Karasu, Karasu'yu yazmış, karasunun söylencesine gelip katılacak kendi dereciğini. Bir kıyıdan öbür kıyıya, daha doğrusu kıyısızlığa yüzdüğünü. Düzyazı ile şiir yazmış, sözcükleri dans ettirmiş yine. Yazdığı dili çok sevdiği öyle belli. Düşü, düşlemi, insanın gerçekliklerini sıkı incelemiş; ruhçözümlemesi diyor ya kendisi, kuramı en estetik haliyle anlatanlardan biri olduğuna beni yeniden inandırdı. Sırayı bozar, zamanı büker, yuvarlar; ama yine de anlatacağını anlatır, "an"latır, eksik de bırakmaz. Her bir ayrıntı önemlidir, içerikteki ve biçimdeki. Hayranlıkla izledim, zira okumaktan çok izlemekti sanki yaptığım. İyi ki yaşamış, iyi ki yazmış, yazmayı yaşamış, yaşamayı yazmış.