Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bin Belge

Rate this book
İşkence tezgâhlarından geçenler, gözaltında kaybedilenler, vurulanlar, ölenler, acı çekenler... Bu ülkenin yüz karasıdır 12 Mart ve 12 Eylül. Ve tüm dünyanın yüz karasıdır Şili'de, Brezilya'da, Arjantin'de yaşananlar. Unutmayı tercih ettiğimiz kötü yıllar. Unutalım ama önce hesaplaşalım. O yılları yaşamış insanların ve tüm ülkenin buna ihtiyacı var.


Bin Belge böyle bir kaygıdan yola çıkarak Erbil Tuşalp tarafından ilmek ilmek örülmüş, titizlikle hazırlanmış bir kitap. İlk yayınlandığı yıldan bu yana birçok baskı yapması o vahşet dolu dönemlerin öğrenilme ihtiyacını da gösteriyor. Kitabın sonundaki "Ekler" bölümü ise bize ne çok kaybımızın olduğunu gösteren bir isim listesi veriyor: 1977 yılında öldürülenler... 1978 yılında öldürülenler... Kahramanmaraş katliamında öldürülenler...


Erbil Tuşalp Sunuş yazısında diyor ki: "Bin Belge yıllarından bugüne her şey gereği gibi tartışılmadı, yeterince anlatılmadı, daha açık sergilenmedi ama hiçbir şey bitmiş değil. Kimbilir belki her şey yeni başlıyor..."

272 pages, Paperback

Published January 1, 2014

8 people want to read

About the author

Erbil Tuşalp

18 books3 followers
Gazeteci Yazar Erbil Tuşalp, Akşehir’de doğdu (1945). Harp Okulu’nu bitirdi (1965).

Gazeteciliğe TRT’de haber kameramanı olarak başladı (1974). Günaydın, Vatan, Dünya, Cumhuriyet, Radikal, Posta, Milliyet, Birgün gazetelerinde; ANKA ve UBA ajanslarında muhabirlik, yazarlık ve yöneticilik yaptı. Can Pulak’lı Günaydın’ı, İlhami Soysal’lı Vatan’ı, Ahmet Oktay’lı Dünya’yı, Oktay Kurtböke’li Cumhuriyet’i hiç unutmadı. Çok sayıda televziyon haber programı ve belgesel çalışmalara katıldı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası’nda iki dönem Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı.

Haber ve araştırma dallarında 1980, 1988, 1997, 1999, 2001, 2002, 2006 yıllarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Çağdaş Gazeteciler Derneği haber ve araştırma ödüllerini aldı.

Araştırmacı kimliğiyle tanınan yazarın Bin İnsan, Bin Tanık, Bin Belge, Eylül İmparatorluğu, Artık Demokrasi İsteyin, Ben Tarihim Bay Başkan, Paşa ile General, Önce Çocuklar Öldü, Evreninki mi Özalınki mi?, Çürüme, Plastik Papatya Kokusu, Şeriatı Beklerken, Demokrasi Sizin Neyinize, Şeriat A.Ş, Sen Sofi’nin Oğlusun, İslam Faşizmi, Bozkurtlar, Çete Parti Mafya, Aldanma, Kuklaturka, İslam İmparatorluğu gibi kitapları var.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
1 (20%)
4 stars
2 (40%)
3 stars
1 (20%)
2 stars
0 (0%)
1 star
1 (20%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Baris Ozyurt.
924 reviews31 followers
January 1, 2021
"İşkenceye dayanamam, hamileyim dedim. Karnım küçük olduğu için aldıran olmadı. 'Dayanırsın, dayanırsın' dediler. Doktor kâğıtlarımı gösterince inandılar.

Beni döverken karnımı gösterip, 'bizim anamız ağlayacağına onun anası ağlasın' diye vuruyorlardı. Ellerimden başladılar dövmeye boynuma, belime ve kalçalarıma vurdular copla, durmadan, bıkıp usanmadan. Bebeğim ne olacak diye sorduğumda, 'doğsun ve ömür boyu sakat kalsın' karşılığını verdiler. Erken doğum için tehdit ettiler. 'İğne yaparız, erken doğar, ama ölü doğar' dediler. Soyun dedi biri sonra. Birbirlerine ve herkese 'Artis' diyorlardı. Ara sıra da 'Keko'. Tak' dedi biri. Parmağıma telleri taktılar.

Emniyete birkaç gün sonra annem geldi. Kulağıma 'ya sakat doğarsa, istersen aldırtalım' dediğini duydular. Annemden güç alıp çocuğu iyice pazarlık konusu yaptılar daha sonra. Annemin yanında durmadan 'hiç bir bir şey yapmadık değil mi Mine bacım' dediler.

20 gün sonra Mamak Cezaevinde muayene olduğumda, cop izlerine askeri doktorlar ekimoz dediler. Vizite kartına böyle geçti."(s. 175)
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.