Fantastik Edebiyatın Kraliçesi Nazlı Eray'dan düşler ülkesine ve insan ruhunun derinliklerine bir yolculuk... Ankara Şair Nedim Sokak'taki eski model teneke robot, aşktan ve sevmekten delicesine korkuyor. Yaşlı Japon mimci Kazuo Ono'nun her gece önün kılığına girerek yıllarca sahnede yaşattığı ünlü dansöz La Argentina'nın ateşli dansını izliyoruz. Tam bu sırada Alman yönetmen Werner Herzog'un kamerasıyla Pasifik'te patlamak üzere olan bir yanardağdan canlı yayın yapıyoruz. Hapishaneden kaçan eski bir tutuklu Yüce Mahkeme'de ifade verirken, som altından Buda heykelleri canlanıyor. Morfinman bir Çinlinin beynindeyiz şimdi. Umutsuz bir aşkın pençesine düşen Victoria karşılaşıp imparator Hiro Hito'nun sarayına doğru yolculuğa çıkıyoruz. Penang Adası ve dünya üzerindeki cennet Hawaii'den geçerek büyülü Uzakdoğu'yu keşfediyoruz. Pasifik Günleri, düşsel bir yolculuk, insan ruhuna bir gezi rehberi...
Nazlı Eray, Ankara'da doğdu. İngiliz Kız Ortaokulu, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okuduktan sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nda tercüman olarak çalıştı. Edebiyatçılar Derneği'nin kurucuları arasında yer alan Eray, Türkiye Yazarlar Sendikası'nın kurucusu, Uluslararasi Yazarlar Birligi (PEN) üyesi, 1977 ve 1978 yıllarında Yaratıcı Yazım dersleri verdigi ABD Iowa Üniversitesi'nin onursal üyesidir. Yazmaya 1959'da henüz ortaokuldayken kaleme aldığı öyküsü "Mösyö Hristo" ile başlayan Eray'ın ilk öykü kitabı Ah Bayım Ah 1975'te çıktı. "Laz Bakkal" başta olmak üzere pek çok öyküsü kültleşti. "Karanfil Gece Kursu" öyküsüyle 1988 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü, kazandı. Aşkı Giyinen Adam romanıyla 2002 Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. Eski Güneş, Cumhuriyet, Radikal, Akşam gibi gazetelerde köşe yazarlığı yapan Eray, yazılarını "Düş İşleri Bülteni" ve "Gece Uçuşu" isimleri altında yayınladı. Türk Kütüpahaneciler Derneği En İyi Romancı Ödülü (2009), Başkent Rotary Kulübü Meslek Ödülü (2010) ve Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Dernegi'nin ilk Mavi Anka Ödülü'ne (2014) layık görüldü. azlı Eray'ın öykü, roman ve oyunları pek çok dile çevrildi. Erostratus (1977) adlı oyunu, Sartre, Montaigne, Camus, Unamuno, Pessoa ve Bauer'in Erostratos yorumlarıyla birlikte Blood and lnk'te (Kan ve Mürekkep) yer aldı, Öykülerinden, kısa film ve televizyon dizileri yapıldı. "Monte Kristo" ve "Rüya Sokağı" öyküleri 2005'te İtalyan yönetmen Angelo Savelli tarafindan L'ultimo Harem (Son Harem) adıyla oyunlaştırıldı, İtalya ve Türkiye'de sahnelendi. Nazlı Eray, anılarını Tozlu Altın Kafes (DK, Ocak 2011) ve Bir Rüya Gibi Hatırlıyorum Seni (DK, Mayis 2013) adlarıyla kitaplaştırdı.
Bu "değişik" romanı çok keyifle okudum. Robot hikayesi diğer hikayelerin yanında biraz yama gibi kalmış. Nazlı Eray'ın dili ve anlatımı çok sıcak ve okuyucuyu anlatılan öykülere sıkı sıkı bağlıyor, bir de şu "değişik" sözcüğünü olur olmaz kullanmasa...
Bu kitabı adına vurularak hiç incelemeden sepete eklemiştim. 18-28 yaşları arasında tam zamanlı #pasifik 'te yaşamış bir eski #Pasifikli olarak, okumasam olmazdı.
Yazarla tanışmada maalesef işler çok yolunda gitmedi. Kitabı çok dağınık buldum. Çok sert mekan geçişleri, nedensellikle ilgili sıkıntılar. Özgün işleri severim ben aslında, ama biraz hırpalanmış hissettim bu sefer kendimi.
Tekrar şansımı deneyeceğim. Son yaptığım #Halfeti turundan sonra yine ismine aşık olup sepete eklediğim #halfetininsiyahgülü romanı var sırada.
Not: Romanda geçen #Kazukonunevi ile ilgili bölümleri Japon kardeşim Kazuko ile de paylaştım. Pek güldük Tesadüfün böylesi 😇
Bu kısa moladan sonra şimdi #ahtapotokur etkinliklerine geri dönme zamanı. Benimkiler gümbür gümbür okuyor, biraz vites arttırmak gerekecek bu ay.... 🐙