“Âlemlere Rahmet” olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) evrensel misyonunu son derece açık ve anlaşılır bir dille sunan bir kitabın yazarı Nedvî, Türk okuyucusunun yakından tanıdığı bir ilim adamıdır. İlâhî mesajın evrenselliğini vurgular şekilde yeryüzündeki belli başlı din ve devletlerin İslâm öncesi yozlaşmış durumlarını tahlil ederek işe başlayan yazar, Hz. Muhammed’in nübüvveti ve İslâm’ın hayata geçirilişiyle hangi önemli değişimlerin yaşandığını vurgulayarak “kısas-ı enbiyâ”ya son nebî mührünü vuran yüce peygamberin hayatı ve mücadelesini anlatmaktadır.
Peygamberimizin hayatını anlatmaya o dönemin siyasi ve sosyal ortamını, dünya üzerinde hakim olan devletlerin genel incelemesiyle başlıyor. Mesela islamın neden arap yarımadasında yayıldığına dair açıklamaları enteresan. O dönemde roma, yunan, hindistan gibi bölgelerde köklü medeniyetler olmasına karşın, bedevilerin zihni boş, haliyle temiz... bedevilerin inandıkları şeyi mal mülk iktidar demeden savunduklarını belirtmiş. Tabii islam devleti büyüyüp mal mülk iktidar kazandıktan sonra, mal mülk iktidar arapları da değiştirmiş olmalı...
Alışılagelen duygu yüklü siyer kitaplarının aksine, kaynakçalara yer veren, kronolojik akışı ön plana çıkaran bir kitap. Savaş ve gazzeler, çevre devletlerle elçilik ilişkileri gibi. Biraz ders kitabı gibi bu yönüyle, ama okuması zor değil, akıcı. Yine de ilk okunacak siyer kitabı olmamalı. Peygamber efendimizin insani ve manevi boyutlarını daha geniş anlatan kitaplar okuduktan sonra, genel kronolojik akışın oturması için okunabilir.
Çocuklar için yazılanlardan sonra benim okuduğum ilk siyer kitabı ahmet lütfi kazancı'nın roman olarak yazılmış 6 ciltlik saadet devrinden serisiydi. Başlangıç için çok iyidir. Ilkokul 2 yazında başlamıştım. Sonra niye illa cennete gitmek istiyorum, bedenimi öyle büyüt ki bütün cehennemi doldurayım diye dua eden hz ebu bekir gibi fedakar olabilsem keşke diye üzülmüştüm. Çocukluk işte :)