Marakeş'ten Helsinki'ye, Honolulu'dan Madrid'e, Hiroşima'dan Berlin'e ve Montreal'e uzanan bir coğrafyada, tamamı yollarda geçen, sıradan insanların sıradışı yol hikayelerinden oluşan YOLDA: Yedi şehri, yedi dili, yedi yemeği, yedi hikayeyi ve bir İstanbullu yazarı buluşturdu.
YOLDA, Türk edebiyatının gezgin yazarı Buket Uzuner'in "yabanıl ve marazi bir zevk"le yaptığı uzun yolculuklarından seçtiği en tuhaf, şaşırtıcı ve gizemli yedi hikayesini paylaşıyor okurlarla.
YOLDA'nın bütün hikayeleri seyahat araçlarında, trenlerde, uçak ve otobüslerde geçiyor. Çünkü uzun yolculuklarda tesadüfen yanımıza oturan bir yabancıya onu bir daha hiç görmeyeceğimizi bilmenin verdiği rahatlıkla bazen en büyük sırrımızı rahatça açar, anlatır, rahatlarız. Ancak ya o yabancı yolcu bir yazarsa ve bir gün YOLDA adlı bir kitapta kendi hikayemizi okursak? Elbette gerçek adlar korunarak, elbette edebiyatın 'esirgeyen gökleri', 'kışkırtıcı rüzgarları' ve 'ürperten yağmurları' eşliğinde.
Buket Uzuner (born 3 October 1955, Ankara, Turkey) is a Turkish writer, author of novels, short stories and travelogues. Travel Literature She studied biology and environmental science and has conducted research and presented lectures at universities in Turkey, Norway, the United States, and Finland. Her fiction has been translated into eight languages, including Spanish, English, Italian, Greek, Romanian, Hebrew, Korean, and Bulgarian.
Buket Uzuner travels as "solo woman backpacker" since 1980s including "inter-rail" tours in Europe and in three other continents while keep writing her travel memoirs. Her first travelogue The Travel Notes of A Brunette was published in 1988 and sold more than 300.000 copies. Uzuner wrote two more travel books as Travel Notes of An Urban Romantic which questions the meaning of exoticism and New York Logbook which are all collected lately in Travel Library of Buket Uzuner
In 2013 her novel İstanbullular is published in USA by Dalkey Archive Press with the title of I Am Istanbul translated into English by Kenneth J. Dakan She is also celebrating in 2013 the 22nd year's anniversary of her first novel İki Yeşil Susamuru, Anneleri, Babaları, Sevgilileri ve Diğerleri (Two Green Otters, Mothers, Fathers, Lovers and All the Others) translated by Alex Dawe with its 50th edition which sold over 1 million copies in Turkey and already a contemporary classic.
Uzuner's books have been on the Turkish best-seller lists since 1992. They are taught in a number of Turkish universities and high schools.[1][2]
In 1993, Buket Uzuner was awarded Turkey's Yunus Nadi prize for the novel The Sound of Fishsteps, and in 1998 Mediterranean Waltz was named novel of the year by the University of Istanbul. She was made an honorary member of the International Writing Program, IWP of University of Iowa in 1996. She was also honored with a certificate of appreciation from the Senate of Middle East Technical University; METU in 2004.
She has referred to Turkish poet and novelist Attilâ İlhan, and Cervantes, Dostoyevski, Doris Lessing, Turkish woman writer Sevgi Soysal as major influences on her work.
Her yolculukta yanıma meraklı bir teyze oturmasın lütfen diye dilekler tuttuğumu hatırladım bu kitabı okurken 🙃 Güzel ve özel karakterlerle bezenmiş bu yol hikayeleri su gibi aktı... Yolcu olmayı sevenlerin keyif alacağı bir kitap 📚
Her biri hafızalarda farklı tat bırakan, değişik taşıtlarda geçen yedi ayrı yolculuk hikayesi.
"Yolda" Gabriel Garcia Marquez'in on iki gezici öykü kitabından ilham alınarak yazılmış.
Her bir anlatı içinde çok enteresan bilgiler içeren renkli, düşündürücü, küçük mucizlerle dolu konuları ele alıyor.
Şahsen hikayeler bana biraz "fantastik" gelmekle beraber, her birini zevkle okudum.
Yazarın da kitapta paylaştığı gibi "gezginlerle yazarların en büyük yolculuk ikramiyesi iyi hikayelerdir ve insana umut veren küçük güzel hikayelerden daha iyi gelen başka bir şey de pek yoktur".
Yolda kitabını okumaya başlamadan önce ismiyle adaş olan 'On the Road'la bir benzerlik taşımasından dolayı o kitaba bir gönderme mi yapmış yazar diye düşünmüştüm fakat sonra sunuş bölümünde ona ilham veren kitabın Marquez'den 'On İki Gezici Öykü' olduğunu belirttiğini okuyunca bu durum daha çok hoşuma gitti. Uzuner, bu kitapta uçakta, trende, otobüste veya bir limuzinde rastladığı kişilerle olan sıradışı hikayelerini anlatmış ve bunların hepsini birbirine bağlayan olay hep bir yolculuk esnasında olması. Bir kişi hariç diğer hepsinin ismini değiştirerek anlattığı hikayeler farklı geldi bana. Tür olarak gezi ve hikaye arasında kalması daha da çekici kılmış kitabı bana kalırsa. Ayrıca bu tür kitaplar okuyucuyu yazara daha da yakınlaştırıyor gibi hissediyorum. Özellikle de bu yazarlar Türk oldu mu okuma zevkim katbekat artıyor. Ben bu kitabın adını hakkını vererek 'yolda' okuyup bitirdim. Her yolcuğumda bir öykü, kişi eşlik etti bana. Size de önerim bu şekilde yapmanız böylece kendinizi o uçaktaki, trendeki, otobüsteki veya limuzindeki üçüncü bir kişi olarak hikayelere kulak kabartırken bulmanız daha olası :)
Bu kitabı seyahat öyküleri içereceğini düşünerek almıştım. Ancak bir seyahat öyküleri değil farklı ülkelerdeki ulaşım araçlarıyla yapılan yolculuklarda sohbet edilen ilginç yabancılarla yapılan ilginç sohbetler kitabıymış. Bir defa bu farkı beğenmedim. Kitapta beni rahatsız eden noktalardan biri de araçlarda yeni tanışılan birkaç yolcu hakkında sonraki durumla kontrast yaratıp edebi bir etki uyandırmak için başlangıçta sıralanan önyargılı ifadeler oldu. Yazarın seyahatlerini genellikle yazarlık mesleğiyle ilgili davetler vasıtasıyla yaptığı görülüyor. Dolayısıyla seyahatlerinin kendisinden fazla da ilgi uyandıran olay çıkmaması, hikayelerin genellikle bu dinleme yoluyla gelmesi normal karşılanabilir. Ama ben de önyargılı olmayayım; belki kitabın bu içeriği belki bir zorunluluk değil sadece bir konsept tercihidir ve yazarın seyahatlerinde yaşadığı daha öğretici ve eğlendirici olaylar vardır. Bu arada kitabın en çok yazar Goytisolo ve Madrid limuzini kısmını beğendiğimi söyleyeyim.
Çok mu banal olacak? Yolda kitabını yolda okudum ve bitirdim. Konseptli kitabı konseptinde deneyimlemek ayrı bir tat verdi.
Kitabı kütüphanemde resmen tesadüfen buldum, yazılma hikayesi de yapacağım yolculuğa uygundu. Marques’den etkilenerek yazarın bu kitabı yazması da pastanın kirazı oldu!
Öyküler en sevdiğim okuma türü olmasa da, gerçekten son dönemde hedeflemesem de, hikayeler beni gelip buluyor.
Kitapta serpiştirilmiş ufak resimler kitaba renk katmış, bir romanda sırıtırdı belki ama bu kitaba gerçekten yakışmış.
Kitapta yabancı insanların hikayelerine yer verilmiş, halbuki Marques’in Oniki Gezgin Hikayesi bambaşka bir dünya, ben o yüzden kitapları benzeştiremedim, ancak sanırım yazarın da zaten niyeti bu değildi.
Buket Uzuner'in harika üslubuyla okunabilecek en güzel konulardan biri: yol öyküleri. Bu kitapta yolda karşılaştığı "özel tipleri" ve onlarla o yolculuk boyuncaki anılarını anlatıyor. Anı ve gezi bir arada daha ne istenir ki... Kendisi kadar naif Buket Uzuner bakışıyla siz de onunla yolculuğa çıkabilirsiniz bu kitap boyunca. Hepsi birbirinden güzel Doğu'dan ve Batı'dan yol öyküleri ve ilginç 7 karakter var.
Fark ettim ki, yıllar önce Uzuner’in kitaplarını soluksuz okuyormuşum ya da sadece bu kitap beklentimi karşılamadı. Öykülerinin çoğunda tanımadığı yol arkadaşlarının konuşmasından rahatsız olduğunu söylüyor. Bunu çok fazla vurgulamış. İster istemez üstenci bir tavır sergilediğini düşündüm. Oysa Uzuner’i çok keyifle okurdum. Belki de bu kitap benim için bir istisnadır.
Buket Uzuner'in tüm kitapları gibi çok güzel ve çok akıcı. Okumaktan gerçekten keyif aldım. Seyahat ve doğa ile ilgili çok hoş kitaplar yazan nadir Türk yazarlarımızdan Buket Uzuner. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
her hikaye kendine özeldi. Buket Uzuner bunları gerçekten yaşadı mı, hepsi de onun başına mı geldi çok merak ediyorum ve inanamıyorum da birinin bu kadar farklı hikayelerle tanışabileceğine. hepsi onu bulduysa gerçekten çok şanslı biri. iyi ki bu kitap yazılmış.
Tipik Buket Uzuner anlatımı. Bir yerlere varmayı değil; gitmeyi, yolda olmayı sevenler içinde tam da yoldayken okunabilecek kitaplardan. Küçük, kısa yaşam kesitlerinden oluşuyor. Kendisinin de kitapta bahsettiği üzere Jack London'dan esinlenmiştir.