“Biz kökten İstanbullular için ölmek, gitmekten daha kolaydır.”
İstanbul’a Çapkın Bakış, anlam değiştiren “İstanbulluluk” kavramına, şehirle yaşadığımız aşk-nefret ilişkisine, İstanbul’un ruh hallerine, kim olduğumuza, ne istediğimize, neler yaptığımıza, nerelere gittiğimize, ilişkilerimize ve niye biraz delirdiğimize içeriden ayna tutuyor.
“İstanbul’da kim olduğumuzun önemi olmayan anlara hepimizin çok ihtiyacı vardır ama diğer taraftan hepimiz İstanbul’da kim olduğumuzun bilinmesi, önemsenmesi için didinir dururuz.”
İstanbullu olmanın/görünmenin gizli kodlarını da içinde barındıran İstanbul’a Çapkın Bakış, okurken kafa sallayıp güleceğiniz, kendinizden ve çevrenizden bir sürü şey bulacağınız, İstanbul gibi ele avuca sığmayan, hoppa bir kitap.
Nişantaşı-Karaköy-Plazalar- İstinye Park vb gibi AVM hattında yaşayan genç yetişkin kadınlar ile bu tip kadınların hayatını merak edenleri hedef kitle olarak seçmiş bir kitap. Başlangıç kısımlarını biraz kendimle özdeşleştirerek okumaya başlamış olsam da sonlara doğru iyice Cosmopolitan dergisindeki geyik içeriğe dönmesinden hallice başladığı gibi bitememiş bir kitap oldu benim gözümde. Yine de yapılan bazı benzetmeleri beğenmedim değil. Yaz günü plajda güneşlenirken çıtır çerez niyetine okunabilecek bir kitap. Baskısı, kullanılan kuşe kağıt, renkli fotoğraflar kitabı daha dikkat çekici kılmış ama içerik bunu desteklemeyince bence boşuna masraf yapılmış gibi olmuş. 22tl verilip alınmaz ama bu arada D&Rın online sitesinde 9.90tl sanırım. Merak edenler 10tlyi gözden çıkarabilir.
"İstanbullu olmak kalabalıklar içerisinde yalnız kalabilmektir" "İstanbul'u dinle ama gözlerini kapatma. Silüetinin sakinliğine aldanma fakat iniş çıkışlarına alış." "Durmamayı sana İstanbul öneriyor." "Bileti kestirip gelenin, biletini kesip gönderen bir şehir burası. Burada tutunanlara ve aslında en çok yara alanlara baktığında meselelerinin şehirle değil, salt kendileriyle olduğunu net bir şekilde görebiliyorsun,..."
"... bu şehirde, sabaha karşı sokakta tek başına da yürüseniz yalnızlığınızı kalabalıkta olduğunuz kadar hissetmezsiniz.
Sanırım değişkenliği ve kalabalığı ile meşhur olan İstanbul'a en çok yakışan duygu hüzün."
"İnsanoğlunun garipliğine inanırım; bir tarafta sınırsız hayal kurabilme yeteneğimiz varken, diğer tarafta hep duygularımızı kontrol altında tutabilme mücadelesi veririz. Düşünsenize İstanbul'da kim olduğumuzun önemi olmayan anlara hepimizin çok ihtiyacı vardır ama diğer taraftan baktığınızda da hepimiz İstanbul'da kim olduğumuzun bilinmesi, önemsenmesi için didinir, dururuz."
"Şehir kalabalık, sen şehre inat yalnızsın." "Çok eğlendiğin, hayatta "ben"le olan savaşını unuttuğunda nasıl da güzel geçiyor zaman öyle değil mi?"
Sahilde citir cerez niyeti ile okumama ragmen hic begenmedim. Gercekten daha bos yazilmis bir kitap daha var mi bilmiyorum. Daha cok Istanbul uzerine odaklanacagini dusunup aldim ve sonuc husran. Rezil bir kitap. Zamaniniza yazik olur, yerine okunabilecek cok daha guzel cerez kitaplar var.
I think this was a really sexualist book written by a very experienced author about relationships and sex. It gives so many hidden tactics about relationships which I haven’t heard before. I don’t know whether I would use tactics in my relationships because I choose rather to be realistic and I always follow what my heart says. So, it was really interesting to look from a different angle. I really liked it! :)