Şehirde sessiz bir çığlık yükseliyordu... Çığlık şehrin karanlıklarından sokaklarına taşmıştı... Görüyorlar ama duymazlıktan geliyorlardı... Ben o çığlığı duydum... Küçük bedenlerin büyük çığlığına koştum...
Bu kitap Karaman Ensar Vakfı ve KAİMDER yurtlarında yaşanan çocuklara tecavüz davasının perde arkasını anlatıyor. Okurken tüyleriniz ürperecek ve Türkiye'de şimdiye dek yaşanmış en korkunç kötülükle yüzleşeceksiniz. Kitap bittiğinde herkes şu soruyu soracak: "Çocuklara gözümüzün önünde tecavüz edilirken ben ne yaptım?" Karaman yarım bırakılmış bir davadır. Karaman'da hâlâ sessiz bir çığlık yükseliyor. Ensar ve KAİMDER'den şikâyetçi olan aileler var... Duyun bu çığlığı!
Bu ülkede yaşıyorsanız dürüst gazetecilere, dürüst avukatlara, dürüst siyasetçilere yani dürüst insana hasret olduğumuzu da bilirsiniz. Gazeteci/Yazar Mustafa Hoş bu hususta gerçekten nadir bulunan insanlardan. Bu kitap "siyasi ya da sosyal, bir yerlere gelme" kaygısı gütmeyen yazarın derin araştırmalarının ışığında yazılmış. Yazar Hoş, belgelerle kanıtlayamadığı hiçbir bilgiyi kitaba almamış, bu kadar da objektif. Bir iş yapılacağı zaman söylenir: "Türk gibi başla, Alman gibi devam et, İngiliz gibi bitir." Canımızı ne kadar yaksa da, maalesef bazı haberleri sadece ilk duyduğumuz günlerde sahipleniyoruz. Sonra gündemimizden çıkıyor, nedense! Bir de ilk duyduğumuz şeye inanıp derin soruşturmaları kovalamama hastalığımız var, ki buna tembellik de denebilir vurdumduymazlık da... Karaman'da yaşananlar gerçekti, kurgu olsa okunmayacak kadar ağır şeyler yaşandı ve artık kimse hatırlamıyor. Oysa bugün Adıyaman'da, Kilis'te benzer olaylar yaşanmaya devam ediyor. İşinize gelmiyorsa ya da çıkarlarınıza uymuyorsa bir şey diyemem ama böyle bir kaygınız yoksa lütfen okuyun. Gerçek olmayan, belgesiz hiçbir şey yok bu kitapta. Ben Sayın Mustafa Hoş'a araştırmadaki çabası ve emeği için, Destek Yayınlarına ise böyle önemli bir kitabı bizlerle buluşturdukları için çok teşekkür ediyorum. Kesinlikle okunmalı.
Size şu oldu mu: Dünyanın en utanç verici olayı yaşanırken, yandaş medyanın her türlü manipülasyonuna rağmen bir gazeteci @mustafahos konuyu, insanüstü bir çabayla günlerce gündemde tutmayı başardığı halde, bazı önyargılarınız yüzünden, o #çığlık’ı duymadığınız oldu mu? Benim olmuş. Bu kitabı okuyunca anladım. Çok sonradan. Hep sonradan... 2016’da yayınlanmış kitap. Beş yıl geçmiş. Ben nerdeydim...
En önemli faillerinden İl milli eğitim müdürü Asım Sultanoğlu, 2019’da Milli Eğitim Bakanlığında müşavirliğe terfi ettirilmiş. Diğer faillere de Twitter’dan baktım, hayatlarına aynen devam ediyor hepsi...
Çocukların hayatı kaymış, muktedir “bize tecavüzcü dediler, adımızı kirlettiler” diye mağduriyet yaratmış kendine. Bu kitap yazılmasa unutulup gidecek hepsi... Şimdi de hatırlandığı söylenemez gerçi...
"Bilgisayar ekranıma bütün fotoğrafları koydum. Öylece baktım. Bir süre sonra gözlerim doldu. O çocukların çaresizliğini hissettim. Daha küçücüktüler. Vali amcaları "Neyiniz var?" dese belki anlatacaklardı. Vali amcaları Ensar Vakfı' na destek olmanın hazzı ve huşusu içinde çocukların gözlerini görmüyordu bile. 8-9 yaşlarında çocuksunuz, vali demek o küçük yerler için devletin en tepe noktası. Ve o en tepe noktasındaki adam, size her türlü kötülüğü yapan adamla kol kola. Onu tebrik ediyor, övüyor..."