Miras, Silahtar Ali Paşa ailesinin, belirli bir aşamadan sonra yozlaşıp çözülüşünü anlatmaktadır. Romanın arka planında, 2. Abdülhamit dönemi ve bu dönemde İstanbul'daki yaşamla fikir çalkantıları görülmektedir. Asım adlı gencin Sarayköy'den gelip bazı dernek üyeleriyle ilişkilerde ve girişimlerde bulunması, belki de Esendal'ın İttihat ve Terakki ile ilk ilişkilerinin yansıtılmasıdır. Romanda, böyle kendi yaşamıyla ilgili kimi bağlantılar görülmektedir.
Diplomat and politician Esendal, who served as ambassador in Tehran, Baku and Kabul, as a member of the Grand National Assembly of Turkey for four terms, and as Secretary General of the CHP between 1941 and 1945, was also a well-known literary figure. Although he was only seriously engaged in literature for nine years of his life (1923-1926, 1946-1952), he became an important figure in Turkish short story writing. He is the representative of situation storytelling in Turkish literature. His best known work is the novel Ayaşlı ile Kiracıları (Ayaşlı and the Tenants) published in 1934.
Kitabın akışı çok ilginç; hiçbir konu tam bir sırayla ya da tam bir derinlikle ilerlemiyor. Yeri gelip bi daha sözü geçmeyen bi karakter hakkında fazlasıyla bilgi öğreniyoruz ve o bilgi bizi bi yere taşımıyor; yeri gelip çok önemli bi karakterin önemini anlayamayacağımız derecede tafsilatsız bi geçişi oluyor. Kendince bi tarz diyebiliriz belki ama diğer kitaplarında bu hissi almadım, belki içten içe tamamlanmamış bi kitap okumuşuzdur. Yine de tam yarım kalmış bi olayı merak eder ve ‘acaba yeni bi gelişme olmayacak mı’ diye aklımdan geçirirken, alakasız olduğunu sandığım bi anda o olaya geri dönülmesi şaşırtıcı ve keyifliydi bana kalırsa. Salime’nin kararsızlığı beni çok yordu ve maalesef aynı zamanda bana bi ayna tuttu; asımın işsizlikle imtihanı da bana iş konusunda dertli olduğum bu zamanda motivasyon oldu. Asım gibi birisi miyim diye düşündüğüm yerler için kendimi biraz daha tanımam lazım
Memduh şevket okuyunca hayatımda bi şeyler değişecek gibi hissetmelerim devam ederken bilinçli şekilde seçtim bu kitabı, inşallah her zamanki tesirini gösterir…
tam bi chp bürokratı ama seviyorum bu adamı. yeni elit üstencilliği, döneminden ne eksik ne fazla bir düzeyde kadın düşmanlığı, zamanının modasına gayet uygun bir milliyetçi damar,... velhasılkelam yeni cumhuriyetin seçkin sınıfını okumak, bu kimseleri tanımak için birebir.
yazarın üslubu duru, dili anlaşılır, olay örgüsü alelade. tam anlamıyla mevzubahis kimselerin gündelik yaşamını, sıradan bir günleri anlatmaya uygun. anlatılanın gerçeğe, döneme tamamıyla uygun olduğundan bir an bile şüphe ettirmiyor.
kitabı okurken erken cumhuriyet devrini doğru bir zaman yolculuğuna çıktım. elimden bırakmak da mümkün olmadı. anlatılanın aleladeliğine rağmen asla sıkıcı değil. hayatın kendisi gibi adım adım akıyor ama içinden çıkmak mümkün olmuyor.
ezcümle, tüm politik ayrımlarımıza rağmen ben bu memduh şevket beyi pek beğeniyorum.
ek. bir eleştiri yapmak gerekirse: kitabın sonu çok hızlıca, alelacele geçiştirilmiş hissi veriyor
Osmanlı devletinin son dönemlerinde geçen hoş bir roman. Dönem romanlarını okumayı, o zamanın insanlarının ilişkilerini ve yaşayış biçimlerini okumaktan hoşlanan biri olarak bu kitaptan gayet zevk aldım. Dili güzel ve akıcıydı. Karakterler ilginçti ve takip etmesi eğlenceliydi. Fakat sonuç olarak biraz zayıftı, hikaye örgüsü yeterince vurucu değildi.
Kitabı okurken keyif aldım, özellikle günlerimi Asım ile geçiriyor hissi ile okudum. Dönem romanı olması dolayısıyla da o zamanların atmosferini hissettiğim bir eserdi ancak çok fazla karakter ve birbirinden bağımsız olay örgüsü okurken beni zorladı. Son itibariyle ile de bir bağ kuramadım.