Zihni Anadol, 40'lı yılların sosyalist deneyimlerini aktardığı 'Truva Atında İlk Akşam' adlı kitabından sonra, elinizdeki 'Kırmızı Gül ve Kasket' adlı kitabıyla da, 50'li yılların deneyimlerini aktarıyor. ABD hegamonyasının en yoğun olduğu Soğuk Savaş dönemine denk düşen bu yılarda, Türkiye solu da, soluk aldırmayan bir baskı altında en karanlık evresini yaşadı. Çok ilginç ayrıntıları içeren Zihni Anadol'un anılarında, bir kuşağın yaşamından kesitleri ve o dönemin kişiliklerini büyük bir ilgiyle okuyacaksınız.
1918 yılında Zonguldak'ın Devrek ilçesinde doğdu. Ankara Musiki Muallim Mektebi'nde başladığı ortaöğrenimini, 1940 yılında Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. Daha sonra çalışma hayatına atıldı. 1944 yılında Karabük Demir Çelik Fabrikası'nda işçi oldu. Türkiye Komünist Partisi'ne (TKP) üye olmak, yönetimine katılmak iddiasıyla yargılandı. Üç buçuk yıl hüküm giydi. Hapisten sonra askerlik yaptı.
1951 yılında "Yeni Ses Dergisi"nde yayınlanan yazı ve şiirlerinden dolayı yargılandı. Aynı yıl, faaliyeti olmayan bir sendikayı işlevli kılabilmek için uğraş verdi. İllegal faaliyet göstermek iddiasıyla tutuklandı. Dokuz ay yattı, yine beraat etti.
1957 yılında Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Kerim Korcan ve diğer arkadaşlarıyla Vatan Partisi'ni yönetmek iddiasıyla yeniden tutuklandı. Yirmi ay hapis yattıktan sonra beraat etti.
1975 yılında kurulan "Emekçi Partisi" yönetiminde görev aldı. Partinin kapatılmasından sonra, on yıl süren yargılamadan sonra beraat etti.
"Türk Solu", "Emekçi", "May", "Toplumsal Kurtuluş", "Gerçek Sanat", "İnsancıl" ve daha birçok dergide yazıları yayınlandı. "Emek" gazetesinde başladığı köşe yazılarını, "Yeni Evrensel" gazetesinde sürdürdü. 11 Mayıs 1999'da İstanbul'da öldü.
Anadol'un 40'lı yıllarda içinde yer aldığı sol çevreleri, ilişikilerini, üretim çabalarını, devrimci mücadelenin içindeki yerini ve karşılığında gördüğü baskı, zulüm ve eziyetleri anlatan anıları... Kitabın ismi, Anadol'un yazarı olduğu Yeni S.E.S. dergisinde yer alan bir şiirinde başında kasket olan bir adamın, gün doğarken evinden çıkıp, bahçesindeki kızıl gülleri koklamasını anlattığı için derginin kapatılıp, aylarca tutuklu olarak yargılandıkları ve hakimin "böyle kasket ve kırmızı güllerden bahseden şiirler yazarsan daha çok tutukanırsın..." demesinden kaynaklanıyor.