büyük adamların devlet ve ikbal mevkilerinden uzak durduklarını görüyoruz."

104 pages, Paperback

Published June 6, 2016

2 people are currently reading
27 people want to read

About the author

Nurettin Topçu

25 books35 followers
Nurettin Topçu baba tarafından Erzurumludur. Ailesi Topçuzâdeler diye tanınır. Dedesi Osman Efendi, Erzurum'un Ruslar tarafından işgali sırasında Türk ordusunda topçuluk etmiş; bu lâkap oradan kalmıştır. Babası Topçuzâde Ahmet Efendi ailenin tek evladıdır. Hayvan ticareti yapmak üzere İstanbul'a göçmüştür.

Nurettin Topçu altı yaşında Bezmiâlem Valide Sultan Mektebi'nin ana kısmına yazılır. Burayı bitirdikten sonra Büyük Reşit Paşa Numune Mektebi'ne verilir. Mektebi birincilikle bitirir. Babası Ahmet Efendi Çemberlitaş'ta kasap dükkânı işletmeye başlamıştır. Bu sıralarda sakin, biraz içe dönük bir mizaca sahiptir. Küçük bir sandıkta kitap ve gazete biriktirmek merakı vardır. İmlâ öğretmeni Nafiz Bey, Topçu'nun hayatı boyunca sürecek Mehmet Âkif sevgisini uyandıracaktır.

İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun olan Topçu, kendi kendine Avrupa'ya tahsil imtihanlarına girer ve 1928'de kazanır. Hamdi Akverdi, Vehbi Eralp, Ziya Somar gibi şahıslarla birlikte burslu olarak Fransa'ya gider. Daha önce giden Remzi Oğuz Arık, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu, Cevdet Perin, Bedrettin Tuncer Paris'tedirler. Daha sonra bu şahıslarla, bilhassa Remzi Oğuz ve Ziyaeddin Fahri ile görüşmeleri olacaktır. Topçu önce Bordo Lisesi'ne nakledilir. İlk yazı denemelerini burada kaleme alır ve üye olduğu Sosyoloji Cemiyeti'ne gönderir. Moris Blondel'i bu lise döneminde tanır. Daha sonra mektuplaşırlar. Burada psikoloji sertifikasını verir. İki sene sonra Strazbourg'a geçer. Üniversitede felsefe tahsil eder. Ahlâk kurlarını tamamlar, sanat tarihi lisansı yapar.

Nurettin Topçu Fransa'da Ruhiyat ve bediiyat, Umumî felsefe ve mantık, Muasır sanat tarihi, İçtimaiyat ve ahlâk, ilk zaman sanat ve arkeolojisi dallarından lisans aldı. Yazları İstanbul'a gelip gitmektedir. 1931'de ağabeyi Hayrettin Topçu'yu yanına alır. Topçu'nun Avrupa'daki hayatı okul, ev, kütüphane çerçevesi içinde geçer. Ancak hafta tatillerinde derneklerin tertip ettikleri toplantılara gider. Aynı toplantılarda Samet Ağaoğlu, Ömer Lütfi Barkan, Besim Darkot gibi zatlar da bulunmaktadırlar. Topçu bu arada Tasavvuf tarihçisi Luis Massignon ile tanışır. Dr.Adnan Adıvar'ın Türkçe dersi verdiği Masignon'a daha sonra bu dersi Topçu verir. Strazbourg'da doktorasını hazırlayan Topçu, Sorbon'a gider, doktorasını verir: "Conformisme et révolte". Bu üniversitede felsefe doktorası veren ilk Türk öğrencisidir. Bu tez 1934 yılında Paris'te kitap halinde yayınlanır. 1990 yılında da tıpkı baskısı Kültür Bakanlığı'nca Ankara'da yapılır. "Bergson" konusunda doçentlik tezi hazırladı, fakat kadroya geçemeyince bu tez kitap halinde basılarak yayımlandı. 1934'de Türkiye'ye döner. Galatasaray Lisesi'nde 1935'de felsefe öğretmeni olarak görev alır.

Hüseyin Avni Ulaş ailenin baba dostudur. Çemberlitaş'taki eve sık sık gelir gider. Topçu küçük yaştan beri bu zatın tesiri altında kalmıştır. Yurda döndükten sonra Ulaş'ın kızı Fethiye Hanım'la evlenir. Düğün gününün akşamı İzmir Atatürk Lisesi'ne tayin emri gelir. Nurettin Topçu Hareket Dergisi'ni İzmir'de bulunduğu 1939 yıllarında yayımlamaya başlar. Dergi İstanbul'da basılır. Bu arada eşinden ayrılır. Hareket'te yayınlanan "Çalgıcılar yine toplandı" isimli yazıdan dolayı açılan soruşturma üzerine Denizli'ye sürgün edilir. Denizli'de bulunduğu yıllarda Said-i Nursi ile tanışır, o sırada yapılan mahkemelerini takip eder. Daha sonra Haydarpaşa Lisesi'ne tayin edilir. Bir müddet sonra da Vefa Lisesi'ne geçer.

Çocukluk arkadaşı Sırrı Bey vasıtayısla devrin manevi büyüklerinden Hasib Efendi ve Abdülaziz Efendi ile tanışan Topçu, bu kişilerden hayatı boyu sürecek etkiler alır, Nakşîbendi şeyhî Abdûlaziz Bekkine Efendi'ye intisab eder. Topçu, Celâl Ökten'den de İslâmî ilimler alır.

Faaliyetlerini Türk Kültür Ocağı, Türk Milliyetçiler Cemiyeti, Milliyetçiler Derneği ve Türkiye Milliyetçiler Derneği'nde sürdürdü. Son olarak İstanbul Erkek Lisesi'ne tayin olunan Topçu buradaki görevinden 1974 yılında yaş haddinden emekli oldu.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
12 (31%)
4 stars
9 (23%)
3 stars
7 (18%)
2 stars
5 (13%)
1 star
5 (13%)
Displaying 1 - 8 of 8 reviews
Profile Image for Nurcan ATİLA.
62 reviews6 followers
March 19, 2020
M. Akif ve ideolojisini yine kendiside muhteşem bir dava adamı olan Nurettin Topcu nun kaleminden okumak tarifi imkansız bir lezzeti.
“Dahinin eseri bizzat kendi ruhunun kurtuluşu gayesiyle ortaya konmuştur, bize güzel hediye olsun diye değil. Onlar, bizim tarafımızdan övülmeye de muhtaç değillerdir. "(N. Topcu)
Profile Image for İrem.
38 reviews1 follower
March 29, 2022
Kompozisyon yarışması için okumustum keske okumasaydım olay yok bi şey yok içinde. Nurettin Topçu'nun Mehmet Akif Ersoya fan mektubu bi şey. (Içinde doğru düzgün Türkçe kelime de yok ama o apayrı bi mesele.)
Profile Image for Sema Dural.
400 reviews11 followers
February 6, 2022
“Hürriyet kelimesi tek ve basit mânalı görünmesine rağmen çok ve çatal mânalı bir kelimedir. Herkes hürriyet istiyor.
Kimi düşündüğünü söylemek için, kimi istediği kadar kazanmak için, kimi insanlığı kurtarmak, kimi de insan öldürmek için. Bir kısım insanlar din yaymak için hürriyet isterken başkaları dinsiz yaşamak hususunda hürriyetlerini istiyorlar. Dünyamızda herkesin istediği kadar hürriyetler var. İstediklerimiz hep birbirleriyle çatıştığına göre hürriyetlerimiz de çarpışacaklardır. Bu çarpışmadan kurtulmak için, istediklerimiz arasında bir sulh, bir anlaşma yapmaktan başka çare kalmıyor.
Şu halde bazı isteklere meydan açılacak, bazıları ise dizginlenecektir.
Hangileri dizginlenip hangileri serbest kalacaklar?
İsteklerimizin hangisi hâkim, hangisi mahkum edilecek?
Bu kararın verileceği sulh masasında söz yine kuvvetlinin mi olsun? “
Profile Image for Nes.
43 reviews3 followers
December 7, 2022
Istiklâl şairi Mehmet Akif' in felsefesi, sanatı ve genel olarak dünya görüşünü ele alan iyi bir kitap. Özellikle safahattan sürekli alıntı yaparak düşüncelerini desteklemesi safahati hiç okumamış biri için bile Mehmet Akif'i anlaşılır kılıyor. Ancak dili eski türkçe olduğu için modern bir okuyucu için zor bir okuma.
Profile Image for Beyzanur.
12 reviews
November 10, 2017
Mehmet Akif'i, ideolojisini, isyanını, şiirlerini, neyi neden yazdığını derinlemesine anlatan aynı zamanda dünyaca ünlü şahsiyetlerden ve günlük hayattan örneklerle süslü, Safahat'ların tek tek incelendiği ve Mehmet Akif'in dönüşümünün anlatıldıldığı mükemmel bir eser
Profile Image for Yusuf  KARATAS.
6 reviews
June 26, 2016
MEHMET ÂKİF
Nurettin TOPÇU
Milli şairimiz, Mehmet Âkif bir çok kez kitaplara konu olmuş, bir çok programa konu yapılmış, bir çok tartışmanın odağı olmuştur. Fakat genel itibariyle, Âkif’in fikir ve zihniyetinden ziyade hayatı konu alınıyor, konu çok yüzeysel kalıyordu. İşte Nurettin TOPÇU bilinen uslübü ile Âkif’in zihin dünyasını bizlere sunuyor.
Nurettin TOPÇU, “Düşünce iç dünyamızda aşk oluyor, ıztırap oluyor, sonunda kökleri hareketin yapıldığı yerde bulunan ve dalları sonsuzluğa uznana ağaç gibi bir hareket iradesi halini alıyor. İnsan bir damla uzviyetten Allah’a uzanan hareket idaresidir. Büyük adam, eseriyle hayatını birleştiren adamdır. Bütün ömründe aunı kanaatin, aynı imanın sahibi olan adamdır. Devirlere, zaruretlere, cemiyetlere göre değişmez, muhitine uymaz; muhiti kendine uydurur, uydurmazsa çarpışır. Cemiyetten daha kuvvetlidir; cemiyeti sürükleyicidir. Bu karaktere sahip insanların, yâni değer yaratıcısı olanların bir kısmı zekasıyla, bir kısmı kalbi ve hisleriyle, bir kısmı da iradesiyle başka insanlara ve cemiyetlere üstündür, yaratıcıdır, sahiptir veya velîdir.” diyerek neredeyse Âkif’in tanımını yapmakta, onu tasvir etmektedir.
Âkif, demirden bir iradeyi, İslam terbiyesi ve Allah imanı ile birleştirerek ve yaşamı boyunca Halk ve HAKK ile birlikte olmayı kendine düstur edinmiş, her türlü devlet ve ikbal mevkilerinen uzak kalarak asıl amacının ne olduğunu söylemekle kalmamış, yaşayarak göstermiştir.
Nurettin TOPÇU, sanatkarı hayata koşan ve hayattan kaçanlar olmak üzere ikiye ayırıyor. Hayattan kaçanları ise, kaçtıktan sonra sanata sığınanlar ve kaçtıktan sonra sonsuzluğa sığınanlar olarak ikiye ayırıp, Âkif’i, sanatların kendisine götürmede bir vasıta, bir basamak rolünü oynadığı sonsuzluğa sığınan gruba dahil etmektedir. Âkif bu anlayışla milliyetçilik, inkılpçılık, din ve mistizm anlayışlarına dayalı eserler vermiş, fakat bu anlayışları birlikte sunmak ve mükemmel bir nizam ve denge yakalaması açısından cemiyetten ayrılmıştır. Âkif’in savunduğu milliyetçilik anlayışı kesinlikle kafatası milliyetçiliği olmayıp, kültür ve din temelli ve barışçıl bir anlayıştan ibarettir. Milleti millet yapan değerlerin muhafazasının milleti muhafaza etmenin yegâne yolu olarak gören Âkif, bununla birlikte muhafazakarlıkla bütünleyici bir inkılapçılığı da düstur edinmiştir. Âkif’in beklediği, istediği ve uğraştığı inkılap şekilde madde inkılabı değil, esasını İslam ve Kur’an da alan ruh ve ahlâk inkılabıydı.
Herkes istekleri doğrultusunda hür olmak istiyor. Fakat isteklerimiz, çıkarlarımız çatışıyorsa hürriyetlerimiz de çakışacaktır. Gazeteci teşhir serbestliği isterken, vatandaş izzet-i nefsiyle haysiyetini korumak serbestliği istiyor. Cengiz kafa kesmede hür iken Alparslan hürriyeti affetmede yaşıyor. Ömer adaletini kullanırken, Stalin zulmederken hür oluyordu. Anlaşılıyor ki gücü yeten hürdür ve insan gücü yettiği nisbette hürdür. İnsanın hareketlerinden, dünyamızda barınan hâdiselerdenn bir tanesi vardır ki kendiliğinden hürdür ve hür oluşunu ne insanın gücüne, ne değişen değer hükümlerine, ne de itibarı itikatlara borçludur. Ne kuldan yardım dilenir, ne iltifat bekler, ne de zor kullanır. Ne değişir, ne küçülür, ne öğünür. İnsanlık kadar eski olduğu halde, insanların pek azına nasibolan bu nesne aşktır. Aşkın hürriyeti, bizim insan gücümüzle alâkasızdır. Aşk alınmaz, verilmez, feda edilmez, tahsili yoktur. Herkes ondan bahseder, ama ondan yaşayandan başkası bilmez. Esir ettiği insanı tam hürriyeti ve bütün kuvvetiyle kendine bağlar. Hürriyet, engelsiz hareket demek değildir; Bilakis şuur ve irade ile engellenmiş hareket demektir. Âkif hürriyeti Hakk’ın kaldırılması olarak tanımlıyor.
Kısaca Âkif, İslam, Kur’an ve ahlâk ilkelerini prensip edinmiş, yaşadığı dönemde milletin ve devletin durumunu dert edinmiş ve buna karşı ye’se kapılan, büyük bir fikri ve hareket ataletine sahip halka karşı yapıcı bir isyankar ve bir o kadar da halkı uyandırmaya azimli ve istekli, dev bir dini ve milli iradeye sahip, hayatını arayış içerisinde geçiren ve bu arayışlarında sonsuza uzanan, dilini mükemmel bir şekilde kullanabilen milli şairimizdir.

Allah, hepimize onun idealindeki gibi bir Asım neslinin parçası olmayı nasip etsin.
Profile Image for Fatih  Karagöz.
15 reviews2 followers
May 6, 2016
Akif hakkında, Sezai Karakoç'un tespitlerinden öte,anlatım ve dil olarak hayran kaldığım bir eser..
Displaying 1 - 8 of 8 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.