Bu kitapta ne bulabiliriz ? Le Bretonun önsözü ile başlıyor kitap. Çirkinliğin neden kadın cinsiyeti ile özdeşleştirildiğine dair kısa bir bilgi veriyor. Çok uzak olduğumuz şeyler değil bunlar. Esasen kitabın tamamı bu şekilde desek abartmış olmayız. Fizyolojik, ontolojik ve ahlaki çirkinlik... Tarihdeki fizyolojik çirkinlik belirtileri; ten , yüz, beden, saçlar vs. Kız kurusu, entelektüel ve isyankar kadınların çirkinlikle tanımlanmaları vs. Rahatsız olduğum şey şu oldu (Direkt o kısma geçilecek :)) Yazar çok fazla örnek veriyor, bir sürü alıntılar var ama okudukça görüyorsunuz ki verdiği örnekler hipotezi kanıtlar nitelikten uzakta. Bu bana oldukça ilginç geldi. Akademik bilgiden uzaklaşıyoruz yani ya da yönümüzü şamar oğlanına yani çevirmene dönüyoruz ve len yoksa diye bi bakış atıyoruz. Bilemiyorum.
Yıllar önce profesyonel fotoğraf çeken birinin konuk olduğu bir programa gitmiştim. Programda konuk bir fotoğraf açtı; afrikalı bir kadının fotoğrafı. Rengarenk giyinmiş boynuna bir sürü renkli takı asmış bir kadının fotoğrafı. Dedi ki: Ben bu fotoğrafı çektikten bir hafta sonra bu kadının açlıktan vefat ettiği haberini aldım. Kadındaki, açlıktan ölmek üzereyken dahi olan bu güzellik isteği beni çok şaşırtmıştı, dedi.
Bir kaç ay önce bir hastanın evine gitmiştim. Hastam morbid obez, felç geçirdiği için yatağa bağımlı ve kolunu dahi kıpırdatamayan ellili yaşlarda bir kadın hasta. Bakımını kızı ve bakıcısı yapıyor. Kulağından altın küpe, tırnaklarından kırmızı oje eksik olmayan bir hasta. Bu hastam beni hep benzer düşüncelere sevk etmiştir.
Kitabın sonuç cümlesi şöyle başlıyor " Kadın güzel olmuş olsaydı eğer onun güzelliğe meyletmesine ihtiyaç kalmazdı..." Çirkinlikle özdeşleşmiş kadının tarihinden çıkan bu sonuç ( ki ben okurken hep böyle bir zemin hissettim yani kadın çirkinliğinin tarihi değil de, çirkin olarak kadının tarihi gibi) Afrikalı kadın ve benim hastam söz konusu olunca beni tatmin etmedi.
Belki de benim beklentim daha çok modern kadın ve bedeni üzerine olduğu içindi bilemiyorum. Mesela makyaj konusu çok merak ettiğim bir konu. Şuna benzer bir tema vardı bir yerde; kadın varoluştan güzel olmadığı için onun makyajla, takılarla, elbiselerle süslenmesi gerekir. Makyaj diye ayrı bir başlık var mesela keşke orada daha derin ele alınsaydı dediğim çok yer oldu. Cımbızla çektiğim güzel şeyler de var elbette. Mesela Çirkinliğin Paradokslarında çirkin kimliğinin oluşumuna dair Aristo, Sartre ve Lacan'ın fikirlerinin harmanlanması gibi ya da Fatima Mernissi'den örnek vermesi gibi (Gerçi bir Fransız olduğunu düşününce neden olmasın)...
Sonsöz Georges Vigarello'nun bahsettiği 3 paradoksu da ciddi anlamda anlamaya gayret gösterdim. Hatta keşke o kısmı daha derin daha açık anlatsaydı ya da bilemiyorum çevirmen :)
Elbette okumaya değerdi. İlgilenenler için son bölüme bir de masallarda geçen çirkin kadınların olduğu bir bölüm koymuş yazar. Çocuk edebiyatçıları için temel bilgilerdir gerçi ama benim de algılarımı bir miktar genişletti.