Osmanlı yönetimi uyruklarının hareketliliğini teşvik etmezdi. Örneğin Osmanlı köylülerinin vergilerini toplamakla görevli yerel idarecilerin izni olmadan köylerini terk edemeyecekleri iyi bilinir. Yine de köylüler sık sık çiftliklerini terk ederler, özellikle kötü hasat birçok gencin köyden kaçmasına neden olurdu. Ayrıca, seyahat olmadan ticaret mümkün olamayacağından, örneğin 16. yüzyıl ile 17. yüzyıl başlarında Yahudi, Müslüman ve Hıristiyan yüzlerce Osmanlı taciri düzenli olarak Venedik'i ziyaret etmişti. Padişahın emriyle bir yerden başka bir yere gitmek de önemli bir hareket biçimiydi. Belgeler Osmanlı padişahlarının uyruklarını devşirme yoluyla hizmete aldıklarını ya da uzak eyaletlere sürgün ettiklerini ya da örneğin yeni fethedilen Kıbrıs'a nüfus sağlamak için her eyalete zorunlu kontenjan saptayarak köylülerin güney Anadolu'nun dağlarını aşmalarına neden olduklarını gösterir. Barış zamanında padişahların hamiliğindeki inşaat projeleri de, birçok zanaatkârın İstanbul'daki inşaat alanlarında çalışmasını ya da eğer gerçekten talihsizlerse Rus imparatorluğuyla müşterek sınırda, buz gibi soğuk havada bir kaleyi onarmak için memleketlerini terk etmesini gerektirirdi. 15-17. yüzyıllarda eyalet yöneticilerinden birçoğu önce sarayda eğitim görür, sonra askeri görevli ve eyalet yöneticisi olarak uzak yerlere gönderilirdi. Bunlara ek olarak birçok Müslüman hac görevini yerine getirmek amacıyla uzun yolculuklara çıkmıştı. Osmanlı topraklarındaki hareket yalnızca padişahın uyruklarıyla ilgili bir konu değildi, 15. yüzyıl sonları ile 17. yüzyıl başları arasında Osmanlı topraklarına gelenler arasında İspanyol Yahudileri veya İspanya'dan kaçan Müslümanlar gibi mütevazı konumdaki mülteciler ile maiyetiyle Osmanlı sultanına sığınan İsveç Kralı XII. Karl gibi seçkinler vardı. Hatta Osmanlı toprakları bir nevi "göçmen işçi" hareketine de maruz kalmış, İstanbul sokaklarını Tunuslu fes satıcıları doldurmuştu. Suraiya Faroqhi Bilgi Üniversitesi öğretim üyesidir. Türkçeye çevrilen başlıca eserleri: Hacılar ve Sultanlar 1517-1638, Osmanlı Tarihi Nasıl İncelenir? Osmanlı'da Kentler ve Kentliler, Osmanlı Kültürü ve Gündelik Yaşam, Osmanlı İmparatorluğu ve Etrafındaki Dünya, Osmanlı Zanaatkârları.
Suraiya Faroqhi was born in Berlin to a German mother and Indian father in 1941. She studied at Hamburg University and she came to Istanbul through a university exchange program when she was 21. At Istanbul University, she became a student of Ömer Lütfi Barkan. She completed her master's degree in Hamburg and between 1968-1970 she studied English Language Teaching at Indiana University-Bloomington. After her post-doctorate, she worked as English Lecturer at METU. She retired from METU in 1987 and from München Ludwig Maximillan Universität in 2005.
A turning point in her life came in 1962-63, when she took the opportunity to go to Istanbul University on a fellowship as an exchange student. Subsequently she became a student of Ömer Lüfti Barkan, one of the founding fathers of Ottoman history and an editor of Annales. When she first read Fernand Braudel at Barkan’s insistence, she “had the feeling that’s the sort of thing I wanted to do.” She wrote her doctoral thesis at Hamburg on a set of documents that a late 16th-century vizier submitted to his sultan discussing Ottoman politics at the time.[1]
She is regarded as one of the most important economic and social historians of the Ottoman Empire working today. Professor Faroqhi has written substantially on Ottoman urban history, arts and crafts, and on the hitherto underrepresented world of the ordinary people in the empire. She is well known for her distinctive approach to Ottoman everyday life and public culture. She has published numerous books and articles in the field of pre- modern Ottoman history.