Michelangelo (1475-1564): Tam adı Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni'dir. Batı sanatının gelişimi üzerinde benzersiz bir etkisi olan İtalyan Rönesans sanatçısı heykeltıraş, ressam, mimar ve şairdir. En tanınmış eserleri arasında yer alan Davut heykelini yapmaya 26 yaşında başlamış ve yaklaşık dört yılda tamamlamıştır. Papa II. Iulius'un isteği üzerine 1508-1512 yılları arasında Sistine Şapeli'ne yaptığı tavan freskleri tüm zamanların en büyük sanatçılarından biri olarak tanınmasını sağlamıştır. Yaşamının son yıllarını 1506'da başlanıp 1626 yılında tamamlanana kadar her dönemin ünlü mimarlarının katkısıyla inşa edilen San Pietro Bazilikası'nın mimarı olarak geçirmiştir. Sanatçının şiir külliyatı bazıları tamamlanmamış 302 şiir ve bir dizi fragmandan oluşur. Sone, madrigal, terza rima gibi klasik biçimlerde kaleme alınan şiirler, söyleyişteki içtenlik, duygulardaki incelik ve ifade edilen düşüncelerdeki derinlikle dikkat çekicidir.
Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni was an Italian sculptor, painter, architect, poet, and engineer of the High Renaissance period who exerted an unparalleled influence on the development of Western art. Considered as the greatest living artist in his lifetime, he has since been held as one of the greatest artists of all time. Despite making few forays beyond the arts, his versatility in the disciplines he took up was of such a high order that he is often considered a contender for the title of the archetypal Renaissance man, along with his fellow Italian Leonardo da Vinci.
Michelangelo'nun Türkçe'ye çevrilmiş tüm şiirlerini okuyucuya sunan "Cennetin Anahtarları - Seçme Şiirler / Poems of Michelangelo", efsanevi sanatçının iç dünyasını ve nasıl biri olduğunu anlayabilmek adına oldukça değerli bir eser. Özellikle Sistine Kilisesi'ni boyadığı sıralarda ünlü sanatçının nasıl bir ruh hali içinde olduğunu kendi diliyle okumak en az kilisede eserini yaşamak kadar etkileyici. Eserlerindeki depresif yorumu kelimelere dökerek bir nevi kendini okuyucuya açan sanatçının ölüm ve aşk temalarına olan ilgisini şiirlerinde rahatlıkla görebiliyorsunuz. Michelangelo'nun sanatını daha iyi anlayabilmek için kesinlikle okunmalı.
Merak ettiğime değdi diyebilirim. Şiir değerlendirecek biri olmasamda beğendiğimi söyleyebilirim. Sanatçının eserleri kadar mükemmele yakın olmasalarda büyük bir sanatçı tarafından yazıldıkları belli. Böylesine kapsamlı bir çalışmayı hazırladığı için Talât Sait Halman'a ne kadar teşekkür etsek azdır. Ruhu şad olsun.
Talat Halman’ın çevirisini beğenmedim. Umarım yetkin bir çeviri okurum — belki de İtalyanca öğrenmenin vakti gelmiştir. Çünkü bu güzel şiirler daha iyisini hak ediyor.
Ressam, mimar, heykeltıraş olan Michelangelo'nun şiirlerini okuyacağım için heyecanlıydım.
Çevirmen, kitap basılmadan önce vefat etmiş. Dolayısıyla tamamen bitirememiş şiirleri. Bazıları yarım kalmış, son düzelti yapılmayanlar, eksik dizeleri olanlar dahil tüm notları olduğu gibi basılmış. Bu nedenle istediği gibi basıldığı söylenemez. Hal böyleyken isterdim ki orijinal şiirleri de sayfanın solunda olsaydı keşke. Bu şekilde daha net olurdu her şey. O kadar yarım yamalakmış gibi ki böyle. Okudum ama tam o duyguyu hissedemediğim için üzüldüm.
"yaşayanlar var yılların olanca mutluluğunu, ıstıraba ve mateme sürüklenirler bir anda kimisi ünlüdür, soylu olagelmiş her batında karanlıklara gömülür parlak yaşamının sonu dipdiri hiçbir yaratık yoktur ki güneş altında ölüm dize getirmesin, yazgısı bozmasın onu."
(sf 3)
"uzun deneyimlerden bileceğiz ki canlı bir imge yüce dağdan gelmiş bir kaya, mermere dönüşmüşse, yontucudan fazla yaşar, adam yaşlanıp kül olur. Yaratıcısı eserine boyun eğip kul olur; bundan belli, sanat doğayı uğratır yenilgiye, bilmez miyim, kanıtladım bunu güzel heykellerle, zamanın da, ölümün de tüm tehditleri son bulur."
Kimilerini tanrıya, kimilerini aşklarına, kimilerini de kendi eserlerine yazmış. Beni diğer eserleri kadar vurmadı, bazı şiirleri 5 yıldızlık olsa da 3 ve 4 yıldız arasında gidip geldim, herhalde 3 yıldız versem gelir bir heykelini kafamda kırardı. Yine de hayranlığımı saklayamam kendine. Ne yüce ilhamlı bir insan. ___________
Sayfa 132
CCXXIX
Sone
Güzel hanım, bunu görüyoruz, ama nasıl olur, uzun deneyimlerden bileceğiz ki canlı bir imge yüce dağdan gelmiş bir kaya, mermere dönüşmüşse, yontucudan fazla yaşar, adam yaşlanıp kül olur. Yaratıcısı eserine boyun eğip kul olur; bundan belli, sanat doğayı uğratır yenilgiye, bilmez miyim, kanıtladım bunu güzel heykellerle, zamanın da, ölümün de tüm tehditleri son bulur. Onun için ikimize uzun ömür tanıyorum, yağlı boya ya da taş, ne türde olursak olalım, senin benim yüzümüzü imgeye çevirirlerken, bu dünyadan ayrıldıktan bir sene sonra diyorum, görecekler, sen ne güzeldin, ben ne kadar berbattım; hiç aptallık etmemişim sana aşık olmakla ben. ___________
Sayfa 117
CCXX
Öldü, aziz naaşını burda bıraktı Cecchino, öyle değerlisini güneşin görmüş olması zor. Roma ona ağlıyor da gök övünçle gülümsüyor, ruhu fanilik yükünden kurtuldu ya, mutludur o.
"Aşk, madem sen bir tanrısın ya, yapamaz mısın her ne istersen? Öyleyse benim için yap sen Aşk ben olsam yapabileceğimi sana. Ölüme yakın olan bir insana uygun olmaz bel bağlamak arzuladığı güzelliğe, hiç yeltenmesin onu elde etmeye. N'olur istediğimi bağışla bana. Tatlıya dönüşür mü ki onu ezip geçen, birkaç saatlik merhamet katmerli mihnettir ya? Şunu öğrenmek isterim senden: Madem ölüm zor mu zor bedbaht bir insana, nasıldır mutluluğun doruklarında olana?" #michelangelo #cennetinanahtarları şubat ayı boyunca bana eşlik etti. Her gün birkaç şiir okudum kitaptan. Heykeltıraş , ressam olarak tanıdığım Michelangelo 'nun bu kitap sayesinde mimar ve şair olduğunu da öğrendim. Bazıları tamamlanmamış 302 şiiri varmış kendisinin. Bu kitapta ise seçme şiirleri yer alıyor . Şiirler hakkında çok fazla birşey söylemek istemiyorum çünkü hoşuma giden dize sayısı bir elin parmağını geçmiyor 🙈 Ben Michelangelo'yu heykeltıraş olarak daha çok sevdim ve benim için öyle kalmasını tercih ediyorum.
These were such great insights into Michelangelo, particularly nearing the end of his life. They got pretty sad as quite a few were quite regretful and he was experiencing a lot of loss. They are poems very much written in the shadow of death. but other ones are quite bitterly funny or cheeky. there is some great imagery and wonderful allusions to his work painting and sculpting which are fantastic and feel really special!
Michalangelo, İtalya'nın rönesans sanatçısı heykeltraş, ressam, mimar ve şairdir. Davut heykelini 26 yaşında yapmaya başlamış ve dört yılda tamamlamıştır. Sanatçının şiir arşivi bazıları tamamlanmamış olan 302 eserden oluşuyor. Çok derin ve içten duyguların müthiş ifade biçimi. Burada çevirmene şapka çıkartıyorum ve milyonlarca kez teşekkürler ediyorum. Çevirmenin notu; tek bir ihtisasın, tek bir mesleğin ötesinde verimli olunabilir. #michelangelo #cennetinanahtarları #talatsaithalman