Söylediklerim kadarını biliyorsun. Bir de hissettirdiklerini bilsen..." "Hayatımın en kötü döneminde içimden bir ses internette yazmamı söyledi. Belki yalnız olmadığımı görmek istiyordum, belki de başkalarına, 'Bak Arda da benim yaşadıklarımı yaşıyor,' dedirtmek için istiyordum yazmayı." İçindeki sese kulak verip yazmaya başlayan Arda Erel'in o günden sonra sosyal medyada takipçi sayısı bir milyona ulaştı. Çırılçıplak aktardığı hisleri samimiyetinin de etkisiyle binlerce yüreğe dokundu. Başına gelen her kötü şeyin daha iyisi için zemin oluşturduğunu düşünen Arda, Senin İçin bu kitabı yazdı. Elinde tuttuğun bu kitabı nereye koyduğunu unutma, çünkü ne zaman kendini kötü hissetsen o sana omuz olacak.
13-15 Yaşlarında iki ayrı gençten duydum bu yazarın ismini ve kitabını, goodreads'de puanı da yüksekti ve bir şekilde karşıma da çıkınca biraz meraktan okumaya karar verdim. Aslında yazdıkları içerik olarak hedef kitlesine güzel mesajlar içeriyor ama nedense kitabın tamamında yazar boyundan büyük laflar etmiş hissi beni bırakmadı. Gerçe çocuk ben yazarlık taslamıyorum demiş ama yine de bu laflar yazılanların kitap olacak olgunlukta olmadığı gerçeğini değiştiremiyor benim için.
"Hem sen istedikten sonra, herşeyin geçip gitmesinni bir yolunu bulabilirsin, çünkü nefes aldığın her an bir umut vardır, unutma." Arda Erel
Kitaplarını okurken hem keyif alıp hem de çok düşünmemi sağlayan, bir taraftan içimi hüzünle doldurup bir taraftan da gülümsetebilen bir yazar. Her kitabını olduğu gibi bu kitabını da içenlikle öneriyorum. Hayatta yüzleşmek istemediğimiz düşüncelerimize farklı bir anlatışla bize ulaştırıyor.