Önsözünde de belirtildiği üzere bu kitap farklı zamanlarda yazılmış makalelerden oluşuyor. Bu sebeple, hem tam bir bütünlük/devamlılık arz etmiyor, hem de sık sık tekrarlar var. Bazı makaleler son derece ilmî; boy, mekan ve kişi adları peş peşe geliyor ve takibi güçleştiriyor.
100 yaşına gelmiş bir tarihçinin çok yakın tarihlere kadar yazdığı makalelerin bu denli çeşitli ve güncel olması takdire şayan. Halil İnalcık boşuna bir efsane olmamış.
Şer'i ve örfi kanunlarla ilgili makale çok aydınlatıcı. Hangi devirlerde hangisi daha baskındı, ne zaman şer'i hukuka dönüş oldu, bu dönüşte motivasyon neydi, ilginç bir analiz sunuyor.
Kıbrıs ve Yunanistan ile ilgili dış politika bölümleri fazlasıyla milliyetçi bir tonda yazılmış.
Tarihi analizlerde çevrede neler olduğu, dış faktörlerin iç meseleleri nasıl etkilediği çok önemli. İnalcık burada ezberleri bozuyor. Bizans'ın son döneminde Papa ile yakınlaşmasından Istanbul'un fethine ve Akdeniz'in Türk Gölü tanımlamasına kadar birçok konuda dürüst bir yaklaşım gösteriyor.