Atilla Dorsay, bunca kitaptan sonra ilk kez hikâyeyi deniyor. Ana tema olarak "tuhaf aşkları" seçiyor ve biraz gözlemlerinden, biraz da hayal gücünden çıkıp gelen garip, aykırı, kimi zaman ölümcül tutkuları yazıyor.
"Sinemalardaki sık karşılaşmalarımızda beğendiği filmleri yürekten savunması, yaptığı müzik programları, sözünü sakınmaması gibi özellikleri onun düşüncelerine katılmadığım durumlar olsa bile, yıllanmış dostluğumuzu kanımca hiç zedelemedi. Sonra Dünyanın Öyküsü dergisinin ilk sayısı geldi ve orada "Müze Memuru Mithat'la Şişman Ayten" çıktı karşıma: Yazan, Atilla Dorsay. İlgiyle okudum o kahramanları; İstanbul'un, güzelim Samatya'nın kokusunu soluyarak, gülümseyerek kendini bana hemen sevdiren Ayten ve Mithat'la tanışmış oldum. Bu binlerce yıllık kentin kalabalıklarında, dikkat etme çabası bile göstermediğimiz o kavgasız, sıcacık aşk öyküsünü bize yaklaştıran yazarını da yanımda duyumsayarak..."
1964 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü adıyla Mimar Sinan Üniversitesi) Yüksek Mimarlık bölümünden mezun olan Dorsay, iki yıl sonra Cumhuriyet gazetesinde sinema üzerine yazmaya başladı ve sonra bunu asıl meslek olarak seçti. Cumhuriyet’te 27 yıl sürekli yazdıktan sonra Milliyet ve Yeni Yüzyıl gazetelerinde yazdı. En son olarak Sabah'ta yazmaya başladı. Tarihî Emek Sineması'nın yıkılması üzerine 8 Nisan 2013 tarihinde yazdığı köşe yazısıyla da bu gazeteden ayrıldı. Daha sonra bir süre Yarına Bakış gazetesinde yazdı.
Sinema dışında yemek kültürü, şehircilik ve yaşam kültürü üzerine yazılar yazarak kitaplaştırdı. İKSV yürütme kurulu ve SİYAD kurucu üyesi ve onursal başkanı olan Atillâ Dorsay, aynı zamanda müzikle de ilgilenmektedir. 1986'dan bu yana TRT 2'de sinema üzerine programlar yapan Dorsay, ayrıca o yıldan 1995'e kadar dokuz yıl boyunca TRT Radyo 3’te müzik programları yaptı. Daha sonra bir süre, atv'de yayınlanan Yaşamdan Dakikalar adlı haftalık söyleşi programında yer aldı.
Çeşitli festival ve yarışmalarda jüri üyeliği yapan yazar, FIPRESCI (Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Federasyonu)’nun Türkiye temsilcisidir. 1979'da çevrilen Vatandaş Rıza adlı bir de film senaryosu yazmış olup, sadece Yeşilçam değil, dünya sinemalarını da yakından izlemektedir. Bugüne kadar 40'tan fazla kitap yazmıştır.
Sinema eleştirmenliğine başlayışını Can Dündar'la röportajında şöyle anlatır:
"Türk sineması da 60'ların sonlarında büyük bir atılım halindeydi. Lütfü Akad en güzel filmlerini yapıyordu. Yılmaz Güney olayı, Seyit Han filmiyle patlak vermişti ve ben de büyük heyecan içindeydim. Ve 1970 yılı gelip çatıp Umut filmi bomba gibi patlayınca, gazete yöneticileriyle konuştum ve ben de Türk sineması hakkında yazmaya başladım. Ve Yılmaz Güney'in filmleriyle birlikte Türk sineması eleştirmenliğine de soyundum ve bu o zamandan beri aksamadan devam etti. Öyle ki, 70'li yıllarda yazdığım yazılar, biraz da 'Umut' filminden yola çıkarak "Sinemamızın Umut Yılları" adıyla kitaplaştı." Ödülleri Legion d’honneur Palmes académiques TDK Basın Ödülü İstanbul, İzmir ve Antalya Film Festivalleri Emek Ödülleri