Sonunda gerçekten edebi zevk veren bir kitap!!! Altını çizdiğim de çok yer oldu, çok şükür!
İlk hikayede “Bir sanatçı için, en öldürücü benzerliğin sanatı ile hayatı arasındaki benzerlik olduğunu düşünüyor.” diye bir cümle kurmuş, bu bana ilginç geldi çünkü Murathan Mungan’ın hikayeleri de hep kendi hayatına benzer zaten - illa ki bir gey karakter olur geyliği hayatını dikte eden; ya da karakter Mardinlidir, hikaye Mardin’de geçer. Bunun kötü bir şey olduğunu söylemiyorum ama yazdığı şeylerde kendi hayatından kesitler aldığı apaçık ortada.
Son hikayenin yazılış biçimi de oldukça ilginçti, iç içe geçmiş olması “Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu”yu hatırlattı. Okurken bir süre sonra hangisi karakterin yazdığı hangisi yazarın yazdığı diye anlamaya çalışmayı bırakıp sadece hikayenin tadını çıkardım.
Cidden bazı cümleler anlatılar çok on point’ti.