"Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda sahip bulunduğu niteliğin önceden fark edilmemiş olması, İngilizler için felaket olmuştur... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu İngilizler, kendileriyle dövüştükten sonra acı tecrübeyle anlamışlardır." İngiliz General Aspinall Oglander
Bu topraklar, tarihin başından beri hiçbir zaman istilacılarını bağışlamamıştır. 1915 yılında da bağışlamadı. Ateş ve çelik yağmuru altında yalnız piyade tüfeği ve süngü... Teknolojiye karşı insan bedeni!.. Çanakkale Savaşı sadece muharebe alanlarında ölen askerlerin değil, idam edilen ilk sivil kişi olan Bozcaada müftüsünün de öyküsüdür... Gelibolu kara muharebeleri, yalnızca üst rütbeli subayların değil, küçük rütbeli askerlerin de savaşıdır. 19.Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal ve muhteşem 57.Alay ile komutanı Albay Avni, olağanüstü 27.Alay ile komutanı Yarbay Mehmet Şefik, 36. Alay ile komutanı Yarbay Cemil, Seddülbahir'in yaralı aslanı Binbaşı Mahmut Sabri, Edirne sırtında Teğmen Mucip, Binbaşı Halis, Kumkale'de Teğmen Halit, şehit Yedeksubay Ethem, Ezineli Yahya Çavuş, Bigalı Mehmet Çavuş gibi düşmanlarını bile kendisine hayran bırakan binlerce kahramanın önünde saygıyla eğiliyoruz.
1954 yılında Kars’ta doğdu, tüm öğrenim yaşamı İstanbul’da geçti. İ.Ü. Fen Fakültesi Fizik Bölümü’nden mezun oldu.
Deniz Kuvvetleri’nde bir süre Fizik öğretim üyeliği, Beşiktaş Deniz Müzesi Müdürlüğü yaptı ve bunun ardından Avustralya’ya gitti. SBS devlet radyosunda programcılık yaptı, “Çok kültürlülük” konusundaki doktora alan çalışmasını İ.Ü. Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladı.
Deniz tarihi çalışmalarıyla tanınan Mütercimler, Türkiye’ye dönüşünde çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı. TRT Radyosu ve çeşitli TV kanallarında programcı ve yönetici olarak çalıştı. Belgeseller hazırladı. Halen üç ayrı üniversitede Yeditepe Üniversitesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi, Doğuş Üniversitesi Strateji ve Devrim Tarihi dersleri vermektedir.
Şu anda Habertürk kanalında Aynanın Arkası adlı haber programı yapmaktadır.
Bugüne kadar kısa radyo oyunları, çeşitli dergilerde yazıları ve belgesel senaryoları yanı sıra on dört kitaba imza atmıştır.
Kesinlikle ve kesinlikle 5 yıldızı hak eden bir kitap. Aynı zamada bu zamana kadar okduğum en ağır kitaptır kendileri. Bu birçok kişi içinde böyle olabilir. Bunun nedeni gerek yarımadadaki askeri yapılanmayı bazen mangaya kadar anlatılması ve çok ağır olmasa bile yine de kafanızı karıştıracak şekilde taktik ve strateji anlatımlarının bulunmasıdır. Bana kalırsa bu ögeler kitabı sıkıcı olmaktan çıkarıp gerçek bir şekilde bir savaşta nasıl hangi şartlar altında hangi durumlarda nasıl kararlar verildiğini görüp bir savaşın hatta bir hattın nasıl savunulduğunu ve ya bir hatta ve ya cepheye nasıl saldırılacağının anşalılması için gerekli olan anlatış biçimidir. Son yıllarda Mustafa Kemal Atatürk'ün işin içine katılmadan anlatılan Çanakkale Ruhu'nun (zaten kitabın içinde bu durum ve gelibolu yarım adasındaki şu son yıllarda Çanakkale Ruhuna yapılan ihanetten de bahsedilmektedir) askeri bir perspektiften anlatılışını okuyacaksınız. Şiddetle önerilir.
"Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda sahip bulunduğu niteliğin önceden fark edilmemiş olması, ingilizler felaket olmuştur... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu İngilizer kendileriyle dövüştükten sonra acı tecrübleyle anlamışlardır" General Aspinal Oglander
Yakin tarihimizi okumayi cok seviyorum. Karsilastirmali okumak ise her zaman daha net bilgiyi sağlıyor dite dusunuyorum. Bu kitap da kronoloji ve istatistiki bilgiler acisindan onemli bir kaynak