Jump to ratings and reviews
Rate this book

Aşkın Renkleri #3

Cezayir Menekşesi

Rate this book
Yalnızca tutkunun varlığına inanan karşı konulmaz bir adam… Rüzgârına kapıldığı adamı elde etmeye kararlı büyüleyici bir kadın… Kar tanelerinin düştüğü yerde başlayan, yakıcı ve kural tanımayan bir aşk…

Kuzey Doğan, gri gözleri ve sert duruşuyla kadınları fethedip, mesleğinde fırtınalar estiren, hırslı ve korkusuz bir avukattı. Kalbini ısıtmayı hiç kimse başaramasa da, karanlık bir gecede gördüğü ışıltılı bakışlar soğuk duvarlarının ardında bir yangın başlatmıştı.

Güzelliği ve zekâsıyla herkesi kendine hayran bırakan Selin Soydan, âşık olduğu adamı baştan çıkarabilmek için yaptığı planların işe yarayacağını sanıyordu. Derinlerinde ne sakladığını bilmediği bir buz dağına çarptığında, korumaya çalıştığı iradesi de paramparça olmuştu.

Tutkunun ateşi ikisini de kavururken, Kuzey sahip olduğu kararlılığı ellerinde tutabilecek miydi? Tehlikelerle örülü geçmiş aralarına sızdığında, tutsak edilmiş duygular zincirlerinden kurtulup özgür kalabilecek miydi?

528 pages, Hardcover

Published February 22, 2017

4 people are currently reading
91 people want to read

About the author

Burcu Büyükyıldız

6 books278 followers
Burcu Büyükyıldız, 1987 yılında İstanbul’da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladı. Mezuniyetinden bu yana özel sektördeki profesyonel kariyerine devam etmekte olan genç yazar, 2011 yılında evlendi.
Eğitim hayatından beri kurgulamaya devam ettiği hikâyelerini ilk kâğıda döküşü ve sosyal medyada yayınlayışı 2012 yılında AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? adlı kitabıyla başlamıştır.

Yazarın basılı ve basılması planlanan eserleri;

SONSUZA KADAR SERİSİ

AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? (Sonsuza Kadar #1)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2012
Basım tarihi: Kasım 2015 (Ephesus Yayınları)

YALANCININ MUMU (Sonsuza Kadar #2)
2012 tarihinde başka bir isimle yazılıp tamamlandı ve sosyal medyada yayınlandı. İlerleyen dönemlerde düzenlemeleriyle basılması planlanıyor.

***

AŞKIN RENKLERİ SERİSİ

ÇİLEK MEVSİMİ (Aşkın Renkleri #1)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2013
Basım tarihi: Ağustos 2014 (Müptela Yayınları)
Basım Tarihi: Eylül 2016 (Ephesus Yayınları)

BİR GÜNAH GİBİ (Aşkın Renkleri #2)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2013
Basım tarihi: Nisan 2015 (Ephesus Yayınları)

CEZAYİR MENEKŞESİ (Aşkın Renkleri #3)
Yazım ve sosyal medyada yayınlanma tarihi: 2014
Basım tarihi: Şubat 2017 (Ephesus Yayınları)

ÇİFTE BELA (Aşkın Renkleri #4)
2014 yılında tanıtımı yayınlandı, henüz yazım aşamasında.

PAPATYA FALI (Aşkın Renkleri #5)
2014 yılında tanıtımı yayınlandı, henüz yazım aşamasında.

OYUNBOZAN (Aşkın Renkleri #6)
Henüz yazım aşamasında.

***

KOR SERİSİ

ARHAVİLİ (Kor Serisi 1)
Bir Günah Gibi'den tanıdığımız Arhavili'nin hikâyesi. Henüz yazım aşamasında.

KUZGUN (Kor Serisi 2)
Çilek Mevsimi'nden tanıdığımız Kuzgun'un hikâyesi. 2016 yılında tanıtımı yayınlandı. Henüz yazım aşamasında.

BARUT (Kor Serisi 3)
Cezayir Menekşesi'nden tanıdığımız Barut'un hikâyesi. 2016 yılında tanıtımı yayınlandı. Henüz yazım aşamasında.

****
Yazarın GIYBET YUVASI isimli hikâyesi, Wattpad'de yayınlanmaya devam ediyor.
Ayrıca SONSUZA KADAR SERİSİ'nin AŞK HER ŞEYİ AFFEDER Mİ? de dahil 9 hikayesinin tümü, 2012 yılında yazılıp sosyal medyada yayınlanmıştır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
71 (57%)
4 stars
22 (17%)
3 stars
15 (12%)
2 stars
9 (7%)
1 star
6 (4%)
Displaying 1 - 30 of 33 reviews
Profile Image for Çisem.
439 reviews53 followers
March 7, 2017


Uzun bir aradan sonra tekrardan bir Burcu Büyükyıldız kitabı yorumumla buradayım. Cezayir Menekşesi benim için özel bir kitap. Her şeyden önce bu kitaba Burcu’nun aylarca gecesini gündüzünü kattığını bildiğimden ve bu kitabın hepsinden farklı olacağını bildiğimdendi özel oluşunun sebebi. Burcu’nun okurları olarak bu kitabı öyle böyle denmeyecek bir sabırsızlıkla bekliyorduk biliyorsunuz. Kitabın her türlü beklentimi karşıladığını net olarak söyleyebilirim hatta öte yana geçti bile diyebilirim.



"Bir!"
Kulakları sağır eden sesi işitip, insanların sevinç çığlıkları etrafta yankılandığında dudaklarını ısırdı. "Aşk istiyorum," diye mırıldandı kendi kendine. "Ayaklarımı yerden kesip bana kendimi unutturacak, tutkulu, ateşi damarlarımda dolanacak bir aşk istiyorum." Adamın ona daha dikkatle baktığını gördüğünde bedeni heyecanla kasıldı. Etrafındaki herkes kendi halindeyken, nefesi ciğerlerinde takılı kalıp kalbi göğüs kafesinde sert bir takla attı. "Bu aşka hak ettiği cesareti vereceğim, söz veriyorum," dedi soluk soluğa.


Birazcık konudan bahsedeyim sizlere; çetin çeviz bir avukat olan Kuzey Doğan yeni satın aldığı evi için bir iç mimara ihtiyaç duyar. Kuzey’in şirketinde çalışan Emine’nin en yakın arkadaşı Selin de bu iş için biçilmiş kaftandır. Selin görüşme için Kuzey’in şirketine gelir ve ikilimiz tanışırlar fakaaat bu bahsettiğim kısım kitabın ilk kısımlarının biraz ilerisi oluyor. O ilk kısımları ile ilgili hiçbir şey söylemeyeceğim çünkü oranın masalsı detaylarını alıp okumanız gerekiyor bence. Daha sonra ikilimiz arasındaki kıvılcımları -hatta yangınları mı desem- ve bunun sonuçlarında neler olduğunu okuyoruz. En fazla bu kadar özetleyebiliyorum arkadaşlar çok üzgünüm ama daha fazla detay verirsem *spoiler free* bir yorum yapmış olurum.



"O salıncakta sallanmayı düşünmüyorsun, değil mi?" diye sordu Kuzey kaşları çatılmış bir halde. Bakışları bir çocuk gibi mutlu görünen kadını süzüyordu.
"Düşünüyorum, " dedi Selin ona dönerken. Ardından kaşlarını sorarcasına kaldırdı. "Düşünmeyeyim mi?" derken ne kadar tatlı olduğunu asla anlayamazdı. Kuzey sahte bir sinirle oflayıp pufladı. Ellerini arkasında birleştirip, bir öne bir arkaya şımarıkça sallanan kadına baktı. "Git hadi!" dedi sertçe. Onun yüzünün neşeyle aydınlanması hoşuna gitse de, kendinden emin duruşunu bozmadı. "Ama sakın düşme! Malum... Denge konusunda pek başarılı olduğun söylenemez, " diye fısıldadı kulağına.


Kitapta en beğendiğim noktaları madde madde sıralayayım sizlere:

1. Diyaloglar: Çok başarılıydı arkadaşlar. Özellikle Kuzey ve Selin ikilisi arasındaki diyaloglar efsaneydi. Hem eğlenceli, hem duygusal, hem öfkeli, hem tutkulu...

2-Karakterler: Yalan yok Kuzey Burcu'nun diğer erkek karakterlerinden çok farklıydı ama bu farklılık bana kalırsa çok iyi yansıtılmıştı. Kuzey'in o çetin ceviz avukat kimliğini de arsız kimliğini de çok güzel harmanlamış yazar. İkisini de okurken adamın üstüne oturmadığını düşünmüyorsunuz. Kuzey daha kapalı kutu bir karakterdi ama duygu değişimini yine de ustaca aktarmış bize Burcu. Kitap bittiğinde size şüphe bırakmıyor duyguları konusunda emin olun. Ayrıca Kuzey'in gelişi ile sanırım Demir'in yüreğimdeki birinciliği ikinciliğe düştü. Demir'den çok özür dileyerek bunu da ilan etmek istiyorum. Kuzey Doğan'ı resmi olarak gönlümün birincisi ilan ediyorum. Gelelim Selin'e; kız resmen ruh ikizim olabilir. Sabırsız halleri ve bir şeyleri içinde tutamaması <3 ben. En sevdiğim kadın karakterler arasında yerini aldığını net olarak söyleyebilirim.

3-Kurgu: Kitabın sizi yormadan sonuna kadar sürükleyen bir kurgusu var. Sürekli sizi kitaba bağlı tutuyor ama asla sinirlenip duvarlara attırmıyor. Zaten bunu Burcu'nun hiçbir kitabında yaşamadığımı belirteyim. Kitapta hiçbir şey uzatılmamış her şey kararında ilerliyor.

Bunu herhangi bir maddeye koyamadım o yüzden burada anlatacağım; tutku arkadaşlar. Bu tür kitaplarda tutku kitabın olmazsa olmazıdır. Kitapta her şey gibi bu da kararındaydı. Aşırıya kaçıp sizi baymıyordu, eksik bırakıp sinir de etmiyordu. Çünkü artık öyle kitaplar görüyoruz ki ya aşırıya kaçıp yuh çektiriyor ya da hiçbir şekilde o tutkuyu yansıtamıyor. Cezayir Menekşesi tutkuyu net olarak yansıtıyordu bunu açıkça söyleyebilirim.

Kitabın kapağı, cildi ve de bölüm coverları resmen tasarım harikasıydı. Kitabın içeriğinin güzelliğini yansıtan bir tasarımdı. Bölümlerin gidişatlarına göre coverlar değişiyordu çok tatlıydı kısaca.
Burcu’nun diğer kitaplarındaki karakterleri burada görmek de çok güzeldi. Özellikle Sarp’ın Ela’dan önceki hallerini okumak çok hoştu. Sonraki kitapların karakterleri olan Baran, Hazar, Naz, Barut da bolca kitapta bulunuyordu ki bu da kendileri hakkındaki meraklarımızı daha çok arttırdı. Sonunda ise yazarın sonraki kitabı Çifte Bela’dan kısa bir bölüm bulunuyor ve inanın okur okumaz “Devamı neredeeee?” diye içinize patlıyorsunuz.

Kitap bittiği zaman düşülen boşluk berbat bir his olsa da Cezayir Menekşesi benim defalarca okuyacağım bir kitap olarak rafımda yerini aldı şuanda. Selin ve Kuzey’in karlar altında gelişen o muhteşem aşklarını okumak için kesinlikle vakit kaybetmeyin. Aşkı, tutkuyu yazma konusunda en başarılı bulduğum yazarlardan Burcu o yüzden eğer kitaplarını okumadıysanız hemen okumanızı tavsiye ederek sözümü bitiriyorum.



Kuzey gülerek ona yaklaştı. İncecik belini kavrayarak kendine çekti. "Korkuyor musun?" "Sen korkmuyor musun?"
"Ben neden korkacakmışım?"
"Çünkü... Ben senin sevgilinim," dedi Selin gözleri onun dokunuşunun etkisiyle istemsizce kapanırken. "Ve birazdan ailenle tanışacağım. Arkana bakmadan kaçman gerek."
"Sana bir şey söyleyeyim mi, sarışın? " Başparmağını hoyrat bir temasla onun dudaklarında gezdirdi. "Garip ama bundan tedirginlik duymuyorum."
"Gerçekten mi?" Selin'in gözleri ansızın panikle açılırken, elleriyle saçlarını düzeltmeye çalıştı. "Nasılım peki? Beni severler mi? Yüzüm çok mu solgun görünüyor?"
Profile Image for ஐ฿υκєτஐ.
738 reviews40 followers
April 1, 2017
Bütün kitaplarını alıp okuduğum ve çok beğendiğim iki türk yazarım var.Bunlardan biride burcu büyükyıldız.Bu kitabı da kuzeyin tüm hödüklüklerine rağmen çok beğendim.Yalnız söylemeden geçemeyeceğim Selinin minik yalanına beklediğimden daha az tepki verdi çok şaşkınım:)Ben ortalığı yıkar diyordum.Yıkmadı:)
Profile Image for moi, k.y.a..
2,084 reviews381 followers
Read
July 2, 2019
şu anki ruh hâlimle çıkan yorum ektedir, Kuzey’sizlik depresyonunda çıkınca daha net şeylerle geleceğim size

KUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEYKUZEY
Profile Image for Sedef.
375 reviews77 followers
October 23, 2018
İyi olmuş beklettiğim Cezayir Menekşesi’ni. Çok doğru zamanda okuduğum için mutluyum. Sayın Buzdolabı’nı sevsem de kesinlikle baş edilecek bir karakter değil. Kuzey’i uzaktan sevmek aşkların en güzeli yani 😇😇 Selin karakteri ise sırf adından ötürü benden -1 puan almıştı (napayım bazı isimlere takık durumdayım 🤷🏼‍♀️) ki kurgu boyunca da saçmaladığı pozisyonlar x2 olarak gözüme battı. Yan karakterlerin hikayeleri über merak uyandırdı (özellikle Barut Beyciğime fena yükseldim). Aşkın yanında merak ettiren olayların olması en sevdiğim kombinasyondur. HALLELUJAH 👊🏼

P.S: Yalnız belirtmek istiyorum ki GÖRDÜĞÜM KADARIYLA KİTAPTA HAYATIMDA İLK DEFA DUYDUĞUM BİR SÜRÜ İSİM VARKEN NEDEN BENİM ADIM HİÇ BİR ANA KARAKTERDE YOK. ☹️☹️ BAŞTA QUEEN B OLMAK ÜZERE BÜTÜN YAZARLARA SESLENİYORUM; GÜZEL Bİ AŞK ROMANI YAZIN VE KARAKTERİ SEDEF OLSUN SHDKSHDFJDH YAN KARAKTER DE OLUR, TAMAM 😐
Profile Image for Burcu Büyükyıldız.
Author 6 books278 followers
February 13, 2017
Bir Günah Gibi ve Çilek Mevsimi'nden tanıdığımız KUZEY ve SELİN'in hikâyesi yakında raflarda... <3

Profile Image for Ilknur Erden.
169 reviews9 followers
February 26, 2017
Bitti. gerçekten okudum ve bitti. Kitabı dün alıp imzalatip okumaya başladım ve su An itibari ile bitirdim. Sevgili yazarımız için diyecek bir şey yok zaten yine mükemmel bir is çıkarmış. Kitabın görselliği bir harika içi dışı diğer kitaplarında farklıydı özellikle iç sayfalardaki görseller gerçekten çok güzel olmuş. Kitabın bir kısmını zaten watpad okumuştum orada öyle bir yerde bitmişti ki kitabın çıkmasını beklerken bir iki yaş yaşlanmış olabilirim. kitabı en başından okudum zaten ilk kısımlarında da değişiklikler mevcuttu. Kuzey şimdiye kadara yazdığı diğer erkek karakterlerden oldukça farklıydı gerçekten çok zor bir insan di ve bütün o lakaplarıı fazlası ile hakkediyordu. hatta az bile kalmış Selin é gerçekten tebrik etmek lazım allem etti kallem etti kaptı adamı
Profile Image for Öznur (kendimizeaitbiroda).
395 reviews55 followers
March 25, 2017
Yorumun aslı : http://kendimizeaitbiroda.blogspot.co...
Kitap yorumuna geçmeden önce kitabın tasarımından bahsettmeliyim. Tek kelimeyle düşündüklerimi ifade edecek olsam kesinlikle "bayıldım!" derim. Kitabı ellerime aldığım günden beri gözlerimi alamıyorum. Kapağın, cildin kitabı bu kadar güzel detaylarla yansıtması...çok, çok güzel. ❤️
Şimdi... Gelelim kitaba. Kitapta ciddi manada sağlam bir kurgu, son derece güzel işlenmiş aşk ve tutku var. Olayların nasıl şekilleneceğini, birbirlerine nasıl bağlanacaklarını merak ederken adeta çatladım. "Burada bırakamam, bir bölüm daha, bir bölüm daha..." derken kitabın sonuna geldim. Ve kitabı okuduğum tüm süre boyunca yüzümde aptal bir sırıtış, dilimde bitmek bilmeyen şarkılarla dolaştım durdum ortalarda. Şarkı konusuna girmek istemiyorum, onu okurken keşfedeceksiniz. Sırıtışlara gelirsek... Kuzey sahneye her çıktığında siz de kendinize engel olamayacaksınız zaten.
"Buz pelerin" lakabını hak edecek kadar soğuk, girdiği hiçbir davayı şansa bırakmayacak kadar başarılı, aklına koyduğu hiçbir şeyden vazgeçmeyecek kadar kararlı avukatımız Kuzey Doğan...
Güçlü ve dimdik duruşuyla hayranlık uyandıran, istediğini almak için her zorluğa göğüs gerebilecek kadar cesur, başarılı, güzeller güzeli iç mimarımız, Selin...
Ve hayat, ya da Selin'in planları demeliyim :D, karakterlerimizi bir araya getiriyor. Ve her şey, bundan sonra başlıyor.
Sevgili buzdolabımız, Kuzey, bal arısı halleriyle beni yer yer kızdırsa da , pervaneye dönmüş haliyle ayaklarımı yerden kesmeyi başardı. Genlerine işlenmiş bir odunluğu olsa da Selin o odunun içindeki pervaneyi öyle güzel ortaya çıkardı ki... Ahh...❤️ Kuzey ve Selin'in diyalogları ise harikaydı.
Kitapta Kuzey ve Selin'in hikayesinin gelişimini okurken aynı zamanda geçmişten gelen karakterlerimiz ve çözmemiz gereken sırları var. Anlayacağınız, iki katına çıkmış merak kaçınılmaz. Ben her dakikasından büyük bir zevk alarak okudum kitabı. Şimdiyse, bir an önce yeni kitaba kavuşmaktan başka bir şey isteyemiyorum. Umarım en kısa sürede ellerimizde olur. Burcu Büyükyıldız kalemiyle hala tanışmadıysanız acele edin artık bence. ❤
Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews454 followers
not-interested-anymore
September 9, 2017
selam every single kız kuruları.
siz Burcu'mun kuzey'i ile tanışmadınız de mi :)))) tanışmayın zaten. yani karar veremiyorum ya. Burcu'nun diğer heriflerini biliyosunuz, daha Yağız mı Sarp mı (sorry Demirjim) ama KUZEY BAMBAŞKA.

yani şimdi ben wattpadden okuyordum tabi ki, sonra en pis yerine, sanırım ikinci bölüm asfasdf bıraktım. çünkü baktım fena geliyor oğluşum... dedim hasretinden prangalar eskitirim bölüm beklerken. bağrıma taş bastım okumadım.
arada girip mevcut bölümlere göz atmak sayılmaz. asdfadsf

çıksa da Kuzeyjiğime fangirllük yapsam :D
xoxo
iko
Profile Image for Nurhayat Turna.
358 reviews17 followers
April 7, 2017
Bazı aşklar gerçekten gökkuşağı gibi, renk renk ve bu renklerin de kendilerine göre bir hikayeleri var. Cezayir Menekşesi de aşkın en koyu ve gizemli tonu olan morlara bürünerek biz okullarıyla buluştu. Ve o bekleme kitabı bitirdikten sonra ne denli değdiğini okuyan anlıyor. Ama keşke “bitmese” denilecek bir kitaptı.

Aşkın Renkleri Serisi'nin üçüncü kitabı Cezayir Menekşesi. Kuzey seri boyunca karşımıza çıkıp merakımızı cezbeden en gizemli karakterdi bende ve okuyunca onun bu denli baş döndüren bir adam olacağını fazla hayal etmemiştim. Kuzey Doğan çok başka bir adam. Kendinden çok emin, çok kararlı, ne istediğini bilen ve alan bir adam. Tuttuğunu koparan gözü kara bir avukat. Selin Soydan en sevdiğim kadın karakterlerden biri oldu. Tek istediği sevdiği adamın da onu sevmesi olan güçlü bir kadın. Geleceği parlak bir iç mimar.

En yakın arkadaşı Emine'yle birlikte katıldığı yılbaşı partisinde hayatının aşkını bulacağını hiç düşünmemişti Selin ve ilk görüşte vurulduğu Kuzey'in peşine düşmesiyle başlıyor hikaye. Yeni yıla girerken dilediği tek şey ise "tutku dolu bir aşk" oluyor, Kuzey'in de içinde olan. Tabi Kuzey'in arkadaşının patronu olması ve yeni alacağı evine iç mimar araması ekmeğine yağ sürüyor. Bir araya gelmelerinin sonrasında olanları kitaba saklamak istiyorum. Merak ettiyseniz ille de alıp okuyacaksınız da.

Söylemem gereken bir şey daha var. Her kitabında bir adım daha yukarı çıkıyor Burcu Büyükyıldız ve bu kitabı öncekilerden bir adım daha önde (tabi ki ben sadık bir okur olarak Çilek Mevsimi always diyorum!) Karakterlerin her biri başarılıydı ve aralardaki diyaloglar gerçekten iyiydi. Eğlenceli, duygusal, öfkeli ve sevecen Kuzey okumak paha biçilmezdi. Romantizmi aksiyonla harmanlanan kitapları okurken aldığım keyif çok başka benim ve Cezayir Menekşesi benden tam puan almayı başarırken bunu sonuna kadar hak da etti.

Akıcı anlatımıyla okuyanı yormayan son sayfaya kadar sürükleyen bir kurguya sahip. Her olayla sizi kendine çelik halatlarla bağlı tutuyor. Çok fazla detaya girip ipucuna boğmak istemiyorum ama her olayın birbirini tamamlayan mantığı olaması çok hoşuma gitti. Her şey yerli yerinde bir bütün olarak şahaneydi. Kitabın kapağı, ayracı, cildi... Her biri çok güzeldi ve tasarımı en beğendiğim kitap oldu. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Aşkı, tutkuyu ilişkilerinize kadar hissetmek ve sizi soluksuz bırakacak bir kitap arayışı içerisindeyseniz Cezayir Menekşesi kitabını öneririm.

http://sonsayfasiask.blogspot.com.tr/...
Profile Image for Beliz.
407 reviews19 followers
March 2, 2017
Cezayir Menekşesi...Benim için sabır,özlem,kavuşmak ve biraz da eve geri dönmek gibiydi.O huzur ve o mutluluğu her sayfada iliklerime kadar hissettim.Ve şunu söylemeliyim ki evde olmak muhteşem.Kitabın çıkacağını duyduğum ilk andan beri içim kıpır kıpırdı zaten ama ellerime alıp okumaya başladığımda gerçekten çok mutlu oldum.Selin ve Kuzey'i zaten uzun zamandır bekliyordum.Ve emin olun her saniyesine değdi. Beni en çok etkileyen kısımda kitabı aldığım ilk andan beri Feridun Düzağaç-Alev Alev'i dinliyorum ve bitirdiğimde playlistte olması çok güzeldi <3333 Ve şarkıda da dediği gibi alev alev yandığım doğru :D O nasıl bir tutku,nasıl bir ateş..Mest oldum okurken. Biraz da tehlikeli ve heyecan doluydu.Bir de o son kısımlar… Burcu abla her zamanki gibi beni aldı içinde sadece Kuzey ve Selin'in olduğu büyülü bir kar küreye usulca bıraktı sanki.

Selin gibi güçlü ve delice aşık kadınları okumaya bayılıyorum.Onun başlardaki tedirgin ve çekimser halinden kurtulduğunu okumak inanılmaz zevkliydi.Ondaki değişimi görmek,Kuzey'le olan her yakınlaşmasında ona olan aşkının yoğunluğunu hissedebilmek çok güzeldi. Bazı yerlerde' Hadi Selin süründür onu kızım,delirt o buz şelalesini!!!' diye çığlıklar attığımı da inkar edemeyeceğim.Çünkü Kuzey çok kaşınıyordu :D Başlarda kurduğu planı uygulamaya çalışırken kendini kaptırması, Emoş’la olan arkadaşlığı (Emoş denildiği anda aklım ‘kız sarı cadı’ geliyor :D),tüm o tehlikeli ve korkunç olaylar karşısındaki cesareti,Kuzey onu her kırdığında içten içe parçalansa da takındığı o dik ve kendinden emin tavır,gerçekleri öğrendiğinde gösterdiği asalet..İşte bunlar bir karakteri özel yapan şeyler.Burcu ablanın yazdıklarını sevmemin asıl nedeni bu.O yazdığı karakterleri bir sürü farklı açıdan görmeni sağlıyor.Ve beni karakterlere bağlayan ‘o’ şeyin de bu olduğuna inanıyorum.

Kuzey çok güzel ama çok zor bir adamdı.Buzdan kalesine kendini kilitlemiş olan BuzKral aşka eriyor kolay mı? Kendiyle verdiği tüm savaşlar,o ikilemler,(inkar etse de) kandırılmaktan korkuyor olması,aşka inancının hiç mi hiç olmaması,çatık kaşları,,kıskançlıkları,tutkusu,ateşi…Hangi kadın karşı koyabilir ki? Ben koyamazdım o kesin :D Avukat Kuzey Doğan çok çekici bir adamdı ancak Selin’in Kuzey’i bir efsaneydi.Selin’i korumak için aldığı riskler beni çok etkiledi.Buzdan Kral eridi,bitti ya daha ne diyeyim size?

Ve Barut sahneleri...Söyleyecek bir şey yok.Meraktan çıldırmamak için dua etmekten başka çarem kalmadı.Okurken kitaptan Kıvılcım’lar çıkacağını şimdiden görebiliyorum..

Profile Image for Damla.
288 reviews7 followers
March 14, 2017
Dun gece baslayip bu sabaha karşı bitirdim heyecandan buraya currenly reading e bile ekleyememisim. Aksama asil yorumu giricem umarım
TAM BİR AY OLMUŞ AMA YORUMUM ŞÖYLE
Cezayir Menekşesi…İçi de dışı ayrı güzel kitap…
Cezayir Menekşesi benim yaklaşık iki buçuk yıldır heyecanla beklediğim bir kitaptı. Ön siparişe açıldığı gün ben de siparişimi verdim fakat kargo beklemeye dayanamadığım için bir Cuma günü attım kendimi D&R’a, kocaman sarılarak aldım kitabımı. Bu kitaptan beklentim de çok yüksekti tabii çünkü Burcu Büyükyıldız’ın yazım kalitesini, dilinin akıcılığını ve kurguda özgün detayları kullanma yeteneğinin hep büyük hayranı olmuşumdur. Bundan önceki üç kitabı da bu çizgideydi ve bence Cezayir şimdiye kadar kaleme aldığı en güzel hikaye. Peki bu kitabı o gerçekten çok sevdiğim ve gözüm kapalı tavsiye ettiğim üç kitaptan ayıran neydi?
Öncelikle karakterler. Selin Soydan ve Kuzey Doğan kitabımızın ana kahramanları. Genel anlamda romancılığın en önemli noktası bir karakterin doluluğudur bence. Havada asılı kalan kişiliksiz, 100 sayfada yeni birine dönüşen karakterler bana çok zayıf gelir. Bu kitaptaki karakterler olaylar karşısında kimliklerini kaybetmiyorlar. Yani evet klişe bir konu soğuk ulaşılamaz erkek ve ona aşık kadın di mi? Böyle çok işlenmiş bir konuda özellikle erkek karakterlerin değişip sonunda sevgi pıtırcıkları olduklarını çok okuduk ve eminim hepimiz içimizden bunların ne kadar sahte olduğunu düşündük. Ama Kuzey böyle bir adam değil, aşk sayesinde karakteri değişmiyor ya da dışarıdan soğuk görünmemeye başlamıyor bir anda, o hep aynı buzdolabı, sayfalar ilerledikçe hem biz onu daha iyi tanıyoruz hem de o kendi içinde büyüyor. Aynı durum Selin için de geçerli. Selin ilk sayfadan niyetini belli ediyor, ben aşk istiyorum diyor ve bu aşk için elinden geleni ardına koymuyor. Bunu yaparken de ne kendi ilkelerinden ne de tarzından ödün vermiyor. Tarz evet, çok güzel giyiniyor ya… Okurken o topukluların sesini duyuyor, kendine güvenen güzel ve güçlü ve zevkli kadın karakterleri ne kadar özlediğinizi fark ediyorsunuz.
Bu kitabı çok sevmemdeki bir başka detay da kurgusunun akıcılığı. Evet romantik bir kitap ve hayır sadece aşk kitabı değil. Arka planda örülen oyunlardan tutun geçmişin günümüze olan müdahalelerine bir sürü farklı açı, romandaki kurguya besin oluyor. İçindeki o hafif aksiyon sayesinde sayfaların nasıl aktığını anlayamıyorsunuz. Bir başlayınca “aman burası da sıktı yarın devam ederim” diyebileceğiniz tek bir yer olmuyor. Billur tuz gibi kendisi, akıyor da akıyor  Ve bu aksiyon günümüzdeki bir çok kitapta gördüğümüz abartı, kanun üstü bir aksiyon da değil. Yerinde tadında ve sınırlarını biliyor. E bu da Burcu Büyükyıldız’ın nerde ne kadar hayal gücü ne kadar gerçeği kullanacağını çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor.
Akıcılık demişken bu kitabın akıcılığındaki en büyük etkenlerden biri de diyaloglar. Gerek Kuzey ve Selin arasında olsun gerek Selin ve Emoş diyaloglar çok doğal. Ne gereksiz, ağdalı asla gerçek hayatta duymayacağınız cümleler var ne de sokak ağzı lafların karakterlerin diline yapışması. Her şey tam ayarında, yakın arkadaşlarınızla konuşurmuş gibi hissediyorsunuz diyalogları okurken. Öyle samimi öyle gerçek. Aşk yaşamak, aşkı hissettirmek için bir karakterin şair olmasına gerek olmadığını görüyorsunuz. O duygu en basit sözcüklerle içinize işliyor. Kalın bir kitap olmasına rağmen çok öz bir roman. . Ve sadece diyaloglarda da değil bu, salıncakta Selin sallanırken rüzgardan benim saçlarım uçuşuyor sanki, öyle bir duygu
Ve son olarak söylemezsem içimde kalacak olan şey yan karakterler. Bir Emoş’umuz var ki o olmasa belki de Kuzey ve Selin diye bir şey olmayacak. Hem diyalogları çok komik ve akıllıca hem de kendi hikayesi ile ana karakterleri boğmadan varlığını kayda değer bir şekilde sürdürebiliyor. Böyle dengeli bir yan karakter okumayalı olmuştu bayaa.

Daha fazla uzatmadan yorumumu burada noktalıyorum. Okumayan herkese çok çok çok öneriyorum emin olun bu kitaptan sonra mor ve kar gözünüzde farklı anlamlar taşıyacak. Burcu abla daha önce de söyledim ama buradan da söyleyeyim, döktürmüşsün. İki buçuk yıllık beklentimin bile üstünde alıp içimde taşmak istediğim Kuzey ve Seline çok yakışan bir kitap oldu Cezayir. İçi de dışı da çok güzel. Ellerine emeğine yüreğine sağlık.
Profile Image for Harmonyofbooks.
501 reviews213 followers
April 8, 2017
Yazardan ilk Bir Günah Gibi kitabını okuyup onu ciddi anlamda beğenmediğimde bir daha herhangi bir kitabını okumayı pek düşünmüyordum ama son kitabı oldukça ilgimi çekti ve ufaktan bir hevesle okumaya başladım. Tek kelimeyle zerre beğenmedim. Baştan sona beni irrite edecek kadar itici hislerle okudum. Öncelikle umarım değinmek istediğim konuyu mantıklı bir şekilde açıklarım. Günümüz aşk romanlarında kitapları iki türe ayırabilirsiniz. Birincisi aşkın ağır bastığı ve yakınlaşma kısımlarına üzerinden değinildiği ya da o aşkı hissetmek için gerekli yerlerde detayı girildiği kitaplar. İkincisi ise türünün ve içerğinin zaten kapaklarından bile ayırt edip sadece hitap eden kişilerin merakını cezbeden kitaplardır. Bu kitaba başladığım gibi şehvete o kadar keskin değiniliyor ki bir an Grinin Elli Tonu'nu Christian'ın gözünden okumaya başladım sandım. Bu kadar ani değinilmesi ve kitabın yarısının bu tür kısımlardan oluşması beni nefret ettirdi. Değindiğim kısımları sineye çekebilirdim belki ama klişenin içinde boğulan bir konu olunca üzgünüm ama kesinlikle kabullenemiyorum. İlk gördüğü yakışıklı çekici adama aşık olan saf güzeller güzeli bir kız ve kadınlara hiç bağlanmayan artık okumaktan bıktığımız bir erkek karakter ki bu yazarın ilk kitabı değil. Ana konu yalnızca ikisinin bir araya gelmesinden ve aşklarına devam etmelerinden ibaret. Böyle olunca içim şişti. Bir de kendini asla sıyıramayan bir klişenin içinde yüzdüğü düşünülürse kesinlikle her satırla beraber beğenmeme hissiyatım artıp patlayacak duruma geldi. Aşk romanları konusunda çok geniş bir okuyucu olduğum ve artık elde olmadan ayrım yapabilecek kadar çok kitap okuduğum için böylesi bilindik bir konuyu, bilindik en itici dille yazdığı için yazardan ümidimi kesiyorum. Bir daha elime hiçbir kitabını almayı düşünmüyorum. Şunun altını çizmek istiyorum ki beni kitap boyunca rahatsız eden şey şehvet hissine bu kadar fazla değinilmesi değil, kitabın konusu güçlü olmadığı için bu hissin her şeyin önüne geçerek karakterlerin hislerini batırıyor olması. Bu türde benim kadar çok okuyan biri değilseniz kitabı beğenebilirsiniz ama ben yine de önermemekten yanayım.
Profile Image for Müjde.
499 reviews9 followers
March 8, 2017
Uzun bir süredir beklediğim bir kitaptı, özellikle de paylaşılan alıntıları okudukça daha da merak ederek bekleme işine devam ettim :)

Sonunda, kitabı muhteşem cildiyle ve bir o kadar muhteşem iç kapağıyla ellerimin arasına aldığım gibi bir solukta okudum, yalayıp yuttum. Beklediğimin her saniyesine değdi. Selin'in buzdolabı Kuzey'i nasıl aşkıyla erittiğini her sayfada yazar ilmek ilmek dokumuş, okurken oradaki duygular insanın içine işliyor. Kuzeyin sözleriyle Selini kırmasına her seferinde ne kadar kızsam da Kuzeyin Selinin hayatı için kendinden bile vazgeçişi bile ayrı güzeldi. Kitapta aşk, aile, dostluk ve aksiyon hepsinden vardı. Her sayfası ayrı bir heyecandı.

Kitabı bir solukta okuyup bitirdim. Sıradaki kitabımız Baran ve Lila'ya ait ve bu ikilinin maceralarını merakla bekliyorum. Ama en çok kitapta da adı geçen Barut ile Kıvılcımın hikayesini çok merak ediyorum.Yazarın kalemini ilk kez Çilek Mevsimiyle tanıdım ve takip listemde yer almaya başladı. Bu kitabını da diğer kitapları gibi şiddetle tavsiye ederim.

----------------------------------------


Kuzey gülerek ona yaklaştı. İncecik belini kavrayarak kendine çekti. "Korkuyor musun?"
"Sen korkmuyor musun?"
"Ben neden korkacakmışım?"
"Çünkü... Ben senin sevgilinim," dedi Selin gözleri onun dokunuşunun etkisiyle istemsizce kapanırken. "Ve birazdan ailenle tanışacağım. Arkana bakmadan kaçman gerek."
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Sevgi.
340 reviews
June 23, 2017
💜CEZAYİR MENEKŞESİ💜

Öncelikle şunu söyleyeyim Kuzey Doğan yaktı geçti, kavurdu ve kendine aşık etti.
Okurken kesinlikle ikisinin arasındaki tutkuyu hissettim.Her kelimesinden, her satırından keyif aldım ve gözlerimden mor mor kalpler çıkarak okudum.Ahh Kuzey ne adamdın nam-ı diğer buz pelerin, buzdolabı ama benim için sıcak su termosu gibi adamdı alev alevdi.Dışı buz içi yanardağı olan adamım.Selin'i yaktığın gibi bizi de yaktın.
Selin'de gözleriyle her erkeğin aklını başından alan plancı güzelimiz.Okurken Selin'i ayakta alkışladım diyebilirim.Azmin sonu zaferdir diye boşa dememişler.Ne yaptı etti buzdolabımızı kendine bağladı.Bazı yerler de azıcık naz yap Selin sürünsün biraz adamımız diye kızmadım değil.Ama oda haklı Kuzey'e dayanmak, karşı koymak mümkün değil.Özellikle de arsızca sırıtması ve "Sarışın" demesi yok mu kalp çarpıntısı sebebi😍😄
Bir yer var ki orada Kuzey'e çok çok kızdım.Selin'le birlikte bende üzüldüm😞Bazı yerlerinde baya şaşırdım ve tekrar tekrar aynı yeri okuduğum oldu.Kitap kesinlikle sürprizlerle doluydu.
Ayrıca diğer kitaplardaki karakteri ne zaman görsem mutlu oluyorum, onlarla özlem gideriyorum.😍(Hazar'ın büyük konuşmaları yok mu inşallah söylediği lafların hepsini yer 🙏😂😁Ben onun sürünen hallerini okumak için sabırsızlanıyorum😁)
Kitapta Barut'u her okuduğum yerde yine gözlerimden mor kalpler çıktı.Onu şuan o kadar çok merak ediyorum ki acaba ne oldu da bunlar oldu, böyle oldu diye aklımdan senaryolar üretip duruyorum.😄Emoşşş sen iyi ki varsın, senin gibi arkadaş herkese lazım.Selin ve Emoş'un planları❤Ben 😂
Okurken o Pınar cadısı ve Yılmaz'dan nefret ettim😒Pınar'ı elime verseler o anda saçlarını çevire çevire yolardım.😡 Yılmaz ise kötünün iyisiydi.😒Neyse ki planları geri tepti😄
Kuzey ve Selin çok başkaydı😍Sonlara doğru Kuzey tam yemelik, ısırmalık bir adam oldu😍Kuzey ışıkları sahnesi diyorum ve susuyorum😍😄O sahne kesinlikle efsaneydi💃Ve küçük kar tanemiz yaaa nasıl tatlıydın sen öyle😍
Kuzey'e babalık çok yakışmıştı.💜
Kısaca söylemem gerekirse(yoksa günler boyu yazabilirim)muhteşem bir kitaptı😍Anlatılmaz yaşanır.
Çifte Belayı da dört gözle bekliyorum😍
Profile Image for Turuncuyaska.
44 reviews6 followers
July 13, 2019
Yazarın Çilek Mevsimi'nden sonra en sevdiğim kitabı oldu. Bittiği için kalbi kırılan Pepe gibiyim şu an. 😢
Profile Image for Rabia Yentür.
24 reviews4 followers
April 18, 2017
Kar Taneleriyle süslü, ateşli bir masala varım diyorsanız bu kitap tam sizlik. ❄🔥 #kitapyorumu Burcu ablanın kitaplarını tek kelimeyle özetlemek gerekirse ben ‘ ateşli’ ifadesini kullanırdım. Birçok kitap karakterini sevmişimdir, âşık olmuşumdur ama sayılı karakteri yüreğimin başköşesine oturtmuşumdur. Kuzey de bunlardan birisi oldu. 😍 Öncelikle bu herife buzdolabı lakabını kim taktıysa çok ayıp etmiş. Adam yanıyor be! 😈😈 Selin'in arkadaşı Emoş'un şirketinde ki yılbaşı partisine katılmasıyla başlıyor masalımız. Kızımız ilk görüşte tutuluyor prensimize. Masal diyorum, prens diyorum ama aldanmayın. Bu o bildiğiniz masallardan değil. Bir kere o masallar da prensler hep sönük. Bu en sahiplenici olanından. 💘 Ve çook uzun zaman sonra, Kuzey kendine bir ev tutmak istiyor. Burada benim favorim olan Emoş devreye giriyor. Ev bir şekilde tutuluyor ancak bir iç mimara ihtiyaç duyuluyor. Ateşli sarışınımızın devreye girdiği yer burası. İç mimar olarak Emoş'un önerisi ile Kuzey ile görüşmeye gidiyor. Okuyanlar bilir, şu sahnede kahkahayı bastım. Ve bundan sonra bolcana ateşli, arada hüzünlerin serpiştirildiği masalımız tam anlamıyla başlıyor. Burcu abla kendini yine bir tık daha yukarıya taşıdı gözümde. Sen ne güzel yazıyorsun be kadın! 💖💖 Sahiplenici erkek candır bende yani. Burcu abla da bunu fazlasıyla veriyor. Ben zaten birkaç doz aşkın, birkaç doz aksiyonun, iki doz kıskançlığın, baya bir doz da ateşin olduğu kitaplara bayılırım. 😏 Kapak tasarımı zaten bir harika. Anlatılmaz yaşanır diyorum size sadece. Ellerine, emeğine, hayal gücüne sağlık Burcu abla. 😍 #alinti " İnsanın arzularını dinleyip, buna göre hareket etmesinin sağlayabileceği çok şey var. Ve zarar bunlardan biri değil..." Sözlerinin devamını içinden getirdi. Ama alacağın zevk kesinlikle bunlardan biri...
Profile Image for Derya.
64 reviews2 followers
April 1, 2017
İnanılmaz bir tutku sonsuz bir aşk. Bu kitabı okuduktan sonra aşka inanmamak imkansız...
Profile Image for Satıgül Yüksek  .
229 reviews13 followers
October 24, 2018

Mesleğinde başarılı bir avukat olan Kuzey geçmişinde yaptığı yanlış bir seçim ve sonrasında uğradı ihanet sonucu kadınların kalbine dokunmasına izin vermemiş, onları tek gecelik ilişkiler yaşayacak kadar hayatına almış.

Selin menekşe rengi gözleri ve sarı saçlarıyla tüm erkeklerin aklını başından alabilecek kadar güzel bir iç mimar, ama onun istediği tek bir erkek var, bir yılbaşı partisinde gördüğü, gri gözlü, çatık kaşlı, yakışıklı bir avukat.

Selin, Kuzey'in yanında çalışan arkadaşı Emine ile birlikte planlar yapmaya ve ilk görüşte aşık olduğu Kuzey'i kendisine aşık etmeye karar veriyor ve başlangıç için elindeki tek silah güzelliği.

Sevdiğim bir yazar Burcu Büyükyıldız, bu kitabını da beğendim, ama bir iki ufak eleştiri yapmam gerekirse özellikle 350. sayfaya kadar olan kısımda Kuzey ve Selin'in surekli tekrarlanan tutku ve aşk dolu günleri biraz daha kısa tutulabilirdi, sürekli bir ileri bir geri ilişkileri fazla sürdü bana göre, ayrıca Kuzey'in gözünden Selin'in çok çok abartılan güzelliği, Selin'in güzelliğini Kuzey'i aşık etmek için kullanmaya kalkmasını da pek sevemedim.

Kuzey her anlamda Selin' in ilkiydi ama o iki kadın birbiriyle çelisiyordu bence.
Profile Image for Gözde.
752 reviews40 followers
July 7, 2017
Ben türk yazar okumam. Bunu Goodreads istatistiklerimle de kanıtlayabilirim. Hadi çok popüler olmuş, kendilerini kanıtlamış türk yazarları okuyor gibiyim buna Sabahattin amcam bir örnektir. Ama yeni türk yazarları hiç okumuyorum. Belki sırf Pegasus'a güvendiğimden okuduğum Öznur Yıldırım bir istisna olabilir. Neyse aslında bu kitap bir serinin üçüncü kitabı, serinin adı: Aşkın Renkleri, en azından Goodreads öyle diyor. Eminim ilk iki kitapta bu karakterlerimizle karşılaşmışızdır ama ben o kitapları okumak istemedim. (Evet bu kitapta diğer kitaplarla ilgili biraz spoiler yiyoruz.) Çünkü ilk bu kitabı gördüm. Ephesus Instagram hesabında minik minik Cezayir Menekşesi alıntıları paylaştığı zaman önce çok tınlamadım. Artık nedense birkaç alıntı görünce hemen etkilenemiyorum. Ama Ephesus alıntı paylaşmaya devam etti, bende beğenmeye ve hatta alıntılara gülmeye. Sonra kitabın 500 küsür sayfa olduğunu görüp korktum. Birkaç satırlık komik bir alıntı için değer mi diye sordum kendime. Cesur biri değilimdir ama nedense okumak istedim. Öncelikle kitap gerçekten çok kalın. Ciddi kütük yani. Üstelik font büyüklüğü baya normal. O yüzden evet deliler gibi korkarak başladım. Ciltli olması benim açımdan çok başa bela oldu, mahvettim güzelim cildi. Okumayı bir türlü beceremedim yine. Önce kendime soruyorum kitabı beğendim mi? Açıkçası bilmiyorum. Çok fazla bir şeyleri anımsattı bana sanırım. Örneğin dudak ısırma Fiftydeki Ana'nın hareketidir. Şimdi sırf o yapıyor diye başka bir kitap karakteri yapamaz mı? Elbette yapabilir, yapsın tabi. Ama üstüne bir de Selin'in böyle masum oluşu hoşuma gitmedi. Çok masumdu. Zaten "o yeay bakire sadece benim yani" mantığındaki Kuzey kafasından hiç söz etmeyeceğim. Kitap genel olarak çok eroticaydı. Rahatsız oldum mu? Bilmiyorum sanırım ilişki dinamiklerine bağlanamadım. Ama Selin'in Kuzey'i elde etme çabaları hoşuma gitti. Artık bunun çok normal olduğunu ve neredeyse herkesin yaptığını da kabul etmeliyiz bence. Selin ara ara çok pasif kaldı o kısımlar beni sinirlendirdi. "Emoş" gerçekten çok nasıl desem karakter olarak güzel olsa da isim korkunçtu. Emine güzeldir, Emine'lere Emine olarak hitap edin lütfen. Kuzey'e gelecek olursak onu sevdim ama başka insanların fikirlerini çok umursamamasını sevemedim. Hep bu "consent" dediğimiz olayı çok algılayabildiğini düşünmüyorum. Evet farkındayım Selin karakteri her şeye dünden razıydı ama mesela şu damgalama olayı çok rahatsız ediciydi. Genelde Kuzey'in bu kadar dominant oluşu beni delirtti. Selin sonuçta bir porselen bebek değildi cidden. Ona başından hızlıca o nikahı kıymadan olan biteni anlatsaydı Kuzey böyle şeyler yaşanmazdı. Baştan almak gerekirae hikaye çok hızlı başladı bence. Kuzey bir kadını evinden kovuyor, kadın başkasıyla planlar yapıyor. Salih ve Ethem olayı var. Sonra pat Selin ve Kuzey yılbaşında beraber. Nasıl desem biraz kafam karıştı bu hızlılıktan. Kuzey kızı bulamıyor. Sonra pat dakikalar sonra Kuzey'in babası ve Tuğrul kaza geçiriyor. Ve bu olayların tamamı 22 sayfada gerçekleşiyor. Başıma ağrılar girdi. Bir bakışa bu kadar takması Kuzey'in çok tatlı. Cidden Eros'un oku gibi oldu olay. Selin'in bu kadar istekli olmasını çok beğendim, resmen delirmiş vaziyette olmasını da. Herkes Kuzey'den deli gibi korkarken Emine'nin aha kocam avukat onu alabilirsiniz belki demesi olmadı. Kurumsallık hiç yok o ayrı ama Kuzey farklı cevaplar vermeliydi gibi geldi. Daha sert daha "sen kim köpek?" modunda belki. Bence Selin ve Kuzey'in karşılaşmalarının komik olması da çok beklendikti. Odada kilitli kalmak ha? Akhan'ın ilgisi, ayak burkma olayı cidden mi? Come on dude? Akhan acaba bu kadar Selin'le ilgilenmese Kuzey böyle hızlanır mıydı? Emine'nin tüm çabaları, yardımı çok tatlı cidden. Emine'yi Emoş lakabı dışında sevdim. Yusuf Mert Kandemir çabasının pek işe yaramaması hoşuma gitti. Araba saldırısı sonrasında olan her şey çok komikti. Cidden kimse hiçbir şey olmamış gibi davrandı falan. Yılmaz'ın kalkıp Selin'in ofisine gelmesi ise bir hataydı. Yüzünü gösterme gerizekalı diye bağırdım. Selin'in Naz'ın sesini duyunca kıskanması güzeldi. Ama bu oyunda bu kadar duygu göstermemeliydi. Bilmiyorum kendini daha fazla tutabilir geri çekebilirdi bence. Ya kaçarsa korkusu çok ağır bastı. Anne ve babanın İstanbul'a gelişi, babanın yanlışlıkla kadının diğer adını söylemesi, ben bunları çok beklendik buldum. Hele kadının Ethem'in sevdiği kadın çıkması, Selin'in Ethem'in kızı oluşu çok beklendikti. Bir ara fazla beklendik yahu acaba yazar yapmaz mı dedim ama olmadı. Yılmaz beni çok eğlendirdi tıpkı Pınar gibi. Kötü karakter olmayı bir türlü başaramadılar. Barut ve diğer tüm yan karakterler bence çok fazlaydı. Çok çok karakter vardı benim için. Ama kitap tıpkı umduğum gibi çıktı yalan yok. Ben okurken eğlendim. Bazen kızardım bazen sinirlendim ama bu kitabı alıp okuduğuma hiç pişman olmadım. Benim için asla bir zaman kaybı olmadı. Ama hiçbir karakterin Kuzey gibi olmayacağını bildiğimden serinin hiçbir kitabını okumayı düşünmüyorum. Son olarak mesleklerden de söz edeyim içimde kalmasın. Herkes zengin, herkesin şirketi var herkes aşırı zeki. Bilmiyorum sanırım Selin başka birinin yanında çalışsa bunu sindirebilirdim. Ya da açık arttırmada Kuzey o rakamları söylemese içim rahatlayabilirdi. Fazla geldi bana. Bir de Selin'in neden Emine dışında görüştüğü başka arkadaşı yoktu? Kuzey kuzen kuzen takılırken Selin'in hiçbir arkadaşını ve dans dışında hobisini göremedim -ki dansı da göremedik. Evet 500 sayfalık kitap ama insan bekliyor böyle şeyler okumayı.


This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Özlem Kesim.
96 reviews5 followers
April 27, 2018
Sevgili Burcu Büyükyıldız'ın kalemi ile Çilek Mevsimi kitabıyla tanışmıştım. Başlangıcını sevsem de klişe bulmuştum. Yazarın bir kitabını daha okuyup öyle karar vermek istedim ve maalesef sonuç yine hüsran :( Yazarı o kadar naif bir hanımefendi ki kötü bir yorum yapmak beni üzüyor. Ama sevmediğim bir kitaba da sevdim, harika deyip geçmek öncelikle kendimi sonra sizi kandırmak olur. Sevenlerine ve yazara saygım sonsuz ama sevmediğim noktaları belirtmek isterim. Kitabın konusu, karakterleri tamamen klişeydi. Zengin, mevki sahibi, ulaşılması imkansız erkek karakterin hicbir kadına bağlanmak istememesi, kadınlarla sadece tek gecelik ilişkiler yaşaması, hayatına giren kadın baş karakterin hayatında gördüğü en güzel ve kusursuz kadın olması, başlarda ona sadece fiziksel olarak sahip olmak istemesi, birlikte olduktan sonra sana benden başka kimse sahip olamaz tek erkeğin benim horozlanmaları, anca kadının başına bir şey gelince aşık olduğunu(!) farketmesi, diğer yan karakterlerin gerçekçi olmaması özellikle çiftin anne babaları o ne genişliktir Yarabbi ! Ve daha bir sürü şey... Maalesef baştan sona klişe ve gerçekçi değildi bütün diyaloglar o kadar kalıptı ki... Aynı diyalogları ve karakterleri Fatih Murat Arsal'ın ve Asude'nin kalemi de dahil olmak üzere bir sürü kitap ve filmde görmüştüm. Ve hiç birini sevmemiştim. :( Çok sevenleri var biliyorum zaten çerezlik olsun kafam dağılsın hafif bir şeyler okuyayım diye okudum ama sanırım bana göre değil. Çerezlik bir şeyler istiyorsam Sophie Kinsella tarzı yazarlardan şaşmayacağım. Yazarın elimde Aşk Her Şeyi Affeder Mi? adlı kitabı da var onu da uzun bir süre geçtikten sonra okurum herhalde. Neyse kitapla ilgili söylencek, eleştirebileceğim daha bir sürü nokta olsa da bu kadarı neden sevmediğimi anlatmak için yeterli sanırım. Kitabın kapak,cilt ve sayfa tasarımlarına ise bayıldım o ayrı :D. Siz Cezayir Menekşesi'ni okudunuz mu? Klişelerden hoşlanır mısınız? Yorumlarınızı merakla bekliyorum sevgiyle kalın :)
153 reviews2 followers
February 6, 2022
Yetişkin içeriğe sahip olan Cezayir Menekşesi yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Sert ama bir o kadar da ılık bir romantik bir kitaptı.Eksik bulduğum tek yanı ise Kuzey ve Selin'e daha çetrefilli bir aşk yakıştığını düşünmem ve bir de aksiyonu eksik gibi geldi bana. Dış görünüşü sert ama yüreği pamuk gibi olan erkekleri hep sevmişimdir. Kuzey Doğan'da benim için böyleydi. Kuzey'de sevmediğim şey ise benim görüşüme göre Selin'i yalnızca bir cinsel obje gibi görmesi oldu.
Kitabın konusuna gelince
Kuzey Doğan sert,hırslı ve mesleğinde başarılı bir avukat,Selin Soydan ise güzelliği ve zekası ile herkesi kendisine hayran bırakan bir karakter. Bir gece Kuzey Doğan'ın partisine arkadaşının yanında yer alan Selin sahneye çıkan sert adam Kuzey Doğan'dan etkilenir. Bu da yetmezmiş gibi Kuzey'in dışarda bir kadınla konuşmasına şahit olur ve bu şahitliğe ise Kuzey'in yakınlarından biri şahit olur. Selin ister istemez sert adamımız başarılı avukat Kuzey'e aşık olmuştur ve arkadaşının yardım ile oyun içinde oyun oynamak Kuzey'e yakın olmayı başarmıştır. Gelin görün ki kimsenin kalbini ısıtmasına izin vermeyen Kuzey Selin'den de şüphelenir fakat kalbine de söz geçirememeye başlar.
Planlar ve oyunlarla kazanılan bu aşk en çok kimin canını yaktı?
Kuzey istediğini defalarca dile getirdiği Selin için gerçekliğe adım atabilecek miydi?
Profile Image for ofluyorumcu  Elif.
233 reviews12 followers
June 5, 2021
Baya sevdim kitabı 😍 hızla da okuyup bitirdim 👍🏻
.
Konusuna gelecek olursak; Kuzey eski nişanlısından dili yanmış ve hayatına kalıcı kimseyi sokmamaya kararlı, başarılı bir avukattır. Fakat bir yılbaşı gecesi, saat tam gece yarısında gördüğü ve sonrasında kaybettiği pırıltılı bakışların sahibini aklından bir türlü çıkaramaz.
.
Selin , güzelliği ve zekasıyla herkesi kendine hayran bırakan bir iç mimardır. Bir yılbaşı gecesi arkadaşının patronuna görür görmez aşık olur. Fakat bu adamı elde etmek imkansıza yakındır. Bu yüzden de arkadaşı ile ince ince dokuyup işledikleri bir plan yaparlar.
Bu plan ile birlikte başlayan olaylar nasıl gelişip sonuçlanmış, orasını okuyup öğreniyoruz 😉
.
Kitapta sadece kuru kuru aşk yok. Bir takım kişiler ve aralarında olan intikam savaşı da mevcut. Bir yerden sonra bütün olaylar birleştiğinde bize küçük bir aksiyonda yaşatıyor 😍 Genel olarak kitabı sevdim ve keyifle okudum.
Profile Image for Büşra Kırtıl.
28 reviews4 followers
March 17, 2017
Güzel bir kitabı bitirmiş olmanın verdiği hissi birçoğumuz biliyoruz değil mi? Benim için bu his; böyle inanılmaz güzel ama küçük bir dilim pasta yemek gibi :D
Asla yetmemiştir ama tadı da hâlâ damağınızdadır...
Cezayir Menekşesi de aynı hisleri yaşattı diyebilirim. Elimden bırakamayıp büyük bir zevkle okuyup bitirdim ama "daha yok muydu?" demekten de alamadım kendimi.♡♡
Karlı bir gecede, yeni yılın ilk saniyelerinde buluşan gözler ve aslında daha o anda başlayan bir aşk. Selin'in o gece söylediği şu sözler her şeyin başlangıcı aslında:
"Aşk istiyorum," diye mırıldandı kendi kendine. "Ayaklarımı yerden kesip bana kendimi unutturacak, tutkulu, ateşi damarlarımda dolanacak bir aşk istiyorum." Adamın ona daha dikkatle baktığını gördüğünde bedeni heyecanla kasıldı. Etrafındaki herkes kendi halindeyken, nefesi ciğerlerinde takılı kalıp kalbi göğüs kafesinde sert bir takla attı. "Bu aşka hak ettiği cesareti vereceğim, söz veriyorum,"

Selin'in cesaretine hayran kaldım diyebilirim. Kuzey zor bir adam çünkü. Geçmişte yaşadığı şeylerin de etkisiyle aşka kapılarını kapatmış bir adam. Belki de aşka hiç kapılarını açmamış, ta ki Selin hayatına girene kadar.
Tabii aşık olduğunu asla kabul etmiyor ama olsundu. :D
Biz onu öküzlükleriyle seviyoruz.^^
Ve Selin onun zorluğuna rağmen hiç vazgeçmedi. Güçlü ve pes etmeyen kadın karakterler favorim.
Kurgu da epey sağlamdı kitapta. Gizem ve heyecan unsuru gelişen olaylarla birlikte hep hissediliyordu. Bunlar da kitabı elimden bırakamamam için ayrı bir sebep.

Aşkı en güzel anlatan yazarlardan biri Burcu Büyükyıldız. Ve ben her yeni kitabında bu türde aradığım her şeyi bulabiliyorum. Cezayir Menekşesi de beklentimi fazlasıyla karşılayıp bana çok güzel saatler yaşattı. ^ ♡♡
Bu türü sevenler, bu kitabı okumanız için çok sebep var!
Profile Image for Selen.
130 reviews
December 15, 2020
Wattpad de yazılırken takip ediyordum. Ama o zamandan bu zamana bir sürü şey değişti. Artık bu kadar ağdalı uzun cinsel içerikli kitaplar beni sıkmaya başladı. O yüzden puanım 3.5 tan 4 oldu. O da yazarın hatrına.
Displaying 1 - 30 of 33 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.