Jump to ratings and reviews
Rate this book
Rate this book
Bu kitap, 25 Temmuz 1988 – 13 Şubat 1989 tarihleri arasında, Haftalık DİRİLİŞ Dergisi’nde FİZİKÖTESİ AÇISINDAN başlığı ve DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan yazılardan oluşmuştur.

İÇİNDEKİLER

7 Kurban
11 Tanrı Işığı Sönmez
15 Yol
18 İslâmın İnsanlık Mesajı
23 İnanç Problemi
27 Tanrı Düzeni ve Metafizik I
30 Tanrı Düzeni ve Metafizik II
33 Usûl
38 Perde Devrildiği An I
43 Perde Devrildiği An II
48 Putlaştırma
53 Yardım
59 Medeniyetimizin Büyük Krizi I
64 Medeniyetimizin Büyük Krizi II
71 Medeniyetimizin Büyük Krizi III
75 Medeniyetimizin Büyük Krizi IV
81 Medeniyetimizin Büyük Krizi V
87 Medeniyetimizin Büyük Krizi VI
93 Medeniyetimizin Büyük Krizi VII
98 Medeniyetimizin Büyük Krizi VIII
104 Medeniyetimizin Büyük Krizi IX
111 Medeniyetimizin Büyük Krizi X
116 Medeniyetimizin Büyük Krizi XI
124 Medeniyetimizin Büyük Krizi XII
130 Medeniyetimizin Büyük Krizi XIII
137 Medeniyetimizin Büyük Krizi XIV
141 Medeniyetimizin Büyük Krizi XV
146 Medeniyetimizin Büyük Krizi XVI
151 Medeniyetimizin Büyük Krizi XII
159 İslâmın Dirilişi
Şiir
Hikâye
Piyes
Çeviri Şiir
Düşünce
Deneme
İnceleme
Günlük Yazılar
Söyleşiler
Röportaj
Konferans
Meydan Konuşması

164 pages, Paperback

Loading...
Loading...

About the author

Sezai Karakoç

135 books100 followers
Turkish writer, thinker, community leader, poet.

He graduated from the Faculty of Political Science at Ankara University and worked in the finance sector for many years. He is one of the pioneers of Turkish literature who aims at bridging traditional Islamic beliefs and modern poetic techniques.
He sees three essential elements for a poet. These three elements he calls Peer Gynt’s triangle, according to Karakoç, exists in Henrik Ibsen’s play, Peer Gynt. These three elements are: Poet must be himself. To be himself a poet must transform. Second element: a poet must be self content. Poet must love his art while being transformed by it. Thirdly, to be self-content, one must feel joy. This joy comes not from living but from letting live.

http://www.dirilisyayinlari.gen.tr/ka...

Sezai Karakoç (d. 22 Ocak 1933, Ergani, Diyarbakır), Türk şair, yazar, düşünür ve siyasetçi.

Karakoç şiirle ilgili görüşlerini yazmaya başladığı dönemlerden itibaren şiir anlayışını da yazmıştır. Bu konudaki düşüncelerini Edebiyat Yazıları adını verdiği 3 kitapta toplayan Karakoç'un Türk şiirinde son derece özgün bir yeri vardır. Onun şiiri metafizik bir şiirdir. Türk şiiri geleneksel yapısı itibariyle aslında metafizik bir şiirdir. Ancak bu özellik Tanzimat'tan sonra değişir. Sadece A. Hamit'te metafizik bir ürperti söz konusu olur. Onunla tekrar başlayan bu anlayış Cumhuriyet'in ilk yıllarında Necip Fazıl Kısakürek'te ve Ahmet Kutsi Tecer'de kendini gösterir. Bunlardan başka Yahya Kemal ve Asaf Halet Çelebi'de de metafizik anlayış görülür. Fakat bu metafizik unsurlar adı geçen hiçbir şairin şiir anlayışını açıklamaz, anlatmaz.

YTÜ Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Ali Yıldız'ın tespitiyle Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç'tur. Sezai Karakoç bunu modern şiirin diliyle yapmıştır. O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir. Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uygun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde geliştirmiştir.

Karakoç geleneksel şiire de yaklaşır, ancak dili farklıdır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır. Poetikasını anlattığı ikinci yazı Soyutlama ile ilgilidir. Nitekim modern sanat genel anlamda soyutlamaya dayanır. Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırakmış olur, tamamlanması için şairin tekrar somutlaştırması yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar yeni bir bağlama oturtması gerekir. Bunu da Diriliş kavramına bağlar.

Sezai Karakoç, şairin genel çizgilerini, pergünt üçgeni dediği üç ilkeyle anlatır. Peer Gynt, Norveçli yazar Henrik İbsen (1828-1906)’in en ünlü oyunlarından biridir. Karakoç, Pergünt’ün, hayatında bu ilkeleri yaşadığını belirtir ve bu ilkeleri şiire tatbik eder: Şair, Kendi Kendisi Olmalı: “Şairin kendi kendisi olabilmesinin biricik yolu, değişmek, başkalaşmaktır.”

Şair, Kendine Yetmeli: "Eserinin tohumunu ve geliştirecek iklimini, şairin kendi varlığından alması anlamına gelir yeterlilik ilkesi. Yâni fildişi kuleyi biz dışına çeviriyoruz; evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği güvercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli."

Şair, Kendinden Memnun Olmalı: "Eserin şairini sevinçle titretmesi demek bu. Şair, eserini sevmeli. Onu okşamalı, ama yaramazlıklarına da göz yummamalı. Beğenmediği davranışlarını gücendirmeden ona anlatmalı onu kendini düzeltmeye kandırmalı ve bunu da inandırmalı ona. 'Beni andırıyor, ah, beni o' demeli."

Memnunluk ilkesinin temeli, sevinçtir. Yaşama sevinci değil “yaşatma sevinci”dir.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (75%)
4 stars
1 (25%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
No one has reviewed this book yet.