Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ayışığı Sofrası

Rate this book
First edition 2000.

191 pages, Paperback

Published January 1, 2016

1 person is currently reading
26 people want to read

About the author

Nazlı Eray

57 books56 followers
Nazlı Eray, Ankara'da doğdu. İngiliz Kız Ortaokulu, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okuduktan sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nda tercüman olarak çalıştı. Edebiyatçılar Derneği'nin kurucuları arasında yer alan Eray, Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucusu, Uluslararasi Yazarlar Birligi (PEN) üyesi, 1977 ve 1978 yıllarında Yaratıcı Yazım dersleri verdigi ABD Iowa Üniversitesi'nin onursal üyesidir.
Yazmaya 1959'da henüz ortaokuldayken kaleme aldığı öyküsü "Mösyö Hristo" ile başlayan Eray'ın ilk öykü kitabı Ah Bayım Ah 1975'te çıktı. "Laz Bakkal" başta olmak üzere pek çok öyküsü kültleşti. "Karanfil Gece Kursu" öyküsüyle 1988 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, kazandı. Aşkı Giyinen Adam romanıyla 2002 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. Eski Güneş, Cumhuriyet, Radikal, Akşam gibi gazetelerde köşe yazarlığı yapan Eray, yazılarını "Düş İşleri Bülteni" ve "Gece Uçuşu" isimleri altında yayınladı. Türk Kütüpahaneciler Derneği En İyi Romancı Ödülü (2009), Başkent Rotary Kulübü Meslek Ödülü (2010) ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Dernegi'nin ilk Mavi Anka Ödülü'ne (2014) layık görüldü.
azlı Eray'ın öykü, roman ve oyunları pek çok dile çevrildi. Erostratus (1977) adlı oyunu, Sartre, Montaigne, Camus, Unamuno, Pessoa ve Bauer'in Erostratos yorumlarıyla birlikte Blood and lnk'te (Kan ve Mürekkep) yer aldı, Öykülerinden, kısa film ve televizyon dizileri yapıldı. "Monte Kristo" ve "Rüya Sokağı" öyküleri 2005'te İtalyan yönetmen Angelo Savelli tarafindan L'ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırıldı, İtalya
ve Türkiye'de sahnelendi.
Nazlı Eray, anılarını Tozlu Altın Kafes (DK, Ocak 2011) ve Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni (DK, Mayis 2013) adlarıyla kitaplaştırdı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
14 (31%)
4 stars
11 (24%)
3 stars
16 (35%)
2 stars
3 (6%)
1 star
1 (2%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Ay*.
79 reviews12 followers
October 29, 2016
benim için anlatılması zor bir kitap, 190 sayfa olmasına rağmen anlattıkları öyle derin ki içinde buluyorsunuz kendinizi, olmasına imkan olmayan durumları bile göz önüne getirtiyor yazar. Ayışığı sofrası, insanı sarhoş eder, Serra'nın uzun zamandır görmediği hatta ölmüş insanları bile o sofrada parmak büyüklüğünde mezelerin arasında, mayoneze bulanmış olarak görmesi, gerçek hayatta olmayacak bir durumu ifade ederken bu durumu öyle üslupla, öyle titizlikle yansıtmış ki sanki o durumun o mayonezin ya da avuçlarının bizzat içinde olan sizsiniz yazarın. Kitabın sonunda Aşo ile dostluğunun son durumunu anlatmasını beklerdim, aralarındaki kırgınlığı tek bir yerde anlatmış olmasına rağmen bu durum çözülemedi, sürekli olarak olayların çok dışında olmasına rağmen kitapta geçen "Aşoyu bir daha göremeyecek olma fikri...." diye devam eden cümleler sanki o durumla bizzat o kadar da bağlıymış gibi iç burkuyor. Şefik'in karakterinin iki yönlü olması -zengin ve fakir-, Aşo ile Serra'nın yüz değiştirmesi, insanların meze tabaklarında bulunması, mağaradaki yedi insanın Şefik'e zaman zaman görünüp kaybolması vs.gibi durumları barındırıyor ve bu olağanüstülüğe rağmen kitap kendini okutturuyor. Nazlı Eray'ı ilk okuyuşumdu, belki daha iyi eserleri vardır ama ben bu kitabını epey sevdim. Diğerlerinde görüşmek dileğiyle Nazlı Eray:)
Profile Image for Ilknur.
7 reviews
December 17, 2021
“Cevizin kabuğunu kırıp özüne inmeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder.” Gazali. // Kitabın arka kapağındaki bu söz gibiydi roman bana göre.
Daha önce okumadığım farklı tarzda bir kitaptı bu yüzden biraz sabır gerekliydi romanın kendisini açması için. 50 sayfadan sonra artık tamamen romanın içindeydim ve bu kitap sayesinde büyülü gerçekçilik akımını çok sevdim.
Profile Image for cherubnessli.
187 reviews1 follower
January 19, 2023
Fantastik Edebiyat deyince beklentiyi bayağı yüksek tutmuştum açıkçası ama bir şizofrenin güncesi demek daha doğru olur bu kitaba,Ankara sokaklarında geceleri dolaşan Yedi Uyurları gören,onlarla koyun bağırsağından fal baktıran,sürekli Aşo diye sayıklayan bir kadın kahraman ve yer yer mide bulandıran sahneleri,kesin halüsinasyon dediğim olay örgüsü ve ortada kalmış bir son, keyif vermedi hiç
Displaying 1 - 3 of 3 reviews