"Ölümümden 500 yıl sonrasına... İki kız çocuğu doğacak, bedenleri farklı, ruhları bir olan. Görülmemiş böylesi, yaşamamış onlar gibisi. Bir yanı karanlık diğer yanı ışığa bakan... Kötülük ve iyiliği içinde barındıran, gecenin tüm karanlığına aldırmayıp inadına ışık saçan ay ve yıldız gibi... Karanlıkta yaşayan ama ışığa hizmet eden ay ve yıldız... Gündüz kaybolup gece karanlığından güç alan iki ışık hizmetkârı! Yarısı güçlü bir cadı diğer yarısı mükemmel bir peri olan iki kız çocuğu doğacak. Birinin saçları ay ışığı, gözleri altın... Diğerinin saçları gece karası, gözleri alevden! Ben Mira Muyen; antik çağ büyücülerinin güçlerini kullanabilen dört büyük büyücüden biri olarak bu iki kızı varislerim ilan ediyorum. Güçlerim, silahlarım, bedenim ve hatta ruhum onlarındır. Zaman gelecek hepinizi şaşırtacaklar, umun ki meleklerim şeytanı alt etsin, yoksa benim yaptığım hatayı canlarınızla ödeyeceksiniz. Benim onlar için ödeyeceğim gibi..."
aslında 2.5 la 3 arasında kararsız kaldım diyebilirim. kitabı ne sevdim ne de sevmedim. sanırım kalın oluşu gözümü korkuttuğu için uzun süre bekletmiştim. hatta 2018 in ilk günleri biter falan diye düşünmüştüm ama bu sabah bitti.
kitap fiziksel olarak birbirinden farklı ikizlerin cadı-peri karışımı melez olduklarını öğrenmeleriyle başlıyor. tabii ki klasik bir klişe olarak saldırıya uğruyor ve inanmasalar da güçlerini kullanıyorlar. aileleri onları tehlikeye atmamak için büyücü olduklarını onlardan gizlemişler çünkü çok tehlikeli bir karabüyücü ikizlerin peşinde. bunun sebebi de 500 yıl önce yaşamış Mira Muyen adlı bir karabüyücünün onları varisi ilân etmiş olması. kızlar gerçeği öğreniyor, Ayza'ya, gerçek ülkelerine dönüyor ve eğitim almaya başlıyorlar. bir yandan peşlerindeki (!) büyücülerden kurtulmaya çalışırken diğer yandan da Ayza'ya alışmaya çalışıyorlar.
kitap hakkında çok yakınabilirim aslında. gereksiz yere çok ama çok fazla uzatılmıştı. Eylül'ü zaten hiç sevmedim. insan sevdikleri tarafından şımartılır fakat bu onlara hakaret etmesi hakkını vermez. yaratılan Eylül karakteri şımarık değil terbiyesizdi bence. yerli yersiz çıkışları habire korkudan ağlamaları, sonradan onun da kabul ettiği gibi, onun güçsüz olduğunu gösteriyordu ama kesinlikle şımarık değil.
Defne'yi ona nazaran daha bir sevdim gibi. okumaktan hoşlandığım kadın karakterler gibi güçlü ve mantıklıydı. sahibi olduğu güçlerin böyle geç çıkmasına üzüldüm açıkçası.
bir diğer takıldığım nokta da Oktay-Nefes çiftinin dillere destan aşkı. kitapta istisnasız hemen herkes aşkı övdü, yüceltti ve bayıldı ama aşka dair tek bildiğimiz Oktay'ın deli gibi mücadele edişi ve Nefes'i yapmaması gereken bir evlilikten kurtarıp eşleştiği. hepsi bu.
dediğim gibi kitap çok fazla uzatılmıştı. 700 küsür sayfalık kitap gayette 400 e inebilirdi. konuşmaların uzun olması, asıl olaya bir türlü gelinememesi ve tehlike anlarında yapılan sıkıcı konuşmalar malesef gereksiz sayfa israfından başka bir şey olmamış.
kitapla alâkalı beğendiğim tek şey sanırım kullandıkları büyü sahneleri oldu ki 3 yıldızı da onun hatrına veriyorum. mitolojik hayvanları ve Tanrıları kullanmaları da iyidi. açıkçası Eylül'ün 2 yaşındaki bebek gibi sağa sola "aptal, salak, gerizekalı, defol" diye bağırmasındansa daha fazla mitolojik öğe okumak isterdim.
kitap uzun ve yorucu kitapların ardından okunabilecek bir kitap olabilirdi fakat dediğim gibi hem haddinden fazla kalın hem de kurgu çok dağınık. 👎
Kitap o kadar güzel ki sırf burada aldığı tek yorum alakasız bir yorum diye yazmak istedim insanlar yanlış anlayacak diye. Çünkü benim hayatıma dokunmuş kötü zamanlarda bana yoldaş olmuş bir kitap serisi bu. Kötülemek için yapılmış bir yorum olduğunu ancak okurlar anlayabilir, zira kitapta Nefes adında bir karakter bile yok, anlatılmamış abartılmış aşk denilen çift için de 500 sayfalık ayrı bir kitap yazılacak kadar detaylı bir hikaye bu.
Kitabı okuyan herkes de bana katılacaktır ki ben bu 800 sayfalık kitabı 3 günde bitirdim yemek yerken bile kopamadım, o kadar sürükleyiciydi ve karakterlerin hepsine, ana karakterlere yan karakterlere öyle detaylı karakter arkaplanı çizilmiş ve öyle klişeden uzak ki okurken onları tanıyorsunuz sanki. Yazarlar kadınlara yönelik bazı ikiyüzlü tutumlara da ikinci kitaplarında oldukça güzel ve edebi bir şekilde dokunmuşlar, hayranlığım daha da arttı. Önyargı ve eşitlik hakkında bana bir şeyler kattığına inanıyorum.
Olay örgüsüne gelecek olursak, ilk beş bölüm kitabın evrenini anlamaya olayları tanıtmaya yönelik tanıtım amaçlı bölümler ve sonrasında olaylar o kadar heyecanlı bir hale geliyor ki keşke dizi olsaydı diyorum. Bana kalırsa kitap o kadar derin ki 800 sayfada bu kadar olayı iyi sıkıştırmış yazarlar, hatta sığmayan her detay için yan öyküler yazılmış, ben daha fazla detay bile bilmek isterdim.
Kocaman bir evren, evrenin kendi kuralları var ve bunca orijinal yaratıcılığa gerçekten haksızlık edilmemeli. Hak ettiği değerin çok altında bir eser Ayza serisi. Dilerim daha çok okura ulaşabilirler ve biz de türk yazarlarımızın fantastik edebiyatta geldikleri yerle gurur duyarız, okuyan herkesin kalbinde bambaşka bir yer bulacağına inandığım eşsiz ve harika bir eser. 800 sayfa kitabı tam 7 kez baştan okudum ve ben aynı kitabı baştan okumaktan nefret ederim, bu kitabı her okuduğumda başka bir detayla heyecanlanıyorum. Kısacası okuyun, okutun derim.
Gerçekten anlatılmaz okunur dediğim kitaplardan. Birisi kitabi o kadar kötü yorumlamış ki insanlar yanlış bir izlenime kapılmasın diye yorum yazma ihtiyacı hissettim. Kitabın konusunu birisi bana anlatsa işte iki ikiz var büyücü olduklarını öğreniyorlar falan dese gerçekten kitabın klişe basit bir şey olduğunu düşünürdüm ama aksine şu ana kadar çok fazla kitap okumama rağmen hiç bu kadar özgün ve kaliteli bir kitap okumamıştım. İçinde gerçekten klişe hiç bir şey bulamazsınız.
Konusu ile değil de karakterleriyle ve evrenin güzelliğiyle öne çıkması gereken bir kitap. Defne ve Eylül gerçekten güçlü karakterler, Defne'nin Eylül'e karşı tutumunu o kadar sevdim ki.. Büyücü dünyası, ejderhalarindan evrenin kendine özgü canlılarına kadar o kadar çok düşünülmüş şey vardı ki nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Buraya çok şey yazmak isterdim ama gerçekten kelimelerin yetmeyeceği güzellikte bir kitap olduğu için bence sadece alıp okuyup kendiniz karar vermelisiniz. Seri 5 kitaptan oluşacak üçüncü kitabi heyecanla bekliyorum.