70'lerin sonu, politik kaosun hüküm sürdüğü yıllar. Bir gösteri esnasında yaşanan bir patlama ve bugüne kadar devam eden sonuçsuz yargı süreci... Suat Duman'ın Cinayet Mevsimi romanıyla tanıdığımız gönülsüz avukat karakteri Mehmet Cemil'in yolu, yürüttüğü bir dizi cinayet vakasında 80 öncesinin illegal örgütleriyle kesişiyor. Müruruzaman Cinayetleri, politik polisiyenin önemli örnekleri arasında gösterilen, örneğine pek sık rastlamadığımız sert bir intikam hikâyesi. Uzun bir süredir baskısı bulunamayan romanın ikinci baskısı nihayet Alakarga etiketiyle okurla buluşuyor.
1977 Kars doğumludur, üniversite eğitiminin sonuna dek 20 yıl Ankara’da yaşadı. Ankara Hukuk’ta okudu. Mesleki nosyonun ötesinde, fakültenin kendisine kazandırdığı “yetenek” muhakeme yeteneği oldu.
2008 yılından beri İstanbul’da yaşıyor.
Bir yandan avukatlık yaparken bir yandan da polisiye romanlar yazmaya ve yayınlamaya başladı. İlk romanı Cinayet Mevsimi Ankara yıllarından izler taşır. Cebeci Kampüsü çevresinde geçen bir seri cinayet olayını araştıran Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Cemil’in okurla buluştuğu ilk kitap Cinayet Mevsimi’dir. İkinci romanı Müruruzaman Cinayetleri’nde aynı karakterin, bu kez İstanbul’da geçen macerasını anlattı. Her iki roman da siyasi polisiye janrı içerisinde önemli eleştiriler aldı.
Üçüncü romanı Dünyanın Leşleri 2015 yılı Aralık ayında yayınlandı. Bu sefer isimsiz bir karakterin sürüklediği bir kara polisiye ile okuru tanıştırdı.
Değişik, edebi bir polisiyemsi. Polisiye değil tam anlamıyla. Siyasi mesajları da olan bu kitabı çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Yazarın güzel cümleleri var ama kitap bir bütün olarak tatmin etmedi beni.
Kitabı nasıl beğeneyim? Hava soğuk diyeceğine iki kelimeyle, iki sayfa yazmak için çaba harcıyor. Üstelik bu bir polisiye, ya da öyle olmalı. Bir ara tren gibi uzayan betimlemelerinden bayılacağım sandım. İlk okuduğum kitabı daha iyiydi, onun için bir daha denedim zaten.