Bu kız sizi üzer... Birçoğunuzu üzmüştür de; çünkü sizin gözünüzde o, okulun en güzel kızı... Sizin için o, ergen düşlerinin vücut bulmuş hali… Binbir türlü hayal ve fanteziden oluşan bir âlem… Ama yanılıyorsunuz.
Neticede onun da rüyaları var ve onun rüyaları sizin kâbusunuz. Evde, mahallede, otobüste, okulda dört bir yanını saran hastalıklı zihinlere ruhunu gasp ettirmeyen Hilal, arsızlığı ve şirretliğiyle tüm çarpık toplumların kâbusu. Hilal, kıvırcık koyun sürüsünün içinde zebani kulaklı bir doberman. Arzusu pörsümüş otorite figürlerine karşı eteği dizinin üstüne çıkan bir asi. Bu dünya onun için bir lağım çukuru, tatlı rüyalarının habis sonunda uyandığı cehennem. Bu cehennemin en serin yeri, Hilal'in kalbi ve Marmara Çizgi sizi bu serinliğe davet ediyor.
Usta çizer Kenan Yarar'ın, ilk olarak 1994 yılında, "Sınıfın En Güzel Kızı" adlı çizgi öyküyle haftalık mizah dergisi HIBIR'ın sayfalarında hayat verdiği Hilal'in daha önce hiç derlenmemiş ilk dönem maceraları, tekrar gözden geçirilmiş ve renklendirilmiş çok özel bir edisyonla karşınızda.
Çizgi romancılığa 1992' de RR (Resimli Roman) ve Zeplin dergilerinde başladı. Daha sonra Dıgıl, Avni, Car-Men, Eroskop gibi dergilerde çalışmalarını sürdürdü. Uzun süre çalıştığı Hıbır ve HBR Maymun'da çizgi kişiliğini oturttu ve kendi okuyucusunu buldu. Hıbır'da çizmeye başladığı Hilal karakterini L-Manyak'ta ve Lombak'ta da çizmeyi sürdürdü ve popüler hale getirdi. Hilal'in yanı sıra Psikoz öyküleri başlığıyla kısa fantastik öyküler çizmeyi de sürdürdü. Lombak dergisinin kapanmasının ardından Psikoz öyküleri'ni Penguen dergisinde çizmeye devam etti.
Çizgileri Enki Bilal ve Milo Manara etkisinde gelişse de zamanla kişiliği oturmuştur. Günümüzde çizgi roman denilince Galip Tekin ve Suat Gönülay ile birlikte ilk akla gelen isimlerdendir.
Benim içimdeki şeytan Hilal’inkinin yanında “care bear” kalıyor, ahahaha. İlk kez okudum. Bazı sahneler aşırı rahatsız ediciydi ama neden böyle tercihler yapıldığını da görebiliyorum. Devamını da okuyacağım bakalım.
Çok eskiden beri bilirim, tanırım Hilal'i. Absürd saçma sapan gelişen olaylarını da öyle. Bir toplama albümde görmek mutluluk verdi. Fakat keşke daha büyük ebat yerine, daha çok hikayeyi barındıran kalın bir cilt olsaydı. Evet, ilk eleştirim ebat ve sayfa sayısı. Tamam, ekonomik bir boyutu vardır mutlaka ama bu fazla kısa olmuş sanki.
Dünyayı belli bir oranda ciddiye almamız gerektiği için Hilal hep bana fazla sürreal geldi. Hiçbir şeyi ciddiye almama halinin karanlık bir yansıması. Dünya ona göre gerçek değil; yakıp yıkabileceği, insanların zaten berbat hale getirdiği bir yer. Kendisi de Şeytan'ın çocuğu zaten bir nevi. Ben karanlık tarafımla onunla empati kurabiliyorum ama onun geçtiği sınırın ötesine de hiçbir zaman geçmek istemezdim, o yüzden belki o benimle karakter olarak empati kuramıyordur. Çizimler şahane, hikaye tutarlı ama bir yıldız eksik olmasının sebebi bu karışık durumdan dolayı.
İlk hikaye muhteşemdi. Sonrasını da çok sevdim. Her ne kadar bazı sahneler Lolita tarzı problematik erkek fantezisi gibi dursa ve aşırı rahatsız edici olsa da (Hilal'in Marquis de Sade kitapları okuması ve porno izlemesi, grup seksli rüyalar görmesi, hocası tarafından cetvelle spanklenmesi, başka bir hocasının sinemada cinsel organını tutup dalga geçmesi, dilsiz engelli bir çocuğa vajinasını göstermesi, bir adamın suratına sıçması, sürekli tecavüze uğramanın eşiğinden dönmesi vs.) feminizmi geçici olarak rafa kaldırıp sadece sanat olarak baktığımda 5 yıldızlık keyif alabildim.
çizimler müthiş, hilal zaten çok güzel... ama o kadar. belki de ben daha mizahi bir şey bekliyordum fakat absürt olayların çoğu can sıkıcıydı zevk alınacak türden değildi. bir ara bende mi sıkıntı var diye düşündüm bir sürü orgy sahnesi vardı ve hilal liseli? bilemiyorum altan.
Hilal kesinlikle sınıfın en güzel kızıydı. Meslek lisesinde okuduğum yıllarda, L-Manyak ve Lombak'da hiç kaçırmadan okudum Kenan Yarar'ın bu masum deli şeytanını. Yaşadığımız yılların güzelliğinden miydi, bilmiyorum. Hilal'in asiliği ve ağzı bozukluğu aklımızda sarsılmaz bir yer edinmiş... Eğlenceli vurdumduymaz lise yıllarından günümün sıkıcı ortadoğu bataklığına unutulmaz bir selam daha yolluyor, Hilal... öyleyse ikinci kitaptan hatırlamaya, okumaya, izlemeye devam.
Kenan Yarar'ın çizimleri harika. Türkiye'de şu anda böyle çizgi romanlar hala üretiliyorsa önerirseniz sevinirim. Çok sert bir dili var, ama resimler çok güzel. Çocuklar için uygun değil, ama yetişkinler okusun :) Bazı karelerde yazılar çok küçük geldi, yeni çıkabilecek kitaplarda dikkate alınabilir.