"Hayattan öğrendiğim bir şey varsa o da kendi kararlarımız dışında bizi mutlu eden bir şey olmadığı. İstanbul'a gelmek, aşçılığı seçmek, seni sevmek hayatımda verdiğim en doğru kararlardı. Hepsi bana aitti ve hepsi de mutlu etti. Üçünden de asla pişman olmadım."
Bennu Yar, "Bir Tutam Aşk"tan sonra "Bir Tutam Mutluluk"la yeniden aramızda. Zeynep ve Kerem'in bir solukta okunan aşk hikâyesi yeni heyecanlarla, acı tatlı olaylarla hız kesmeden devam ediyor.
Uçurumun kenarından dönüp hayata tekrar tutunan Kerem, Zeynep'in sevgisi ve olağanüstü özverisi sayesinde kısa zamanda eski yaşamına uyum sağlıyor.
Zeynep ve Kerem hayatlarını birleştirmeye karar verdiklerinde çok çetin bir sınavdan geçerek aşkları uğruna zorlu bir savaş veriyorlar. Göğüs gerdikleri tüm zorlukların ardından biraz buruk da olsa umut ve mutlulukla yeni hayatlarına doğru yelken açıyorlar.
"Bir Tutam Mutluluk", insanın içini ısıtan öyküsüyle, sizi yeniden sımsıcak bir aşk hikâyesiyle sarıp sarmalamayı vaat ediyor.
Hayatı yaşanılır kılan "bir tutam mutluluk"tan başka nedir ki...
Aşağıda yorum yapıp etrafa nefret saçan arkadaş sanırım bu kitapla ilgili kötü şeyler yaşadı. Profilinde kullandığı fotoğrafta serinin ilk kitabıyla poz vermiş, sonra da gelip kitabı kötülemiş. Bir insan ancak bu kadar nefret dolu olur ve kendisiyle çelişir. Bana kalırsa yorum yaparken kafası bir hayli karışıkmış çünkü söylediği ve yaptıkları arasında koca bir fark var.
Benim yorumuma gelecek olursak; kitapta nefret edilecek bir şey bulamadım. Aksine anlayana çok güzel mesajlar veriyordu. Sadece bir aşk kitabı değildi. Dostluk ve aile bağlarına da değinilmişti. Zeynep ve Kerem'in haricinde Derya ve Alp'i okumak bana büyük keyif verdi. Zeynep ve Derya'nın dostluğu imrenilmeyecek gibi değildi. Kerem'in aile problemleri, Zeynep'in despot babası derken aile bağlarına da bolca değinilmişti. Bu açıdan bakıldığında gayet doyurucu bir kitaptı.
Eleştiri olarak yazı fontunun küçüklüğünü söyleyebilirim ama bu, kitabın içeriğinin iyi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kitabın dilinde şimdiki zaman kullanılmıştı. Dil olarak şimdiki zamanı kullanan pek çok yazar. Bu yüzden benim için gayet normal bir durumdu, okumamı engellemedi. Zaten birkaç bölüm okuduktan sonra insan alışıyor.
Aşk, komedi, aile, dram, tarih (aslında bilim kurgu türü dışındaki tüm kitapları bu kümeye alabilirim) konulu kitaplarda "klişeydi" eleştirisinin yapılmasını doğru bulmuyorum. Günümüzde klişe olmayan bir konu kalmadı. Önemli olan yazarın bunu nasıl anlattığı. Ben bu seri boyunca yazarın dilinde rahatsızlık verici bir şeye denk gelmedim. Betimlemeler gayet yerindeydi. Okurken olaylar gözümün önünde canlandı. Hani okurken ilkokul çocuklarının günlükleri gibi "geldim, gittim, yattım, kalktım" gibi cümlelerle geçiştirmeler yoktu. Karakterler eğer bir yere gidiyorsa, yol boyunca gördükleri ve gittikleri yer tasvir ediliyordu. Bu sırada akıllarından geçenleri, hissettiklerini okuyucular olarak biliyorduk. Bu da yazarın dili iyi kullandığını gösterir. Dil bilgisi kurallarında birkaç baskı hatasını saymazsak gözü rahatsız edecek hatalar yoktu.
Ben kitabı sevdim. Sevmek için geçerli sebeplerimi hem konu, hem de dil yapısı olarak anlatmaya çalıştım. Kuru kuru nefret saçan, bu nefreti de "bu seriyle bir alıp veremediğim var" gibi mantığa aykırı sözlerle dile getiren, verilen emeğe saygı duymayan insanların yorumlarını ciddiye almadan önce bu seriye bir şans verin. Unutmayın ki gerçek kitap dostları nefret dolu olmazlar.
Küçücük punto + Şimdiki zaman Bu ikisi kitaptan nefret etmemdeki en büyük etkenler. Daha çok şey var nefretimi üstüne çeken de, bunlar en göze çarpanları. Bu seriyle cidden bir alıp veremediğim var. Okurken sabredemiyorum. Her şey uzadıkça uzuyormuş gibi geliyor.Kitaplar çok uzun, olaylar klişenin klişesi. Ya aslında klişe şeyler okumayı severim ben. Ama klişenin de güzel bir sunumu olması gerekir. Bu kitabın her şeyi klişe, anlatımı, olayları, karakterleri... SEVMEDİM.
Serinin ilk kitabına göre daha aksiyonlu bir kitaptı. Kerem'in öfke probleminin sorunlara sebep olacağını tahmin etmiştim ama olayların bu şekilde gerçekleşeceğini tahmin edemezdim. Mutfakla ilgili bir sürü şey öğrendim. Kitabın sonu beklenmedikti. Gemide geçen bölümleri gözlerimden kalpler çıkarak okudum.
Klişelerle dolu,romantik komedi tadında eğlenceli bir kitaptı ama her şey tek bir kitapta bitirebilecekken iki kitap olması gereksiz olmuş sanki.Kitap kapağı,tasarımı ve de ayraçları şahane olmuş.Sonuçta yazarın ilk kitabı olunca çok acımasız olmamak gerek diye düşünüyorum.Yine de illa okumalısınız diyebileceğim bir kitap değil