Jump to ratings and reviews
Rate this book

Berji Kristin: Tales from the Garbage Hills

Rate this book
A nihilistic wit reminiscent of Samuel Beckett.? Independent on Sunday

The cast-offs of modern urban society are driven out onto the edges of the city and left to make a life there for themselves. They are not, however, in any natural wilderness, but in a world of refuse and useless junk?a place which denies any form of sustainable life. Here, the unemployed, the homeless, the old and the bereft struggle to build shelters out of old tin cans, scavenge for food and fight against insuperable odds.

And yet somehow they survive: it seems that society thrives on the garbage hills because it has always been built on one. In this dark fairy tale full of scenes taken from what has increasingly become a way of life for many inhabitants on this planet, Latife Tekin has written a grim parable of human destiny.

A major best seller in her native Turkey, Latife Tekin maintains a politically active presence and has written a number of literary works.

Saliha Paker translates Turkish poetry and is a member of the Centre for Byzantine, Ottoman and Modern Greek Studies at the University of Birmingham. Ruth Christie is a translator of Turkish poetry and prose.

"A provocative and enjoyable work."? Times Literary Supplement

"A small masterpiece of beauty."? Women's Review of Books

160 pages, Paperback

First published January 1, 1984

50 people are currently reading
910 people want to read

About the author

Latife Tekin

23 books300 followers
Latife Tekin is one of the most influential Turkish female authors. She was born in 1957 in Kayseri, Turkey. She continued her education in Istanbul. In 1983, her famous novel Sevgili Arsız Ölüm (Dear Shameless Death) was published. The magic realism in the book was drawn from the Anatolian folklore and traditions. Latife Tekin's childhood in Kayseri, a multicultural city at a central point in Anatolia, influenced both her first book and the others in this aspect.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
334 (21%)
4 stars
580 (36%)
3 stars
456 (28%)
2 stars
164 (10%)
1 star
41 (2%)
Displaying 1 - 30 of 114 reviews
Profile Image for Sine.
388 reviews475 followers
August 31, 2022
ne kadar dolu dolu, içi dolu turşucuk bir kitap bu; beklettiğim her güne üzüldüm her bir satırında.

latife tekin’e ani bir kararla dan diye sevgili arsız ölüm’le başlamış; hayranlıktan hafif bir baş dönmesi dahi yaşayınca hemen o dönemde yeni çıkan kitapları manves city ve sürüklenme’yi okumuştum bir heyecan (çünkü sevdiğiniz bir yazarın hala yaşıyor ve yazıyor olması da güzel bir duygudaşlıktır aslında). birini yine biraz sevmiş ama diğeriyle hiç anlaşamamış ve üzülmüştüm. işte bu kitap, sevgili arsız ölüm kadar olmasa da, o enerjiyi, o kelimelerin senfonisini, o hissi içinde barındırıyor. yine zift gibi içinizi karartan bir konuyu masal gibi anlatmış latife hanım. türkçede her örneğine denk geldim desem yalan olur ama büyülü gerçekçiliği en iyi kotaran yazarımız olabilir kendisi. çok büyük hayranlık besliyorum bu yetenek ve zekaya.

konu aslında bir yandan çok bildik, bir yandan da bu kadar içinden şahit olmadığımız bir konu. gecekondularla kurulan çöp mahallesinin zaman içinde değişimi, politize oluşu, devletle ilişkisinin her dönem değişen dinamikleri, grevler, kadınların her devir aynı dertleri… bunları bu şekilde, masal gibi anlatmayı tercih etmek bile takdire şayan benim gözümde çünkü çok kolay karikatürize olabilecek bir form aslında. ama latife tekin altından ustalıkla kalkmış (evet sinecim sana düşmüştü latife tekin’in ustalığını teslim etmek de, çok iyi oldu böyle). bu yoksul gecekondu mahallesinin hikayesini dinlerken sık sık orhan pamuk’un kafamda bir tuhaflık’ını düşündüm: bir yandan pamuk’un konuya dair her detayı araştırmasına, öğrenmesine hayran kalmış; bir yandan da o zengin nişantaşlı bekar orta yaşlı aşık erkeği anlatırkenki lezzetini aramıştım dilinde. gerçekten, istisnai birkaç üstün yetenekli yazarı ayrı tutuyorum; ama her yazar en lezzetli anlatımına kendi bildiği, şahit olduğu, büyüdüğü sosyal sınıfı anlatırken ulaşıyor sanırım. bu iddialı cümlemi ben de biraz düşüneyim, gerekirse bir münazara yapar kozlarımızı paylaşırız. siz de eğer storytel’iniz varsa tilbe saran’ın o güzel sesiyle daha da lezzetlendirdiği bu masalı dinleyin, yoksa da ilk fırsatta okuyun.
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,425 followers
July 31, 2022
sanırım sevgili arsız ölüm’ün ardından gelen berci kristin masalları’nın ilki kadar etkili olmadığında çoğu okur hemfikir. ama yine de tekin’in anlatımına, diline, derdine yakınlaşmış bir okur da söz konusu.
bir mahallenin kuruluş hikayesi bu. ancak gazetelerde gördüğümüz çöp mahallelerinin dumanı, fabrika bacalarının buharı ve devletin kıyımı arasında her gece yıkılıp yeniden kurulan bir mahallenin.
fabrikalar işçiler grevler, efsaneler gerçekler, çingeneler kürtler, aleviler sünniler, kumarbazlar çeteciler orospular derken memleket tarihine eklenen bir mahalle çiçektepe.
hiçbir karakteri derinlemesine tanımamamız bu kitabın dezavantajı olmuş sanırım. çünkü sevgili arsız ölüm’de de çok olay varsa da bir aile odaktaydı, bu kez bunca insan bunca olay bunca hikaye arasında kopuyoruz biraz. çünkü biz okurlar yakınlaşacak bir karakter, tutunacak bir dal isteriz romanda. o olmazsa düşeriz.
yine de 80 darbesinin kıyıcılığında devlet babanın ne işe yaradığını, işçi hareketini masala katıp anlatabilen bir politik roman.
adını her zaman çok sevmişimdir, yine sevdim.
Profile Image for Ugur.
230 reviews220 followers
June 28, 2013
Türk Edebiyatı'nın İngilizce'ye de çevrilmiş bir eseri olduğu için büyük umutlarla başladığım ama nasıl bitirdiğimi bilemediğim bir kitap oldu.

Kitap birbiri ile ilişkili kısa hikayelerden oluşmakta. Kitapta Gabriel García Márquez’in büyüsel gerçekliğinden birşeyler bulabiliyorsunuz. Kitabın genel fikrini çok beğenmiş olsam da anlatım tarzı ve genel ilerleyişini hiç beğenmediğim için 2 yıldız veriyorum.

Konu olarak kitap; İstanbul’un bir köşesinde gecekondu mahallesi kurulması ile başlayan ve belediyenin yıkıp orada yaşayanların tekrar tekrar yapması ile devam eden Türk toplumunun kanayan bir yarasını işliyor.
Profile Image for Onur Y.
185 reviews10 followers
June 15, 2020
İçerdiği konular (yoksulluk, köyden kente göç, sanayileşme, gecekondu hayatı) ve yarattığı edebi dünya ile bence Türk Edebiyatı tarihini sarstığını söyleyebiliriz.

Bir gün, çöplerin toplandığı tepeye bir kondu kuruluyor, ardından bu kondular artıyor ve şehrin bir köşesinde dikkati topluyorlar. Bu bölgenin adı Çiçektepe. Sanayileşme bu bölgeyi de buluyor. Fabrikalar açılıyor ve bu esnada kondularda yaşayan yoksul insanların çaresizce iş arayışlarını okuyoruz. Berci Kristin’de bir sürü karakter var. Hepsi farklı arkaplanı ve hikayesi olan tipler (Güllü Baba, Deli Gönül, Kürt Cemal vb.) Latife Tekin’in yoksulluğu anlatırken kullandığı zamansız masal dili, aslında gelenekselliği ile şehir hayatını harmanlıyor. Bir tarafta şehri mahveden fabrikalaşma ve kirlilik, öbür tarafta sadece dedikodu ve kulaktan duyma sözlerle hayatta kalmaya çalışan marjinelleşen yoksul kesim. Berci Kristin Çöp Masalları, bize mutlu sonu olmayan türden masalları sunuyor.

Latife Tekin katıldığı bir söyleşi de şunu söylüyor: “Yazıyor olmak hep bir mesele, çünkü anlattığım kişiler yazı yazmayı bilmiyorlar ve yazıya yabancılar.”

Belli bir sınıfsal kesimin hüküm sürdüğü edebiyat dünyasına böyle cesur bir anlatı ile çıktığı için Latife Tekin’i takdir ediyorum. (Bir puan kırmamın sebebi ise romanın ikinci kısmının karışıklığı, gözüme her şeyin fazla fazla gelmesi.)
Profile Image for Brian.
362 reviews69 followers
November 28, 2008
I walked into a bookstore in Istanbul on my first day there and asked Mr Bookseller about good Turkish authors, other than Pamuk that I saw his fingers reaching for immediately. This is one of the books he said was his favorite (the other was The Bastard of Istanbul by Elif Shafak). It was ok. It is not my favorite. Pamuk is still my Turkish god… so sorry Mr Bookseller. (Regardless of his Armenian Genocide comment, it doesn’t diminish his ability to write great novels). Berji Kristen is not a great book, but definitely an interesting read about a culture and life not normally given much attention. It’s a book of tales loosely connected about the squatters living on the garbage heaps on the outskirts of Istanbul. Some parts read like poetry and Ms Latife almost made me yearn for the life of Flower Hill, the name of the first squatter neighborhood set up in the dumps. Life was hard for these people, but their love of rumor, song, and shiny things seem to have got them through the harsh living environment. The makeshift factories that set up on garbage hill gave them artificial weather; white snow shooting out of the stacks would drift down on them, warm blue water sprang forth from the flushing pipes, and acrid fumes from the blossoming exhausts brought tears to their eyes.

Not a funny book. Not particular touching in any way. But, it was entertaining and different and talked about shiny things in the garbage.
Profile Image for Luke.
1,629 reviews1,196 followers
June 26, 2017
2.5/5

This started off good, even great, continued in this vein for around a fifth of its pages, and then quickly plummeted. I take full responsibility for The Story of a New Name having a hand in this, among other things. Having returned the book already, I can't tell you what the exact words were, but they went something along the lines of Tekin not identifying as a Western (a facile and useless to the point of harmful concept, but it'll be a construct until more start deconstructing) feminist, because its separatism wasn't in line with socialism or communism or something. As if gynephoboic rape and physical assault on such a regular basis as to reduce a plot device to the status of filler in an already super short book wasn't separatist, but never mind that. After all, we're not in reality.

I could've dealt with that a lot more if the promise given by introduction and back cover and 500 GBBW review had delivered on the history of a microsociety in a the sort of unstable hell only capitalism can create. It was even there at the beginning for a time, an amalgamation of language, theology, cultural customs, politics, folklore, healing and all sorts of other fascinating growths necessary to a civilization. My memories of troubled ambivalence towards Dear Shameless Death, however, coupled with a complete lack of that feminine bildungsroman orientation, moderated my pleasure with foreboding anticipation, and, unfortunately, the work followed through. Slowly but surely the focus shifted from civilization to a succession of wife abusers more ridiculous than the last, and what little language and critical development was left went into workers politics that would have been more stirring if the denigration of sex work wasn't constantly thrown in as comic relief. There have been entire stories written before where women only show up to be torn down or pitted against one another in reaffirmation of the patriarchy (Shakespeare's tragedies come to mind), but at least many of those thrashed women have had great lines and magnificent character structures. They come, they were beaten, they left without the slightest contribution to this potentially all too real dystopic world building other than reinforcement of the false norm of misogyny. Did I mention how ridiculous everything got. I have to wonder if the only reason why this is in the 500 GBBW directory is that the creators were desperate for some newfangled multiculturalism and didn't bother paying attention to any of the author's other works, let along other Turkish women's lit. Someone's going to yell at me for not taking translations into account, but if their library's 90% white boy, their opinion is invalidated by critical constipation.

Berji Kristin, as the introduction so helpfully and guiltily pointed out, is the virgin/wh*re dichotomy in full. I gotta say, if you're going to inform your readers that the text they are about to engage with isn't feminist, don't spend the last quarter of your intro rambling on about subtle affirmations of women's humanity playing hide and go seek in between the lines. It has the same impact as people who can only speak while sucking on their foot.
Profile Image for Kaplumbağa Felsefecisi.
468 reviews83 followers
August 2, 2015
Kitabın çok tanıdık gelmesi an meselesi...Çizdiği portreler ülkenin genelini yansıtan bir mahalle içerisinde türlü türlü değişimler geçiriyor. Bu değişimleri o kadar iyi tanıyoruz ki şaşkınlıktan öteye geçiyor roman. Bir nevi yüzleşme ve sorgulama halini alıyor. Çok ama çok iyi bir sosyolojik çözümleme yapılıyor. Hayran olmamak elde değil.
Profile Image for Zeynep Alkan.
110 reviews13 followers
Read
April 29, 2021
“Güneş hışır hışır döndü. Asfalt yolda, ‘İşçi hakkı yenmez, kursakta kalır!’ diye haykıran işçilerden biri kurşun yarasıyla düşüp öldü. Güneş usulca çöp tepelerinin ardına çekilip söndü.”

Latife Tekin’den ilk okuduğum kitap olarak tam beğenemedim, belki algılayamadım. Alışık olmadığım bir anlatım olduğu için belki de böyle düşündüm bilemiyorum. Ancak Sevgili Arsız Ölüm kitabından beklentim çok yüksek.
Profile Image for Recai Bookreader.
150 reviews5 followers
March 6, 2019
Bu kitaba pragmatist yaklaşmamak lazım. Kitaptan tam teşekküllü bir roman biçimi bekleyeniyorsa evet bu beklenti boşa çıkar. Alışılmış roman biçiminin dışında bir arayış söz konusu çünkü bu atmosfer başka türlü yaratılabilir miydi, emin değilim. Bir varoş mahallesinin hiç yoktan nasıl curcunasıyla, ışıklarıyla, renkleriyle, sesleri ve gürültüsüyle, çeşit çeşit insanlarıyla bildiğimiz halini aldığının hikayesi. Bir evrimin öyküsü. Bunu öyle içeriden bir gözle aktarıyor ki, hani "eskiden buralar dutluktu" diye etrafına bakarken şaşıran gözler gibi kitaptaki varoş mahallesinin de sonunda geldiği hale şaşırıyor okuyucu. Yaşadığımız yerlerin, eylemlerimizle var ettiğimiz ekonominin insan aklıyla kavrayamadığımız karmaşıklığını ancak kitaptaki gibi içeriden bir göz, ama sabit bir karaktere saplanıp kalmayan gezinen bir göz hissettirebilirdi. Varoş mahallesi gelişip serpilirken arka fonunda ilerleyen Türkiye tarihini de es geçmemek lazım. Bunun kondu sakinlerine yansıyışı çok ilginç. Memlekette, dünyada, yaşadıkları şehirde neler olup bittiğini hakkıyla anlamaya hayatta kalma mücadelesinden fırsat bulamayan bireyler, ekonominin ve politikanın çarkları kendilerini dürtükledikçe, bunu ancak ilk insanların doğayı anladıkları mistik basitlikte bir mantık çerçevesine oturtabiliyorlar. Ağızdan ağıza aktarılan efsaneler, hikayeler, şarkılar, türküler hep bu mistik kavrayışın neticesinde türüyor - aynı binlerce yıl önce olduğu gibi.

Favori bölümüm Deli Gönül oldu. Usta işi. Dört yıldızın nedeni, kitabın sonunun sanki biraz aceleye gelmiş olması.
Profile Image for Alexis.
82 reviews4 followers
May 15, 2016
Kitap elbette sonlarına doğru yaşadığımız ülke ve gerici kültür hakkında düşündüren, tüm gerçeklikleri saklamayan bir ayna gibiydi; fakat, o bölümlere gelebilmek için cümlelerle savaşmam gerekiyordu. Tekin'in yalın ve hep metaforik anlatımı bir noktadan sonra fazla geliyordu, abstrakt düşünce sarmalının içinde kaybolmalarım olmuştur... Çöplükten yarattığı büyüyen ve evrimleşen Çiçektepe'ye hayranım. Bazen işçilerin gösterilerine ve köyün türkülerine kendimi kaptırdım bile. Ama bazen de karakterlere tam bağlanmışken yok oluyorlardı, keşke daha keskin ve basit bir cümle olsa da metaforun ne olduğunu anlasam dediğim vakitler vardı...
Profile Image for nur ö..
160 reviews32 followers
September 26, 2023
Yoksulluk, işçilik, yokluk, gecekondulaşma, göç vs. unsurlar ancak böyle muhteşem dille, masalla anlatılabilirdi.
Profile Image for Fact100.
483 reviews40 followers
July 22, 2024
"Kan bizim ama can kimin?"

Latife Tekin, “Büyülü Gerçekçilik" akımının ülkemizdeki en önemli temsilcilerinden biri. Yazarın ilk ve en bilinen kitabı "Sevgili Arsız Ölüm"ün ardından 1984 yılında yayımlanan "Berci Kristin Çöp Masalları", bir çöplüğün çevresine yerleşerek orada kendi mahallelerini (Çiçektepe) kuran insanların ağır dram içeren hayatlarını, masalsı bir dille aktarıyor.

"İşçi hakkı yenmez, kursakta kalır!" diye haykıran işçilerden biri kurşun yarasıyla düşüp öldü. Güneş usulca çöp tepelerinin ardına çekilip söndü."

Toplumun kenarında kalmış herkese yer var bu masallarda. İşçiler, romanlar, hayat kadınları... Kentleşmenin, sosyal adaletsizliğin, haksızlığın ve sanayileşmenin trajik masalı bu.

"Gülmesek hep öleceğiz."

Yaşanan tüm acılar, yazarın mizahla süslediği anlatım tarzıyla, yutması kolay bir hale geliyor. Yurdum insanını gözlemleme konusunda çok başarılı olduğunu düşündüğüm Tekin, eleştirel alt metniyle usul usul süslüyor bu çağdaş masalı.

Samimi, sıcak insanları ve paylaşımcı ruhuyla romantize edilen "Gecekondu" gerçeğini, yazarın kendine has yaklaşımıyla yeniden resimlediği "Berci Kristin Çöp Masalları", yerli edebiyatımızda kendine yer edinmiş, okunası bir eser.

Bu büyük tabloda, birbiri ardına gelen detayların, karakterlerin ve olayların yoğunluğu benim adıma okumayı zorlaştıran bir etken oldu. Olay akışındaki değişkenliklerden ötürü bazı karakterler zihnimde yer edemeden yerini başka birine ve başka olaylara bıraktı. Belki de bahsedilen insanlar gündelik hayatta da kenarda kalan insanlar olduğu için bilinçli bir tercihle hiçbir karaktere büyük bir önem atfetmememiz istenmiş olabilir.

Latife Tekin edebiyatıyla tanışmak isteyen, yerli edebiyatımızın yaygın olandan farklı tarzları benimseyen eserlerini de okumak isteyen ve kenarda kalan insanların gerçekçi masallarını dinlemek isteyen tüm yetişkin okurlara öneririm.
Profile Image for Práxedes Rivera.
456 reviews12 followers
September 16, 2019
My school's Grade 11 class is reading this novel for the first time so I decided to give it a go. There are a few moments of insight and even humor, but not enough to justify reading it. There were attempts at magic realism and spirituality, but they weren't interesting. Thankfully the kids liked it more than I did! So unless you are keen about exploring the sociology of garbage dump communities stay clear of this book.
Profile Image for Claire.
811 reviews367 followers
August 2, 2020
Unlike anything I've read before, the story and the voice, a depiction of the creation of a community of marginalised people who establish huts on a mound in a rubbish tip, name it garbage hill, it evolves into flowerill hill and rubbish road, the 8 original hits though destroyed many times become hundreds, toxic factories employ them,vtheir ailments are dealt with by bribes, rumour and gossip fuel their perceptions and reality, individuals rise and fall in power, a voice is given of a metaphorical nature to the deprived, who have memories of villages, of fleeing, if different times and this one author who sought an education and rose to tell a grim tale of survival and dignity.
Profile Image for Renklikalem.
541 reviews174 followers
October 31, 2022
Muazzam bir işçilik, kompakt hale getirilmiş bir klasik! İncecik olması sizi yanıltmasın, kesinlikle hacminden büyük ve ilk izlenimin aksine okuması çok kolay bir metin değil. Ama her satırında sadece edebiyat değil müthiş bir zeka göreceksiniz. Kelime seçimleri, kurgu yapısı sizi mest edecek. Ben sevdiğim kısımların altını çizmeye çalışırken şunu farkettim mesela: O kadar müthiş ki birkaç cümleyi, paragrafı değil neredeyse kitabın tamamını çizmeye başlamışım bir noktada! Yetişkinlere masal tadında olsa da daha ilk satırlarında masal değil aksine kendi gerçeğimizi okuduğumuzu üzülerek farkedeceksiniz. 🖤
Profile Image for Kutşın Sancaklı.
76 reviews20 followers
February 6, 2017
"İnsanlar kendi yüreklerinin doğruluğuna günlerce güldüler. Daha sonra yüreklerini yanıltan tüm olaylara 'Kürt Cemal'in Sineması' dediler.
Kürt Cemal'in sinemasında gündüzler karanlığa kavuştu. Karanlık aya, ay yıldızlara. Bahar yaza karıştı."

Latife Tekin çöp bayırlarının kahramanlarına masal anlatır gibi yaklaştırıyor. Okudukça masalsı anlatımdan sıyrılıp onlarla baş başa kalıyorsunuz. Daha doğrusu Kürt Cemal'in sinemasında yan yana...
Profile Image for Buse.
42 reviews
November 2, 2023
Sembolik anlatımlarla örülü Türkiye gerçekliğinin kitabıdır Berci Kristin Çöp Masalları. Latife Tekin, göç olgusu üzerinden gecekondulaşmayı ele alır.

Romanda kültür değişimleri, işçi sömürüleri, cehalet ve cehaletin bir getirisi olan batıl inançlar, din tüccarlığı, toplumsal cinsiyet yargıları, egemen eril şiddeti, dönemin sermayeci para babalarının hiç durmayan çarklarında fakir işçi sınıfının nasıl ezildiği ironik bir dille ele alınmıştır. Büyülü gerçekçilik akımıyla oluşturulan bu eser işlediği kültürel motifleri sunma açısından oldukça başarılıydı. Her ne kadar dışarıdan bakıldığında bir çırpıda bitecek bir kitap gibi dursa bile bu kitabı okumak küçük puzzle parçalarını bir araya toplamak gibiydi. Yoksul insanları yoksul işçilere dönüştüren kapitalist sistemin bir anlatısıdır Berci Kristin Çöp Masalları. İyi ki yazmışsın Latife Tekin! 🧡
Profile Image for Charlotte.
213 reviews29 followers
April 5, 2020
Gecekondu is the name given in Turkish to a home that is literally put up in one night. Usually built by a newly arrived migrant worker from smaller villages, it is made from cobbled together materials. Things like breeze blocks, bricks, tin sheets, plastic of any kind, old rugs, and whatnot. This gives the worker/family an unofficial permission to live there without deed until, inevitably, someone else with money wants to. It allows for all the cheap labour needed without the government having to do much until they are paid to clear it. That is where Berji Kristin begins.

Berji Kristin: Tales from the Garbage Hills was written by Latife Tekin in 1984 and translated by Saliha Paker and Ruth Christie in 1993. After tragically fighting for over a month, to build their gecekondu homes on a garbage dump beside factories dumping toxic materials, the residents of the newly named Flower Hill are allowed to stay and a community is built up. In a community like this one though, you get the feeling that things are never experienced singularly but as a whole.

No one really takes the centre stage in the novel. No matter who the chapter portrait talks about, Güllü Baba's healings, Garbage Grocer's antics, or Honking Alhas' "teachings", it always circles back to the community. The narrative is more about what life is like there and the culture and customs they create. They are an amalgam of rumors becoming myths and superstition becoming fact. Only a few of the residents are talked about by name but we are told there are hundreds. It is a story about those in the margins of society, but when you live in a world that doesn't care about you, you make a new world.

"Flower Hill became a single hut with the sky as ceiling and factories as walls. Noise drowned noise."
Profile Image for Meltem Danişman.
1 review
June 25, 2020
Yıpratıcı faktörlerin arasında yaşama tutunmaya çalışan bir mahallenin hikayesi... hikaye örgüsündeki gelgitleri fırtınaları ne kadar hayatın içinden. Öykünün başında farklı bir dünya gibi gelse de okumanın devamında metaforlarda yaşamın ta kendisini bulabilirsiniz. İçten bir öykü.
Profile Image for Pınar .
4 reviews2 followers
May 27, 2012
Latife Tekin "gecekondulaşmanın masalı"nı harika bir dille anlatıyor.
"Bir vardı bir yoktu
Allah'ın kulu çoktu."
Profile Image for Başak Çolular.
89 reviews22 followers
February 28, 2021
Kitabı okurken Sultan ve Gırgıriye filmlerinden sahneler, annemle babamın çocukluğundaki Nişantaşı Teneke Mahallesi'ne dair anlattığı hikayeler ve İstanbul'un gecekondu kültürüne dair bildiğim her şey bir film şeridi gibi gözümün önünde canlandı. Öyle ki bazı hikayeler çok bildik gibi olduğundan yer yer sıkıldım. Ama en nihayetinde masalla gerçekliğin bir arada olduğu hoş, nostaljik bir kitap.

Profile Image for Şehriban Kaya.
407 reviews19 followers
March 3, 2021
kentleşme üzerine çalışanların mutlaka okuması gereken kitap.
Profile Image for G. İlke.
1,283 reviews
June 8, 2021
Köyden kente göçüşün hızlandığı çağda anlatılan bir masaldır bu. Boş buldukları araziye bir gecede konan insanların hayatını, batıl inanışlarını, sorunlarını, kaygılarını, kavgalarını, yaşamak için verdikleri mücadeleyi ve genel olarak ülkenin toplumsal vaziyetini en güzel anlatan kitaplardan biridir bence. Bu masalsı bildiriyi okumanızı ısrarla tavsiye ederim. =)
Profile Image for Oya Güvercinci.
333 reviews4 followers
September 24, 2022
Latife Tekin’den okuduğum ilk roman. Kitap Modern edebiyat olarak sınıflandırılıyor ve yazar büyülü gerçekçilik denilen bir anlatım şekli kullanıyormuş. Büyülü gerçekçilik masalsı bir uslupla gerçek hikayelerin anlatılması oluyormuş. Daha önce bu tarz bir eser okumamıştım. Pek sevdiğim söylenemez.

Roman bir çöp tepesinde bir gece yapılan dört gecekondudan yola çıkarak oranın zaman içinde Çiçek Tepe isimli bir gecekondu mahallesine dönüşünü ve mahalledeki farklı karekterlerin farklı hikayelerini anlatıyor. Romanda baştan sona anlatılan bir ana konu ve bir ana karakter yok. Mahallede yaşayan bazı insanların hayatlarından kesitler var.

Kitabı elime aldığım andan itibaren Berci Kristin isminin nereden geldiğini anlamaya çalıştım. 15-20 sayfa kadar okuduktan sonra köylerde gece dışarda kalan koyunları sağmaya giden kızlara berci kız dendiğini, berciliğin çok kıymetli bir iş olduğunu, Çiçek Tepe’de de çöp ayıklayan kızlara berci kız dendiğini öğrendim. Sonrasında kitapta Kristin isimli bir kızla karşılaşmayı bekledim. Kitabın en sonlarına doğru Emel isimli bir kadının Kristin takma adını kullandığını okudum. Ancak kitap ne Emel hakkındaydı, ne de Emel çöp toplayan bir kızdı. Böylece kitabın ismini de pek anlamlandıramayarak “büyülü gerçekçilik” üslubunun bana göre olmadığına karar verdim.
Profile Image for Kate..
295 reviews10 followers
June 15, 2012
The poor cast-offs of a Turkish city move outside the city walls and colonize the only unoccupied space -- the sparkling, poisonous, barren garbage hills. And what follows is a short reenactment of all human history: labor unrest, political upheaval, mysticism, exploitation by the private sector, environmental calamity, capitalism, communism, feminism, and all the rest. The people of the garbage hills live in a dream state somewhere just on the far side of reality... it is a place where clouds are the color of gobstoppers, where noxious refrigerator factories are built underground, where men wearing leisure suits and white platform loafers strangle their wives to death with piano wire... But most of them survive! And their weird lives are shot through with a magic and joy that make me a little wistful. That's the danger in romaniticizing poverty and suffering -- they only seem exotic if you have never experienced them.

I wish I had enjoyed this book more, but it was arduous. I averaged just 1.3 pages a day. In the end, not even my longtime affinity for gypsies could keep me tuned in to the plight of the Garbage Hills.

Profile Image for Medea.
139 reviews8 followers
October 18, 2022
beğendimm. başlarda bir aile, karakter ile alakalı olduğunu düşündüm ama öyle değilmiş. çiçektepe isimli bir yerin geneli hakkındaydı. o kadar çok şeye değinmişti ki bazı yerlerde durup nefes almak istedim. sürekli yeni bir karakterin yaşamına şahit oluyoruz kitapta. bu yüzden de bazen dikkatim dağıldı veya kopukluk yaşadım. temeli cahillik olsa da gecekondu yaşamı ve sanayileşme hakkındaydı aynı zamanda. ve açıkçası bir noktada öğreticiydi de benim için. insanlar birden bir yerde belirip hayatlarına devam etmiyorlar. mahallelerin, tepelerin de bir hayatı ve bu hayatın dönemleri oluyor. çiçektepe'ye bakarak herhangi bir yerleşimin süreçlerini de görebiliriz. gün sonunda hep aynı gibi geliyor bana. ayrıca latife tekin'in bu cahilliği anlatma şekline hayranım. insanların bilgisizliğinin, dedikoduların, hurafelerin nasıl ve neden yayıldığını en canlı gösteren yazar konumunda benim için. yeniden ve sindire sindire okunur. sevgili arsız ölüm kadar iyi değildi ama latife tekin okumaya devam edeceğim kesinlikle.
Profile Image for Senaullah Havrani.
27 reviews14 followers
January 9, 2025
Patlayan çöp dağları hikâyelerinin salt politik söylem konusu olduğu bugün, Berci Kristin Çöp Masalları bize bir şeyler söylemeye devam ediyor mu? Benim buna cevabım: Evet!

Bir nostalji çağında yaşıyoruz. Siyaset “eski Türkiye”nin tu kaka olduğunu söyleyedursun, kültür -belki de alt kültür mü demeliyim- eski Türkiye’ye dair tuhaf bir özlemi konu edinmeye devam ediyor.

Latife Tekin ise bu hesabı, çoklarımızın gecekondu mahallelerinden müteşekkil eski Türkiye’yi daha yeni yeni tecrübe edeceği bir zamanda -1984 yılında- görmüş. 60’lardan itibaren değişen Türkiye’nin masalını anlatmış. Çağının diliyle tarih yazmış, çağının siyasetini yapmış.

Her bölüm ayrı bir karakterin hikâyesi olsa da, neticede her biri hepimizin ortak hikâyesi. Ama en çok da “Yatık Emine’den Kristin’e” en çok düşürülenlerin, her düştüğünde vurulanların, yani kadınların hikâyesi.

Bu metni inanılmaz sevdim. Geç tanıştığıma biraz hayıflandım da. Ve ona bir ad verdim: Modernleşen Türkiye’nin Öteki Tarihi.
Profile Image for Kam Sova.
418 reviews11 followers
November 28, 2020
2,5/5

Kitabın olay örgüsünü ve anlatmaya çalıştığı şeyi gerçekten çok sevdim ama okumam uzun bir zaman aldı, genel olarak kitapla bütünleşemedim desem yalan söylemiş sayılmam. Bunun dışında, bir insan topluluğunun doğup büyümesine, sıfırdan bir kültür oluşturmasına tanık olmak ilgi çekici bir deneyimdi.
Displaying 1 - 30 of 114 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.