Pericles was the most famous leader of the most famous ancient Greek democracy - and also the most controversial in his own time and ever since. Was he a brutal imperialist ready to oppress other Greeks, or a clear-eyed defender of Athens' need for power to survive in a relentlessly hostile world? How did his intellectual training in ideas that many Athenians regarded as dangerous make him the most persuasive leader Athenian democracy ever knew? Why was his personal lifestyle so idiosyncratic? How should we evaluate his responsibility for the suffering and loss of the Peloponnesian War? Thomas R. Martin's unique emphasis on the effect on Pericles of his family's notorious history, his youthful experiences as a wartime refugee, and his unusual education reveals a brilliant politician whose hyper-rationality could not, in the end, protect him or his community from tragedy.
Thomas Runge Martin is an American historian who is a specialist in the history of the Greco-Roman world. He currently holds the chair "Jeremiah O'Connor" in the Department of Classics at the College of the Holy Cross, where he teaches courses on the Athenian democracy, Hellenism and the Roman Empire.
His research field covers the history of ancient Greece and Rome and numismatics. He is author and co-author of several publications and articles, among which include Sovereignty and Coinage in Classical Greece (Priceton University Press, 1985), Ancient Greece: From Prehistoric to Hellenistic Times (Yale University Press, 1992), The Making of the West: Peoples and Cultures (Bedford/St. Martin's, 2 vol., 2001) and Herodotus and Sima Qian: The First Great Historians of Greece and China (Bedford/St. Martin's, 2009), all reissued.
Dr. Martin lives in Sutton, Massachusetts with his wife, Ivy Sun. He has two children, Alex and Andrea.
Source: Amazon & The History Series at Salisbury House & Gardens
Antik çağa dairen büyük sıkıntılardan biri döneme ait kaynağın az olması, olanın günümüze gelene kadar ne kadar aslına uygun kaldığıdır. Bu bağlamda alanda eser verenler ellerinde olmadan varsayımlarla hareket etmek zorunda kalırlar. Perikles üzerine yazılan bu kitapta da durum aynı, hatta en başta Martin, bu durumdan bahsederek görüşüne katılmayanlar olabileceğini söylemek nezaketini göstermiş.
İçeriğe gelince, Perikles ve çoğu çağdaşı, insanların -geçim gibi hayatta kalma kaygısı vb.- başka öncelikleri olduğundan uzun bir dönem üzerinde çok da kafa yorulmayan karakterler oldular. Kitabın sonlarına doğru yazarın da bahsettiği gibi artan kültürel gelişmeler ve insanların geçmişe bakış açısının değişmesiyle geçmişin karakterlerinin yaşamları ve düşünceleri önem kazanmaya başladı. Perikles'de gerek Peloponez savaşı gerek anne tarafından gelen "lanet" sebebiyle araştırılanlardan biri oldu.
Eserde en çok ilgimi çeken şeylerden biri, Perikles'in sofistlerle olan ilişkileri ve bu ilişkilerden yaptığı çıkarımların etkisi oldu. “Kederle karşı karşıyayken bilgiye dayalı muhakemede bulunmayı sürdürenler ve eylemleriyle en zor durumlara direnenler, ister devlet ister birey, en güçlü olanlardır." sözünü notlarım arasına kırmızı kalemle yazdım diyebilirim. Yazarın, Perikles'in yaşamının son demleri ve Aspasia ile olan ilişkisine getirdiği bakış açısı da aydınlatıcıydı.
Perikles'in şahsında Sparta-Atina ilişkilerine dair bilgi sahibi olmak ve Delos Birliği'nin işleyişi hakkında detayları öğrenmek isterseniz sıkmayan anlatımıyla bu kitap doğru bir seçim olabilir...
Bir kaç alıntı daha ekleyerek incelememe son vereyim:
"Mutluluğun özgürlük ve özgürlüğün cesaret olduğunu görün ve onları örnek alın." Perikles 'in Cenaze Söylevi'nden.
"Yurttaşlarına her zaman söylediği gibi amacı, olayları yönlendirebildiği sürece, onları sonsuza dek ölümsüz kılmaktı. Yaşadığı dünyada en kıy kaynak olan insan yaşamını, felaketle biteceğini tahmin ettiği, üzerinde düşünülmemiş bir gövde gösterisi uğruna hiçbir zaman harcamama kararı, Perikles'in bilgiye dayanan muhakeme yönteminin bir parçasıydı."
Perikles ile ilgili kaynakların az olması sebebiyle hayatını detaylı olarak okuyamıyoruz maalesef ancak biyografinin yazarı bu boşluğu tarihsel olaylarla doldurmuş. Bu da eskiçağcı olmadığımdan ötürü pek bilgimin olmadığı bu konuları anlamamı sağladı.