Bu piyesi, soylu Macar milletinin 1956 yılında hürriyet ve bağımsızlığını geri almak için giriştiği destanlık savaşta vahşîce, gaddarca, kalleşce öldürülen kadın, erkek, genç, ihtiyar, üniversiteli, işçi, aydın, onbinlerce insanın aziz ve yüksek hâtıralarına sunuyorum. Onlar hürriyete, bağımsızlığa, bir kelime ile mutluluğa en az bizim kadar lâyıktılar; o gün bugün yaşayanlar kadar...
2 Eylül 1918 tarihinde Akşehir’de doğdu. İlk ve ortaokulu Akşehir’de okudu. İstanbul Lisesi’nin yatılı kısmında okurken bu lisenin yatılı kısmının kapatılması üzerine kaydını Konya Lisesi’ne aldırdı ve liseyi burada bitirdi. (1936). Lise yıllarında Tarık Nazım müstear ismiyle hik(ye ve şiirler yazmaya başlayan Tarık Buğra, İstanbul Üniversitesi Tıp ve Hukuk fakültelerinde bir süre okuduktan sonra kaydolduğu Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümü’nün son sınıfında ayrıldı. Askerlik hizmetinden sonra Şişli Terakki Lisesi’nde muallim muavini olarak işe başladı.
Cumhuriyet gazetesinin açtığı yarışmada Oğlum(uz) adlı öyküsüyle bin liralık büyük ödüle layık görüldüğü ilan edildi. (1948). Ancak, Tarık Buğra’ya bu para yerine altın bir kalem ödül olarak verildi. Aynı yarışmada Doğan Nadi’nin bölük komutanı birinci ilan edildi ve bu zatın hikayeci olarak adına ikinci bir kez daha rastlanılamadı. Yine de bu ödül neticesinde aldığı yoğun iş teklifleriyle basın hayatına atılma konusunda cesareti artan Tarık Buğra, Akşehir’e dönerek Nasrettin Hoca gazetesi’ni çıkardı (26 Temmuz 1949-28 Haziran 1952). Milliyet gazetesi, Vatan, Yeni İstanbul gazetesi (1952- 1956), Yol Dergisi (1968) ve Tercüman gazetesinde (1970-1976) sanat sayfaları düzenledi, fıkralar yazdı, yazı işleri müdürlüğü yaptı. Hisar dergisi ve Türkiye gazetesinde de yazan Tarık Buğra, 26 Şubat 1994 tarihinde İstanbul’da öldü.
Tarık Buğra’nm oyunu (1966) • Sovyet işgaline karşı Peşte’de 1956’daki kanlı ayaklanmayı konu edinen ve yazarın "Macar milletinin 1956’da hürriyet ve bağımsızlığını geri almak için giriştiği destanlık savaşta gaddarca öldürülen on binlerce insanın hâtırasına sunduğu" üç perdelik piyeste olay, Agonyalılar tarafından istilâya uğramış Militanya’nın başkentinde, Sen Peter kolejinde geçer. Kollanarak soruşturulan parolalarla öğrenciler, şair Yansı hariç, birbirlerinin yeraltı direnişine bağlı olduklannı öğrenirler. Bir halk ayaklanmasının, kukla hükümet tarafmdan çağnian Agonya kuvvetlerince bastırılması, bu gençlerinde ancak daha bir süre için hürriyetten mahrum kalmalarını gerektirecektir. Bu arada kolejin ve o bölgenin yeraltı direnişini yöneten yardımcı öğretmen Erin, işgal ordusundan bir albaya telefon ederken yakaladığı Molin’i, vereceği haberlerin yanıltmaca olduğunu bilmeden, öldürür. Acele kurulan yeni Hoygi hükümetinin bir sözcüsü, tutuklulardan direnişi bırakıp işlerinin başına dönmelerini isterse de, eşkıya muamelesi görmeye razı Erin ve sevgilisi Helen, sonra kolej müdürü ile Tökil bu teklifi kabul etmedikleri için, askerler tarafmdan götürülürler.
Oyun ilk defa Ankara’da Devlet Tiyatrosu’nda oynandı (1966), İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosu tarafından da Münih ve Frankfurt’ta temsil edildi (1967).