Jump to ratings and reviews
Rate this book

Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu

Rate this book
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?, Gürpınar’ın ve dönemin farklı romancılarının klasik şablonunun aksine bu sefer yaşlı kadın - genç erkek ilişkisini anlatıyor. Eşini kaybetmiş orta yaş üstü bir kadının genç bir avukatla evlenme isteği, aile üyeleri tarafından engellenir. Vodville orta oyunu arasında gidip gelen eğlenceli ve sürükleyici bir Gürpınar romanı.

137 pages, Paperback

First published January 1, 1927

Loading...
Loading...

About the author

Hüseyin Rahmi Gürpınar

121 books222 followers
Hüseyin Rahmi Gürpınar was a Turkish writer and politician.

Gürpınar was the son of a family close to the Ottoman court, born in Istanbul. Having lost his mother at an early age, he was sent to Crete where his father was an Ottoman civil servant, however he was soon sent back to Istanbul, where he was brought up by his aunts and grandmothers in Istanbul.

Gürpınar started writing fiction at an early age. He became a civil servant, then a writer and journalist. He later served as a member of parliament in the early years of the Turkish Republic between 1935 and 1943.



Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
15 (24%)
4 stars
28 (45%)
3 stars
14 (22%)
2 stars
4 (6%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
203 reviews30 followers
January 22, 2018
Bayram değil seyran değil enişte bu öyküyü niye anlattı bize. Komşu evde neler oluyor meraklısına eğlenceli bir kitap...
Profile Image for karakedidalis.
70 reviews3 followers
November 1, 2022
“bizim mahalle halkının başlıca eğlencelerini kaynanamın sevdaları teşkil eder.” kitabın arkasında yazan, beni okumaya teşvik eden alıntılardan biri. hüseyin rahmi okumalarıma tam gaz devam ediyorum.

başta “kaynanam nasıl kudurdu?” sorusunu mecazen soruyor sansam da hakikaten kuduzun işin içine gireceğini tahmin edemedim. ali harun karakteri kadınlara dair olan tiradı dışında pek zeki, okuması keyifli bir karakterdi. kuduz taklidini o kadar başarılı yapıyor ki anlatıcımız bile ayırdını edemiyor. helal olsun valla esrarı mesrarı bırakıp mesleğe atılsın dedirtiyor insana.

burç falı bakan üfürükçü hocanın olduğu kısımları okurken de çok zevk aldım. yazarın burçlara ve falcılara dair düşüncelerini de öğrenebiliyoruz bu satırlarda. “…dünyanın siyasetiyle meşgul oluyorlar. büyük vakalara dair atıp tutuyorlar. tesadüf ettirebilirlerse şöhretleri artıyor. büyük servetler ediniyorlar.” sonrasında yerli ve milli üfürükçü hocanın çalışma koşullarını anlatıyor, batılı falcılara nazaran düşük gelirli olmasına dikkat çekiyor. “bizim hangi sanatkârlarımız deha ve hüneriyle refaha eriyorlar ki büyücülerimiz zekâlarından müstefit olsunlar…” aynen öyle. dolandırıcımız bile sefil.

azmiye adlı dalkavuk karakterin de çok iyi işlendiğini düşünüyorum. batan gemiyi ilk fareler terk eder misali sürekli yaltaklanıp akıl verdiği, manipüle ettiği efendisi kuduz oldu sanınca nasıl da topukluyor ortalıktan…

sanki vehibe hanımdan yana bir sürpriz gelse daha eğlenceli olurmuş, damat bey ve ikisi çok mülayimler diğerlerine göre. belki de denge öyle sağlanmıştır, bilemeyiz.

ara ara sesli güldüren kısımlarıyla, burçlar ve falcılık konusundaki dokundurmalarıyla ve gerçekten evlere şenlik olay örgüsüyle oldukça sevdiğim bir kitap oldu.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for bihter sabanoglu.
44 reviews6 followers
June 19, 2026
Kitap hem konu hem üslup açısından Jerry Springer show kıvamında ilerler, ben de pijamalarımla 20lerin Samantha Jones’u Makbule Hanım’ın genç sevgilisiyle odasına kapanıp içki alemleri yaptığını, uşağının oğluyla beraber olup kızının ise kocasını kendisine karşı fişteklemeye çalıştığını okurken öyle bir pasaj geldi ki yanlışlıkla bilgisayarımda açık duran başka bir kitaba geçtiğimi sandım. Ve şöyle bir doğruldum. Mezkur pasaj şu: “Bir ölüyü çürümekten muhafaza için icat edilen çareler hep gülünç şeylerdir. Kurşundan, çinkodan, nikelden kaç tabut içine saklarsak sakla, tabiat alacağını bırakmaz. Eski Mısrilerin üç dört bin senelik tabutlar ve sargılar içinde sırıtan mumyaları edebiyetin henüz dört saniyesini bile geçirmemişlerdir. (…) Carcasse tu trembles. Tu tremblerais bien davantage, si tu savais où je te mène.” Yani “Leş, titriyorsun. Halbuki seni nereye götürdüğümü bilseydin iyice zangırdardın.”

Sözün sahibi günümüzde Paris’in Marais bölgesinde şık bir caddesi bulunan general Turenne; savaşta bazen istemsizce gelen titremelerini durdurmak için kendi kendine yüksek sesle emir verir ve bu tonda konuşurmuş. Dolasıyıyla “leş” addediği kendi bedeniymiş. Gürpınar’ın bu beklenmedik derinliği, varoluşsal pesimizmi ve Nietzsche göndermeleri beni müthiş şaşırttı. Kendim de hem entelektüel açıdan bir vaha hem de komik bir insan olmama rağmen nedense Gürpınar’ı pop kültür ağzıyla konuşuyor diye hor görmüş, değerini bilmemişim. Özür dilerim Hüseyin.
Profile Image for Exxgi.
11 reviews
January 30, 2025
Eğlenceli bir anlatı evet ama Hüseyin Rahmi Gürpınarın potansiyelinin çok altında. Yeterince tuhaf değil yeterince vaaa faktörü yok bazı olaylar da iyi bağlanmamış biraz zor bitirdim
Profile Image for bhabier.
44 reviews
July 14, 2026
entrika ordinaryusu ve dunyanin en komik insani huseyin rahmi🤍🤍
Displaying 1 - 6 of 6 reviews