Türkiye'nin Batı'yla olan ilişkisini 200 yıllık bir tarihsel laboratuvardan çıkan deney ve gözlemlerden yola çıkarak anlatan Niyazi Berkes'in klasik haline gelmiş bu eserinde Türk Düşününün Batı kavramına yaklaşımı farklı akımlar, düşünürler ve tarihsel arka plan perspektifinde inceleniyor. Kafir Batı, Uygar Batı, Düşman Batı, Modern Batı, Teknolojik Batı ve Batı Karşıtlığı gibi farklı tarihsel yaklaşımlara İslamcılık, Türkçülük ve Batıcılık gibi akımlar ve onların kendilerine göre yonttuğu Batı kavramıyla olan ilişkileriyle Cumhuriyet döneminde iyiden iyiye bayağılaşan ve ayağa düşen gerici yansımalarını da aktaran Berkes, geçmişteki tüm hatalarla birlikte her şeyi sıfırlama şansını bize veren ve problemlere doğru teşhis koyarak Türk Milletine 20. yy da bağımsız yaşama şansı veren Atatürk'ü ve onun devrimlerini ondan sonra gericilik akımlarının etkisiyle itibarsızlaşatıran ve terk eden Halk Partisi ve DP ekolünün her şeyi neredeyse 200 yıl önceki Osmanlıların sömürge-yarı sömürge ortamına nasıl dönüştürerek bağımsız yaşama şansımızı elimizden aldıkları gerçeğini yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Batı dostu, Batının parasını,yardımını ve teknolojik araçlarını alarak Batılılaşmak ve Batı karşıtıyken Batılılaşan Atatürk ve devrimlerinin amacının ne olduğu ve bu iki ayrımın Atatürk'ten sonra iç içe geçerek, Atatürk devrimciliğinin, ulusçuluğunun Osmanlı zamanındaki akımların içerisine sokularak akıllara zarar bir dönüşümünün üzücü yolculuğu yine bu kitapta inceleniyor. Batı dostu Batılılaşmanın Osmanlı Tanzimatı, Abdülhamit dönemi ve DP - AP iktidarlarının benzerlikleriyle Osmanlıyı hasta yapan tüm meselelerin Atatürk devrimleriyle iyileşen Cumhuriyet Türkiyesine de sirayet ederek onu nasıl hasta ettiğini ayrıntılarıyla anlatılıyor . "Aydına düşen sorumluluk ise bunları halka anlatmaktır, ondan kaçmak değil" diyor Berkes. Çözüm basit, Atatürk'ün açtığı biricik devrimci yola dönmek, tabi bu her geçen gün çok daha da zor olsa da.