Ahmed Yesevî’yi bugünkü "zamane şeyhleri" ile benzeştirmek ve Ahmed Yesevî dilinden bize kadar ulaşmış "hikmetler"i herhangi bir "dini manzume” olarak değerlendirmek büyük bir gaflet olur. Ahmed Yesevî’nin Divân-ı Hikmet’inde neredeyse bin yıldır Türk’ün gönül gözünü ışıtan bir ışık saklıdır. Bu ışığın hüzmeleri her bir hikmetin satırları arasından süzülerek ruh dünyamızı aydınlatmağa uzun bir zulmet devrinden sonra bütün Türk yurtlarında yeniden başlamıştır.
Hoca Ahmed Yesevî’den neredeyse 900 yıl sonra bize kadar ulaşan "Hikmetler" Türkler arasında İslam etrafında örgütlenen bir iman birliğinin teşekkül etmesine hizmet etmesi yönüyle Türk dünyasının manevi hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Hazret-i Türkistan’ın dilinden dökülen hikmetleri okurken yüzyıllar önce bu mesajları ilk defa işiten atalarınızdan biri yerine koyun kendinizi... İşte o zaman Yesevî'nin büyüklüğünü daha iyi idrak edeceksiniz.
496 sayfalık bir hikmetler divanı... Hikmetler aşağı yukarı 5-6 konu üzerine yoğunlaşıyor. Post-modern yazarların denemelerinde bir cümleyi başından, ortasından ya da sonundan değiştirip tekrar tekrar söylemelerini hatırlattı bana. Neredeyse aynı cümle aynı mana kimi zaman sıkıcı ama ekseriyetle güzel.