Jump to ratings and reviews
Rate this book

İnkılap ve Kadro

Rate this book
Mesela 2000`inci yılda; Türk Milli Kurtuluş Hareketi`nin fikir yapısını ve mahiyetini değerlendirmek isteyecek araştırıcılar, herhalde, derin görüş ayrılıkları içinde kalacaklardır. O kadar ki bu araştırıcılar, Türkiye bir inkılap hareketi yaşadı mı, yoksa olup bitenler, gelip geçenler, mücahit bir önderin müdaheleleri ile, onun mizacına ve günün icaplarına göre gelişen olağan işler midir? diye, kararsızlık içinde bocalayabileceklerdir.

266 pages, Paperback

Published July 1, 2003

73 people want to read

About the author

Şevket Süreyya Aydemir

21 books113 followers
Şevket Süreyya Aydemir was a Turkish writer, intellectual, economist, historian, and one of the founders, publisher and a key theorist of Kadro ("Cadre"), an influential left-wing political journal published in Turkey from 1932 to 1934.

Aydemir was a prolific writer. His most famous work was İnkılap ve Kadro ("Revolution and the Cadre"), published in 1932, where he outlined his theory of political economy presented in the Kadro journal. He published his memoirs, Suyu Arayan Adam ("The Man Searching for Water") in 1959. Between 1963 and 1965, he published Tek Adam ("The Single Man"), a three volume tome on Mustafa Kemal Atatürk. He also published a biography of İsmet İnönü titled Ikinci Adam ("The Second Man").

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (35%)
4 stars
7 (41%)
3 stars
4 (23%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Cgcang.
344 reviews38 followers
November 7, 2021
İnanılmaz önemli bir kitap bu.

Şevket Süreyya'nın en önemli kitabı desem abartmış olur muyum bilmem.

Kemalizm'in bir ideoloji olarak formüle edilmesi genel çerçevesiyle 1930'ların işidir, altı okun parti programına girmesi 1931'in ortalarına denk düşer, Kemalizm'i ve devrimin ideolojisini açıklamaya (çoğunlukla da altı oka dayalı olarak) çalışan yapıtların -Şeref Aykut'un, Ali Rıza Seyfi'nin kitapları gibi örneğin, ya da geçtiğimiz gün okuyup çok da beğenmediğim Tekinalp'in kitabı gibi- 1932-33'ten sonra yaygınlaştığını görürüz.

İnkılap ve Kadro da aslında 1932'de yayınlansa da 1931'de yazıldığı ve öncesinde hazırlanan bazı broşürlere dayandığı belirtiliyor. Bu anlamda Kemalizm'i bir ideoloji olarak açıklamaya çalışan ilk kitaplardan biri bu, daha önemlisi kitabın neredeyse hiçbir yerinde altı oka dayalı bir açıklama yapılmıyor, parti programının savunusu yapılmıyor, 'milliyetçiyiz ama nasıl' türünden tümceler -diğer yapıtlarda görüldüğü biçimiyle- kurulmuyor.

Şevket Süreyya, Türk Devrimi'nin düşüngüsünü çok net biçimde, üst üste yineleyerek bir ezilen uluslar bağımsızlıkçılığı olarak konumlandırıyor; buna 'milli kurtuluş hareketi' diyor -ki sonradan yaygınlaşacak bu tanım zaten- ve kitap boyunca Kemalizm'i -adını böyle koymadan- evrensel bir ezilen uluslar ideolojisi olarak irdeliyor, ona evrensel bir öncülük görevi biçiyor. Ekonomik bağımsızlığa ve kalkınmaya dayalı bir ezilen uluslar ideolojisi!

Kitabın elbette birkaç yıl içinde eskiyen yönleri, 1930'ların sonlarında gelişen ideoloji tartışmaları noktasından eksik kalan yönleri var, çünkü Şevket Süreyya 'ideoloji'yi başka bir yerden alıyor ve aslında altı okla sınırlı olmayan, hatta yer yer altı okla çok da kesişmeyen bir düşünsel çerçeve çiziyor.

Çok çok kaba bir özetle sosyalizmin evrensel sınıf savaşına dayandığını, gelişmiş kapitalist ülkelerin temel çelişkisinin de bu sınıf savaşı olduğunu ancak Türkiye gibi yarı sömürgelikten ya da tam sömürgelikten kurtulmuş - kurtulmaya çalışan ülkelerin temel çelişkisinin doğrudan gelişmiş emperyalist ülkelerin egemenliğinden kurtulma savaşımı olduğunu, gelişmiş ülkelerdeki sermayedar-proleter çelişkisinin bile sosyoekonomik bir denge olarak ezilen ulusların zararına işlediğini, yeni uluslaşan bu devletlerin sınıf kavgasına göz yumamayacağını, bu yolu benimseyemeyeceğini, ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir topluluk olarak kalkınmak zorunda olduklarını belirtiyor. Türkiye'nin bir devrim ülkesi olduğunu, devrimin kendine özgü bir otoritesi olduğunu ancak faşizmde görülen baskıcılığı doğurmadığını işliyor, aslında ekonomik ölçülere dayalı bir devlet ve ulus kurulumundan söz ediyor. Irkçı bir milliyetçiliğin Türkiye'ye uymadığını, Türkiye'nin dışarıya karşı anti-emperyalist, içeriye karşı anti-kapitalist olduğunu belirtiyor.

Çok kaba ve herhalde eksik bir özet bu, ama Şevket Süreyya böyle bir tablo çiziyor.

Elbette tarihsel olarak yanlışlanan boyutları var bunun, bütün bilimsel geçerliliği de tartışmaya açık. Ama 1931-32'de Kemalizm'in bir ideoloji olarak böyle formüllendirilmesi yalnızca 1930'ların devletçi-planlamacı devrim sürecine ilişkin değil, altı ok başta olmak üzere başka türlü formüllendirmelere ilişkin de, Kemalizm'in genel konumu için de çok büyük savlar ve içgörüler içeriyor.

İnanılmaz önemli bir kitap. İnanılmaz.
3 reviews
June 6, 2023
1968 baskısında ikinci baskıya önsöz ve yazarın eklediği birtakım dipnotlar vardır. ikinci baskı ve sonraki baskıları tercih ediniz.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.