Bazı düşünceler küçük şimşeklere benzer, yanıp sönmeler halinde ilerliyor. Örneğin ayrılık düşüncesinin sarı olması gibi… Sapsarı bir evin sarı perdeleri var. Aklın sarı çalışıyor.
‘‘Seni asla unutmayacağım!’’ diyor biri. Söylenirken yeşilimsi olan bu sözcükler kısa bir zaman sonra sararıyor. Asıl renkleri bu. Düşüncelerin ayarını duygular yapıyor yine de.
Güneş Sepeti kitabıyla geçtiğimiz yıl Sait Faik Hikâye Armağanı’na değer görülen Muzaffer Kale’nin yeni öyküleri, Sabahın Bir Devamı Vardı’da bir araya geliyor. Dünyanın üzerimizde iz bıraktığı anlar vardır, yalnızca yaşantımızın değil, gökyüzünün, bulutların, kuşların ve meteorların sesiyle uyanırız. Kale, günlük konuşmaların, bakışların yarattığı kırılma anlarını öyküsüne taşıyor, son yıllarda yaşanan toplumsal değişimleri de not düşerek…
Son dönemlerde yazılmış hikayeleri okumayı seven birisi olarak, bu kitabı da sevdiğimi söyleyebilirim. Daha çok Kafka Okur gibi dergilerde çıkan öykülerin tadını verdi bu kitap bana. Ama yine de Mert Balaban'ın İşyerlerine Akşam Vakti Çöken Hüzün adlı kitabı son 3 yıldır beni en çok etkileyen hikaye kitabı olma özelliğini koruyor.