Erol Toy Hocaefendide, bir koy imaminin, uc yillik koy okulunu bitiren yetenekli oglu Meto ekseninde, samanin altinda yuruyen suyun oykusunu anlatiyor.Bir cocugun adeta zorla tirmandigi kursunun, tarikat kanadiyla ucunca, hangi gok kubbelerin doruklarinda dolastigini anlayacak; oncullerinin gordugu ama onun gerceklestirdigi duslerin guncel sonuclarini yorumlayacak; Cumhuriyet altyapisinda yumak yumak sarilan, iplik iplik orulen bir gercegin gizeminde gezinecek; gizliligin kazandigi gucu taniyip yayginlasma yontemlerini gorecek ve gunden gune etkinlik kazanmasi gercegiyle bas basa kalacaksiniz. Boylece azinligin, teknik ve teknolojik bilgiden hangi baglantilarla, nasil yararlandigini; sizma ve sizintilarinin devlet aygitina eklemlenmesindeki koruyucu meleklerin kimligini; himaye gorenlerin, gosterenleri neden horladiginin gizini cozeceksiniz.Camilerle minarelerde, avlularla evlerde, saf manevi degerlerle baslayan hak askinin, maddi gucle ete kemige burunen bir dunya projesine nasil donu
Ortaokul mezunu olan Toy, çocukluğundan itibaren çalışarak yaşamaya başladı. Fırıncılık, bankacılık, vurgun yiyen süngercileri sigortalama gibi işlerde çalıştıktan sonra, İstanbul'a yerleşti. Bank-İş sendikasanın kurucuları arasında yer alarak sendikacılığa başladı. Gazetelerde yazıları yayımlanan Erol Toy, ilk öyküsünü 1952 yılında Çınar dergisinde yayımladı. YAZKO Yönetim Kurulu başkanlığı yapan yazar, romanlarında Türkiye'nin toplumsal, ekonomik ve politik sorunlarını işledi. Toplumcu gerçekçi bir çizgide yürüyen Toy, ilk basımı 1974 yılında yapılan ve Vehbi Koç'un yaşamöyküsünün anlatıldığı iddia edilen İmparator adlı romanıyla okur kitlelerine adını duyurdu. Öykü, roman, deneme ve eleştiri yazılarının dışında sahnelenmiş tiyatro oyunları da bulunan Erol Toy, 1962 Ali Naci Karacan Üçüncülük Ödülü sahibidir.