Beni tanıyorsunuz. Ölümden kaçan, kendi ırkı tarafından reddedilen şeytan avcısı. On yedi yıl bir yalanı yaşamıştım. Peşimde bir gölge gibi lanetimi taşımış, Gittiğim her yere kaos bırakmıştım. Ve şimdi hikâyem bitmesi gerektiği yerde yeniden başlıyor! Artık kendimi biliyorum, bahsedilen avcıdan çok daha fazlasıyım ben. Ben ırkımdan alınan intikam ve vaat edilen liderim. Bir kez daha savaşmam gerekiyor. Bu kez kardeşim ve insanlık için. Savaş her zamankinden daha yakıcı, daha hasarlı ve daha sert geliyor. Zamanımız tükeniyor. Kehanetlerimiz yazılırken karar vermemiz gerekiyor. Ya bir lider olacağım ya da bir kaybeden…
Ruhumun olması gereken yerde koca bir karanlık var. Ben iyi bir adam değildim ama bu kez kötü olmaktan da öteyim. Ben intikamın beden bulmuş haliyim. Cehennemin kor ateşiyle düşmanlarımı birer böcek gibi ezeceğim. Ve en büyük düşmanım da kalbimi de beraberinde götüren o avcı! Bu kez aldanmak yok! Savaş geliyor ve bir kral ne yapıyorsa onu yapacağım. Ölümler gölgelerinden sıyrılıp anılabilir ve zaferler uğuruna kan Akıtılacak kadar yankılı olacak. Artık her kaybın ardında yükselen yeni bir hükümdarlık geliyor. Bu kez her şey farklı olacak. Çünkü artık herkes kendi ruhu için savaşacak!..
"Yalnızca aşk sonsuzluğu katlanılabilir kılar." Lider, Hilekâr'dan farklı yazım tarzıyla -fazla olgunlukla- göze çarptı. İlk bölümlerdeki beklenmedik birlikler, devamındaki olayların sıradanlığı, sonra tekrar farklılıklar ve yine ilk kitaptaki şaşırtıcı son. Yazım tekniğini ve standart ergen fantezilerini bu kitapta kullanmamasını sevdim. Kitabı daha akıcı, okunulabilir yaptı. Yavaş yavaş betimlemelerin artması, karakterlerin daha da açıklanması ve değişimini izlemek de iyiydi. Tahmin edilebilir sonu olmaması da tamamen bir artıydı. İlk kitaptan sonra bu kitaba da kafamdaki üç yıldızla başladım fakat olay akışı bunu dörde çıkardı. Gereksiz bölümler olsa da -ki bunlar okurken baymadı değil- sonradan toparlamayı bildi. Son kitap Diriliş ne zaman çıkar bilmiyorum ama umarım aradan pek fazla zaman geçmez.
Ateşli Kanatlar Serisi'nin ikinci kitabında kahramanlarımızı dünyada görüyoruz, ne yaptıklarını elbet söyleyemem ama benim bu kitapla ilgili en çok sevdiğim şey karakterleri ve yaratılan dünyayı daha ayrıntılı inceleme fırsatımızın olmuş olmasıydı. Cassie ile ilgili her öğrendiğimiz şeyde "HAAA" olmak benim oldukça hoşuma gitti.
Herkes ondan nefret etse bile ben nedensizce Meredith'i seviyorum, Cassie'nin söylediği gibi acılar çekti bu yüzden bu kadar vahşi ve nefret dolu olmasını biraz anlayabiliyorum. Ve herkese laf sokan, ne olursa olsun piremsesliğinden vazgeçmeyen asi hallerine nedensizce sempati besliyorum. Onları hala Draza ile shipliyor olabilirim, umarım taşlanmam!
Normalde ikinci kitapların ilk kitabın üzerine çıktığını pek fazla görmeyiz ama burada öyle değildi, aksiyon hiç durmadı, sadece biraz Aidan ile Cassie dünyada yalnız kaldığında biraz sıkılır gibi oldum ama kitap kendini hemen toparladı zaten. Kitabın artıları benim için eksilerinden oldukça fazlaydı, hele ki son sayfayı çevirdiğimde çıldırıyordum, o kadar çok şoka girdim ki Gaye'ye "BENİ ÇILDIRTTIN MUTLU MUSUN" temalı bir mesaj atmış olabilirim.
Benim gözümde kitaba vereceğim 5 puanı düşüren birkaç nokta vardı bunları da spoiler adı altında yazacağım.
Bunlar dışında ilk beş sayfada Cassie'ye büyük bir hiddet besleyen Aidan'ın onu beş sayfada affetmesi ve 'Cassie ile sevişmek için ne yapmam gerek?' kıvamına bu kadar kolay gelmesi biraz yüzümü ekşitmeme neden oldu. Cassie'yi seviyor, herkes bunun farkında ama ilk sayfada 'ÖLDÜRCEM KAFASINI KOPARCAM SÖYLE MEREDITH NASIL ÖLDÜRCEM' tarzı giden adamın "Baban kendi ölmeyi diledi!" lafından sonra bir anda U dönüşü yapması... Ne bileyim...
Tüm bunlara rağmen ben seriyi seviyorum, elbette eksikleri var ama bunlar tüm hikayeyi bir kenara itmenize neden olacak eksiklikler değil. Umarım üçüncü kitap Diriliş bir an önce çıkar çünkü ben ziyadesiyle delirmek üzereyim!
Hız kesmeden Ateşli kanatlar serisine devam ediyorum 😍 Serinin 2. kitabı da bitti ve bu kitabın sonuda beni fazlasıyla şaşırttı 🤭 Bişeyler olacağını biliyordum ama böyle bi tahminim yoktu 😅 Şurası kesin ki, okuduğum iki kitabında son bölümleri oldukça heyecanlıydı . Kitabın ilk bölümlerini de çok sevdim. Ortalarda biraz durulsa da sonrası gümbür gümbür geldi 👏🏻👍🏻 . Konuya gelecek olursak; Aidanhell, Cassie’den yaptıkları için intikam almak ister, hatta mümkün olursa öldürme niyetiyle her yerde onu aramaktadır. Cassie ise yeni durumuna alışma evresinde saklanmaktadır, ta ki kardeşinin dünyaya gittiğini öğrenene kadar. Onu bulup avcılardan kurtarmalıdır fakat sorun şu ki, dünyaya nasıl gidebileceğini bir tek Aidanhell’den öğrenebilir. Cesaretini toplayıp şeytanın karşısına çıktığında, hiç bişey eskisi gibi olamayacaktır. Diğer taraftan Aidanhell’in de bulunduğu konum tehlike altındadır. Aklından Cassie’yi çıkarmalı ve görevlerini yerine getirmelidir. Bir süre sonra bunun mümkün olmadığını anladığında, yaptığı yeni plan ona çok şeylere mal olacak ve bunun sonuçları ikisi için de yıkıma sebebiyet verecek boyutta karşılarına gelecektir. Yeni bir kehanet bu durumu nasıl etkileyecek? Bundan kurtulabilecekler mi? Yoksa kaderlerine boyun mu eğecekler? Okuyup öğreniyoruz 😉
O sonu neydi yaa. Güçlü ve aşkı için savaşan kadın karakterleri seviyorum. Ki cassie'nin yaptığı fedakarlık.😇😇Aidan başlarda ne kadar uzaklaşmaya çalışsada olmuyor ve yine cassie'ye dönüyor. Aslında ne kadar umursamaz görünsede cassie'ye olan sevgisini içimde hissettim. Cassie ise en sonda yaptığı büyük fedakarlıkla onu ne kadar sevdiğini gösterdi bence. Ayrıca çok çeşitli türde canlılar ve o evren benim çok hoşuma gitti.
Bu arkadasiniz serinin ilk kitabi sanip lidere basladi fakat kitabin yarisinda arkasinda ki 2. Kitaptir yazisini gordü. En kötu derdim bu olur insAllah.
Kurgu ilk kitaba nazaran biraz daha yere basar bir hâl almıştı fakat dil ilki kadar olmasa da acemiliğini hissettiriyordu yine. Belli kısımlarda kitapta bir türlü ilerleyemedim yine de sonu gerçekten çok şaşırtıcıydı. İlk kitaptaki son da öyleydi ama beni o kadar çok sarsmamıştı, buradaki ise tahmin edemeyeceğim bir şeydi; şimdi Diriliş'te bu durumun nasıl işleneceğini merak etmiyor değilim ve özellikle dil açısından daha iyi bir kitap okuyacağımı umuyorum.^