Jump to ratings and reviews
Rate this book

درخت انار

Rate this book
رمانی زیبا از نازان بکیراوغلو که ماجرای آن در شهرهای ترابزون، تبریز، تفلیس، باتوم، باکو و استامبول روی داده است. دو زندگی که در تبریز و ترابزون به یکدیگر پیوند می‌خورند... دو سایه که با دیوانگی عشق، در یکدیگر ادغام می‌شوند... رمان درخت انار، رمانی بسیار غنی از هر حیث و هم‌چون تصور یک رویا، زیباست در حالی که همانند یک زندگی واقعیت دارد. شخصیت‌هایی که با وسواس خاصی انتخاب شده‌اند و با مهارت نویسنده در شکل‌دهی شخصیت‌شان، جان گرفته‌اند. این کتاب داستان و روایتی دارد که سالیان سال فراموش نخواهد شد؛

424 pages, Hardcover

First published October 1, 2012

125 people are currently reading
1326 people want to read

About the author

Nazan Bekiroğlu

24 books233 followers
3 Mayıs 1957 tarihinde Trabzon’da doğdu. İlk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1979). Dört yıl lise öğretmenliği yaptı. KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü’ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). Orhan Okay yönetiminde sürdürdüğü Halide Edib Adıvar’ın Romanlarının Teknik Açıdan Tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). Aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Şair Nigâr Hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998′den itibaren aynı fakültede açılan Türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Nazan BEKİROĞLU 4 mayıs 2001′de profesör olmuştur

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
904 (48%)
4 stars
616 (33%)
3 stars
237 (12%)
2 stars
68 (3%)
1 star
31 (1%)
Displaying 1 - 30 of 161 reviews
Profile Image for İntellecta.
200 reviews1,783 followers
September 30, 2018
Kırık kafiyeleriyle İsmail'in dramı, Hafız'dan dizeler, mübadelenin ağlatan yanları, çabalar, ölümler, illa ki aşk ve bir savaşın masumlara ettiği..Geniş bir yelpazede, okuru doyuran bir kitaptı.

"Sen güzelliğin herşeyi fethettiği zamanlardasın ve ben hangi yanıma değsen o yandan ağlıyorum.."
Sayf 393
Profile Image for Rosa .
195 reviews87 followers
October 12, 2025
نازان بکیر اوغلو با کتاب درخت انار، قصه ای رو از دل دو نسل و دو مرز می‌کشه بیرون، ی جا بوی نم و دریا و ترابزون، ی جا گرد و خاک تبریز و صدای بازار. وسط این دو اقلیم، عشق در جریان‌ه، آروم و گاهی به‌ناچار خاموش. اما درون این عشق، ردپای تاریخ، جنگ، کوچ و مرزهای تازه‌کشیده و عشق های غافلگیر کننده تری موج می‌زنه.
کتاب به نرمی شروع می‌شه، با روایت نوه‌ای که گذشته‌ی پدربزرگش براش ی راز ناتمومه. کم‌کم صندوقچه‌ی قدیمی باز می‌شه و روایت‌ها شاعرانه از تبریز تا استانبول در هم تنیده می‌شن. اما هم‌زمان، توصیف‌های گزاف گاهی مثه غباری روی ریتم داستان می‌نشینن و سرعت رو می‌گیرن، بطوری که بعضی جاها لازمه نویسنده از پرسه‌زدن تو ذهن شخصیت‌ها بیاد بیرون و بره سر اصل ماجرا.
درون داستان شخصیت‌ها عاشق و دچار حرمان می‌شن، جهان دور و برشون، پر از قانون و قید و غرور و مرز نانوشته‌ست. نویسنده نشون می‌ده چطور آدم‌ها گاهی بین وجدان و دل‌شون له می‌شن، بین خواستن و نتونستن. با این‌که داستان عاشقانه‌ست، اما نه کاملا احساسی‌ه و نه سانتی‌مانتال، گاهی بیشتر انسانیه، از اون عشق‌هایی که با ی نگاه شروع می‌شن ولی با هزار مانع ادامه پیدا می‌کنن.
تاریخ و سیاست هم تو این قصه نقش محوری دارن. جنگ‌ها، جابه‌جایی قدرت‌ها، مرزهای تازه، همه تأثیر مستقیم دارن روی زندگی آدم‌های معمولی. توی همین رفت‌وآمدها و مهاجرت‌ها، نویسنده از آدم‌هایی میگه که هویت‌شون رو بین چند زبان، چند نام و چند وطن گم و پیدا می‌کنن. اما گاهی این بخش‌ها زیادی فشرده جمع می‌شن، انگار که عجله داره همه چیز رو تو چند صفحه ببنده. بعضی گره‌ها هم با بخت خوب باز می‌شن که از منطق روایی دوره و همین باعث می‌شه پایان بعضی فصل‌ها به اندازه‌ی شروع‌شون قوی نباشه.
زن ها در درخت انار، جایگاه خاصی دارن. گاهی قهرمان و جریان ساز میشن و گاهی تن به ضعف و تقدیر میدن . اوغلو نگاه قضاوت‌گر نداره، فقط نشون می‌ده که این فشارهای فرهنگی چطور نسل به نسل منتقل می‌شن، چطور سکوت تبدیل می‌شه به میراث خانوادگی. همین میراث احساسی، شاید زیباترین بخش کتاب باشه، اون حس زخم‌های موروثی که بی‌صدا منتقل می‌شن و هیچ‌کس دقیق نمی‌دونه از کجا شروع شدن.
درخت انار، هم‌زمان شاهد و استعاره‌ست، نمادی از پیوند و جدایی، از خون و ریشه، از عشق و درد. اوغلو با همین تصویر ساده دنیایی شاعرانه و سنتی می‌سازه که هم زمینی‌ه و هم درگیر خیال. البته بعضی جاها شاعرانه‌نویسی‌ها بیشتر از نیاز داستان طول می‌کشه.
کتاب حس گرمی داره، پر از جزئیات فرهنگی، بافت تاریخی و لطافت زنانه‌ی نویسنده‌، اما از اون کتاباست که بعد از بستن‌ش فکر می‌کنی چقدر می‌تونست بهتر نوشته بشه تا گره‌گشایی‌ها انقد سطحی‌ نباشن، حتی به جزییات زندگی دو شخصیت اصلی تا قبل از رسیدن به نقطه ای که سرآغاز باقی موندن صندوقچه ی خاطراتشون برای نوه ها بشه، بیشتر پرداخته شده، نسبت به بخش ایده پردازی اجمالی داستان برای آشنایی و رسیدن این دو نفر به هم!
اما با همه ی این کم و زیادی ها، درخت انار رمانی متوسط و دل‌نشینه با لحظه‌های پراکنده‌ی درخشان...
Profile Image for Özlem Bayır.
11 reviews8 followers
September 17, 2016
Yazarın kalemi bunca güçlü olmasa,böylesi derin bir tarihi,aşkı,olayları ve duyguları anlatan bu zaman yolculuğunu öylesi sert ve sıcak iklimin buharlı yollarında,bazen kan ter içinde bazen üşüyerek,bazen aç kalarak ve hatta ölmeye bunca yaklaşmışken, bu kadar gerçekçi ve yaşayarak yazmak,bu duyguların etkisine girmek sanırım imkansızlaşırdı..Hep uzak bir geçmişe özlem duyarız ya hani,hep bizden önceki kimi bilindik hayatların hikayesine tanıklık etmek isteriz ya,hani o kadar tanıklık ki bu,o duyguları bire bir yaşamak,her bir karakterin başına gelen onca olaydaki davranışlarının neden'lerini ve nasıl'larını tam anlamıyla anlamak,kimi zaman hak vermek kimi zaman yermek ve belki de sorgusuz sualsiz sadece şahitlik etmek arzusuyla dolu güçlü bir özlem..Bu bambaşka bir hikaye.Bu öyle bir Settarhan ki..Ah! dedirtti her defasında..Bu öylesi bir yolculuk ki,sizi alıp götüren,hep o zamanda yaşamak isteyip te sayfaları bitirmemek istercesine şu dünyaya geri gelmek istemediğiniz bir yolculuk..Ne varsa eskilerde var dediklerimizden..Acı da olsa çetin de olsa,hepimizin hayatında olduğu gibi kimi zaman hep sil baştan başa sardığımız bir bilinmezin sağnağında ıslandığımız ve ne zaman durulacağını bilmediğimiz bir yağmur gibi olsa da hayat, ve fakat yine de "tüm hayatınızı yaşamadıkça kaderinizden şikayet etmeyin" dedirten bir teslimiyete adanabilen bir öykünün size bunca tesir etmesi, bir tefekkür zamanının daha geldiğini hissettiriyor..Bir süre daha kalırım o zamanın pek çok sahnesinde sanırım..Beynimin arka odalarında yer açıldı,gözlerimle ve ruhumla yaşadığım onca sahnenin fotoğraflarını biriktirdim usumda,o odalarda gezinmek üzere..
Yazara,bana hissettirdiği ve yaşattığı her şey için sonsuz saygı duyduğumu da söylemeliyim.Onunla birlikte bir gölge de ben oldum,bu mazinin ortağı oldum....

*"Ey sıkıntı şiddetlen, nasılsa geçeceksin."
Bir sıkıntının geçeceğine duyulan güven, ona dayanmanın tek çaresiydi...

*"Bazen en büyük hakikatlerin bilgisinin en büyük günahlarla yan yana durduğunu unutma Settarhan. Aşkın nizamı parçalanınca her şey göze abes görünmeye başlar.İnsan içinden yenilenmeyince dışından eskir...."

*"Aşık,kendisini yakacak cehennem ateşin önünde önce bir süre ısınır, bilmiyor musun?

*"Başkalarının ayıplarını araştıracak kadar temiz kim var içinizde, densizler?

*"Zaman sana hiç ummadığını ve biriktirmediğini getirir" buyurmamış mıydı Hz. Ömer Efendimiz?

*"Bu kadar hazin bir parça ancak hasretten söz edebilir ve bu kadar içli okumak için hasreti bilmiş olmak gerekir."

*"Yaradan kusursuz kurmuştu endazesini,yaradılış mükemmeldi.Ama kul kısmı dünyayı eğriltmekle kalmadığı gibi bu eğrilikten dolayı rahatsızlık ta duymuyordu."

*"Padişahın,padişahtan daha fazla padişahçı olanlarca kuşatılmış olduğunu görmüyor musunuz?

*"Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim.
Ben böyle çağırmasam sen öyle gelmezdin."

*"Hem sadece bir kez görmek yetmez, iki kez görüşmeleri lazım,araya bir gecenin rüyası girmeli."

*"Bir ırmağın denize dökülme anından daha muhteşem bir şey varsa o da iki ırmağın birleşme anı ve iki büyük ırmak her coğrafyada aynı ihtişamla birleşiyor olmalı.Buna tanığım işte."

*"İnsan sadece kendisinin değil başkalarının da kaderinden sorumluydu.Hatta bazen insanın kaderi başkalarının kaderi üzerinden yazılıyordu."
....
"Birilerinin mucizesi olmak lazımdı Settarhan."

Ve son bir alıntıyla bu yolculuğa dair hissettiklerimi derinliğine anlatan en doğru satırlar sanırım bunlar olsa gerek;

"Bir tek şeyi bilmiyorum ama.Bütün ömrümce bilinmesi en fazla gerek şeyleri bilmediğim gibi:Bunca bilgiyi bunca duyguyu ne yapacağımı."

Sevgiler....
Profile Image for Caterina.
1,217 reviews63 followers
September 3, 2013
Bir kitabı alırken aman bu çok popüler, herkesin elinde ben de alayım diye düşünmedim hiç. Nar Ağacı ismini gördüğümde önce yazarı araştırıp ilk olarak "la"yı okudum. Üslubuna içim ısınmıştı birkere. Nar Ağacı'nı aldığımda karşılaşacağım cümlelerle aşina olduğumu düşünüyordum... Ama... LA'daki üslup ile Nar Ağacı'ndaki tarz arasında kuzey-güney gibi bir fark vardı. Ortak noktaları ise ikisininde kendine has vazgeçilmez lezzetleri olmasıydı.

Nar Ağacı'nı okurken Trabzonu bir başka sevecek, kahramanımızın yaptığı anlık zaman atlamalarında siz de kaybolacak, gerçek zamana dönmek istemeyeceksiniz. Sıkılmanız ihtimali sıfır...

Profile Image for Selin Krc.
117 reviews
September 21, 2013
Konu çok ağır ilerliyor. Okurken kelebek etkisi filminden esinlendiğini hissettim. Fotograflar içerisinde seyehat etmesinden dolayı. Yazarın çabasını taktir ediyorum. Sırf yazara saygımdan okumaya devam ettim ama okurken çok bunaldım.
Profile Image for Fatih.
623 reviews36 followers
May 19, 2021
Yazarımız, yemeğini bize sunmadan önce kazanına malzemelerini koymadan mise an place kontrolü yapıyor, malzemelerimiz hazır; gizemli İran, Zerdüştlük, Türklük, Ermeniler, Balkan savaşı ve tehcir ile monosodyumglutomat yerine de tatmayanın merak ettiği, tadanın da çarptığını bilmesine rağmen vazgeçemediği aşkı koyuyor. Geriye de özellikle edebiyat ve tarih alanında yeterince entelektüel birikime sahip bir dimağın imbiğinden geçirip lezzetlendirmek suretiyle sunulması kalıyor.

Anlatıcımız, Tacir-i Tebrizi olarak bilinen dedesi ve ninesinin hikayelerine ta en başından, gençlik yıllarından alarak ve olayların yaşandığı yerlere görünmez olarak gitmek suretiyle dahil oluyor ve olayların insicamını bozmadan ağır ağır usulca bizlere aktarıyor.

Açıkçası, bu kadar dikkat çekici unsura ve çok ağdalı olmayan hoş ve akıcı bir dile sahip olmasına rağmen kitapta yer yer kopukluklar yaşadım. Yine de güzel vakit geçirmeme ve İran ile can Azerbaycan’a seyahat yapma niyetimi tekrar harlamama vesile oldu.


Profile Image for trestitia ⵊⵊⵊ deamorski.
1,545 reviews453 followers
not-interested-anymore
September 29, 2017
ben bu hikâyeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim, diye okudum bir fotoğraf altında, buraya geldim.
Profile Image for Carduelis.
223 reviews
December 2, 2025
Konusu benim için ilgi çekiciydi aslında; savaş hafızası, muhacirlik, tehcir. Zaman olarak Balkan Harbi ve Rusya'daki devrim sürecinde Tebriz, Batum ve Trabzon'da yaşananlar aktarılıyor- uzun bir kitap olmasına rağmen tarihsel detaylar yüzeysel veriliyor. Kendi ailesinin geçmişini (roman yazmak içinmiş) araştıran, bunu yaparken de resimler üzerinden zaman yolculuğuna çıkan anlatıcının geçmişe görünmez bir gözlemci olarak sızması, geçmişte yaşananların bu şekilde aktarılması çok da oturmamış gibi geldi. Aralardaki geçişler hem kurguyu dağıtıyor hem de okuma ritmini bozuyor bence. Tarihsel arka plan güçlü potansiyele sahipken bunun yerine öyle bir ortamda duygusal yoğunluğa gereğinden fazla yer vermesi benim gerçeğime çok uygun gelmedi. Farklı inançlara, Doğu kültürüne dair ayrıntılara yer vermesi güzeldi ama metnin bazı yerlerinde zorlama bir "mesaj" havası taşıyan cümlelere ne gerek vardı, anlayamadım. Nazan Hanım'ın dili ağır değil aslında ama betimlemeleri uzun, dozuda fazla geldi bana. Bunların yanında Nazan Bekiroğlu'nun dili kullanımdaki estetik tavrı, sözcük zenginliği, farklı özlü söz ve deyimleri kullanması okuma keyfini arttırıyor. Kitapta iki büyük aşk anlatılıyor ama bana ikisi de geçmedi; kenarda köşede kalan İsmail'in hislerini daha etkili buldum. En beğendiğim bölüm İsmail'in "kırık kafiye"ler adını verdiği savaş sırasında tuttuğu deftere dair otuz kırk sayfalık bölümdü; sade ve etkileyici.

Herkese keyifli okumalar.


Son Kalandar gecemizde işte sen bana aynı soruyu soruyordun:
"İsmail, heybende ne var?"
Bu kez heybemdeki gerçek variyeti dökmüştüm ortaya. Şairdim ya!
"Heybemde kalem var, kâğıt var."
Şimdi ben söylüyorum sana. Bu gece Hamidiye Etfal Hastanesi'nde Kalandar.

"Ben; İstanbul'da felsefe okumaya niyet etmiş, Sultanî mezunu, Balkan Gönüllüsü İsmail Efendi; bir şiir kitabı yazmaya niyet etmiştim, eşikten öteye geçemedim. Heybemde sadece kırık kafiyeler var."syf413


...bir bilsem, unutmak bu lisanda kaç hecedir?syf403


bu kadar dökülüp saçılmak, bu kadar açılmak için ancak ölüme yakın olmak lazımdır. Bu kadar cesur olmak için de kavuşma ümidinin kalmaması. Ben işte bu haldeyim....
Ama ben sana sadece senden bahsedebilirim. Sen güzelliğinin her şeyi fethettiği zamanlardasın ve ben hangi yanıma değsen o yandan ağrıyorum. Güzellikten doğan aşka yaslanarak her şeyi unutmak, senden gayrini geride bırakmak isterdim. Fakat ne mümkün! Ne zaman unutur gibi olsam olmuyor. Unutmak istediğim şeyin tam ortasındayım.

Bir acıya tahammül edebilmek ancak ondan daha büyük bir acıyla yüz yüze gelmekle mümkün olabilirmiş, anladım. Şimdi, bir dağın diline emanet ettiğimde bile ölü harfler, yanık kelimeler doğuran bu seyriseferi, altında ezildiğim her şeyi, bu acıyı unutabilmek için bir diğer acımı diriltmeye uğraşıyorum. Seni unutmak için yaşadıklarımı, yaşadığım şeyi unutmak için de seni hatırlıyorum. Ama mümkün değil, hiçbirini unutamıyorum.syf393
Profile Image for Ebru.
71 reviews15 followers
June 18, 2015
Ağdalı diliyle ağır ilerleyen yapıdıyla hiç sevmedim bu kitabı, çok zor okudum...
Profile Image for Zeynep.
146 reviews
August 31, 2018
Nar Ağacı, çok sevdiğim, çok etkilendiğim kitaplardan.. kitapta ana karakterimiz fotoğraflar ve anı kalan bazı eşyalar sayesinde ailesinin hikayesini öğrenmek için Batum, Tiflis ve Trabzon'u gezmeye başlıyor.. Nazan Bekiroğlu'nun dili alışıldık üzere yine oldukça ağdalı ama bu yine de aktardığı duyguların ve kurgunun güzelliğini olumsuz etkilemedi benim açımdan; şehirleri anlatışını, kurgusunu çok beğenerek okudum; ilk kısımdan ziyade ikinci kısım daha ilgi çekici ve akıcıydı. son zamanlarda en sevdiğim çiftlerden olan Setterhan ve Zehra'nın hikayesini daha çok okumak isterdim.
Profile Image for Chinara Ahmadova.
427 reviews122 followers
July 14, 2015
Bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine alıp da okuduğum, beklentilerimi üsteleyen, gerçek edebiyatçının elinden, kalbinden çıkmış, tanıdık yerleri, kültürü yalın ve masal dilinde anlatan unutulmaz bi roman. Okuduğum 3 hafta boyunca karakterleri rüyamda dolaştı, ben de onların Trabzon, Tebriz maceralarına ortak oldum. Hikayesi, karakterleri kolay olmaması, Balkan ve 1-ci Cihan savaşlarını türklerin gözüyle anlatması da romanı daha da zenginleştirdi. Bu değerli eser için teşekkür ederim, Nazan hoca. Bakü'de buluşmak üzere ;)
Profile Image for Veli Çetin.
246 reviews4 followers
February 11, 2021
Harika bir kurgu, harika bir anlatım. Zengin kelime içeriği. Bir roman, bir kurmaca değil de sanki bildiği, yaşanmış bir tarihi anlatıyor gibi. Ancak nedendir bilmiyorum neredeyse kitabın 2/3ünü geçene kadar okumakta zorlandım. Zorlandım ama bırakılmayacak bir kitap olduğunu da hissettirdi. Sanırım bu zorlanmada kurgusundaki zaman yolculuklarının etkisi oldu. Aslına bakılırsa kitabı özgün yapan da bu anlatım şekli.
Profile Image for MerveBetul.
25 reviews2 followers
December 23, 2021
Bir doğu seyahati sırasında uzunca bir tren yolculuğu sırasında okudum.
Doğu'nun hanlarını, hamamlarını, köprülerini, yollarını, dağlarını, derelerini bir de kitabın cümlelerinde adımladım.
Bir aşk hikayesi çerçevesinde 20. yüzyılın ilk yarısının önemli olaylarına şahit oluyorsunuz.
Balkan harbi, Bolşevik ihtilali, tehcir, kıtlık... Okurken sanki epey Karadenizli, bir parça Azeri, biraz da İranlısınız. Son sayfayı okuyup, kapağı kapatıp da arkanıza yaslandığınızda, görmüş geçirmiş, bolca insan tanımış, ama en çok da bir vatan boyu yol yürümüş hissediyorsunuz.
Zenginliği detaylı tasvirlerinde saklı, bol fırtınalı, hüzünlü, fakat bir o kadar da sıcacık bir roman.
Profile Image for Berna.
170 reviews
January 24, 2019
Bu kitap bir aralar baya popülerdi. Herkes okuyunca benim okuyasım gelmediği için bu zamana kadar erteledim. Yazarın okuduğum ilk kitabı ve anlatım tarzını çok beğendim.Olayların anlatılışını, karakterlerini sevdim. Eksik yanı benim için Zehra ve Setterhan çok geç bir araya geldi ve ikisinin beraber anlatıldığı kısımları beni tatmin etmedi, eksik geldi.
Profile Image for Gulay Yasar.
6 reviews
April 14, 2014
Anlatimi surukleyici bi roman olmasina ragmen cok fazla ayrintiya girmis yazar. bu da beni cok sIktI. Yaklasik 500 sayfalik roman aslinda 150 de de olabilirmis. Sonra bi ask romanindan cok Setterhan ( ana karakter)in yolculuklari daha cok yer kaplamis kitapda. Yani kisaca begenmedim. Bitirene kadar canim cikti :)
Profile Image for Fearless.
739 reviews105 followers
November 18, 2018
"Bir de sıcak ekmek içi sever.Birde..."
Ağlamaklı oldum bu satırlarda. Nazan Bekiroglunun birkaç kitabını okudum, La'yi çok severim de. Ama gerçek diyebileceğim insanların hikayeleri üzerine okuduğum ilk romanı ve çok güzeldi. Buyukhanimin yuruyusunu betimlerken kullandığı kelimeler, Sofya ve Setterhanin içsel durumlarını anlatisi hele ki Azam'in bakışını anlatisi mükemmeldi.
Profile Image for Neslihan.
22 reviews3 followers
October 14, 2025
Bu romanda her şey çok.. çok tasvir, çok tekrar, çok klişe, çok abartı, çok detay. Dozunda bırakılsa hoş olabilecek kısımlar var. Belli ki çok da emek sarfedilmiş. Ama keşke yazmanın şehvetine bu kadar kapılmasaymış.
Profile Image for aslushka.
93 reviews5 followers
September 29, 2019


Tarihsel kurgunun aşka, savaşa, mübadeleye dair en güzel örneklerinden muhteşem bir roman. Öyle ki okurken gördüğünüz tüm hataları hikayenin içinde bir oraya bir buraya savrulurken unutuyorsunuz. Etkisi ise uzun süre geçmeyecek. Peki “ben şimdi bu hikayeden sessiz sedasız nasıl çıkıp gideceğim?”

Profile Image for Rumeysa.
13 reviews
April 4, 2013
Şüphesiz, hayatımda okuduğum en iyi kitap; Nar Ağacı.

İlk olarak, Nazan Bekiroğlu kalemi öyle gizemli ve çekici ki, başlarda kitabın konusu oturmamış olmasına rağmen kitabı yarım bırakamadım. Bu kadar zengin bir dil ve hayal gücü herkeste olmaz. Yetenek dedikleri şey, bence bu.

1900'lerin Batum'unu, Tiflis'ini, Trabzon'unu gördüm.. Üstelik bu yerler hakkında hiçbir bilgiye sahip olmamama rağmen, gözümde sanki o yıllarda orada yaşamışım gibi hissettim.

Settarhan oldum kimi zaman, kimi zamansa Zehra... Onun gibi akıttım boyalarımı, Settarhan gibi ihanete uğradım..
Bir yazarın, iyi bir yazar olabilmesi bana göre inandırıcılıktan geçiyor. İnanın, Tiflis'e gitsem, Batum'a, Tebriz'e gitsem oralara bambaşka bir gözle yaklaşırım. Yaşanmışlığının olduğunu ögrendim çünkü. Bir zamanlar Zehra ve Settarhan'ın kaderinde ortak yerler olduklarını bilirim...
Zengin üslubunun, konunun güzelliğinin yanı sıra yazarın, internet sitesinde bu yerlerde çekmiş olduğu fotoğraflar da yer alıyor. Canlandırdıklarınızdan sonra, gerçekten oraları görmek, kıyaslamak çok güzel bir duygu..
Profile Image for Emel Tuzgen.
29 reviews2 followers
December 14, 2024
Uzun zamandır okuduğum en iyi roman.
Hikayenin kurgusu, güzelliği, gerçekçiliği, tarihi bilgilerle bezeli olması zaten harika... Bunların ötesinde yazarın anlatımı, dili kullanışının inceliği, karakterlerin canlılığı bambaşka... Kitap öylesine sarıyor ki sizi, okurken sanki akraba oluyorsunuz romandakilerle ve bittiğinde üzülüyorsunuz eni konu.
Durup tekrar tekrar okuduğum, "ya bu ne güzel bir anlatım" diye hayran kaldığım pek çok cümle oldu. Yazara derin bir saygı duydum.
Klasik olmayı hakeden bir roman bence.

"Yalnızdım ve insanlari seviyordum ama yine de yalnızlığımı daha çok seviyordum."

"Güzelliği bir kez fark edince sebepleri olur olmaz sıralayan aşkın en güzel demindeydi."

"Sustukları zannedilebilirdi ilk bakışta ama bu suskunluk onları boğmak yerine ışıltı ırmağında yıkadı. Suyu böylesine tanımak için demek böyle yanmak lazımdı."
Profile Image for Nuray.
29 reviews16 followers
December 28, 2014
"Dünya bir ırmaktır,biz dışarıdayız bu ırmaktan ;ırmağa düşen gölgemizdir ancak."
Profile Image for funda.
149 reviews
September 24, 2019
Bir hayaldeyim hiç bitmesin istediğim. Kurgusu, anlatımı, cümleleri, kelimeleri hepsi koskoca bir masaldı. Okuyucusunu Tebriz’den Batuma, Yezd’den İstanbula götüren, sihirli bir halıyla yolculuklara çıkaran, zaman zaman göz yaşlarını akıtan, tarihe tanıklık ettirirken bir yandan aşkı, acıyı, umudu, yaşama sarılmayı gözler önüne seren bir dünya yolculuğuydu “Nar Ağacı” .
Profile Image for Ipek Guler.
71 reviews2 followers
September 28, 2019
Mükemmel bir Türkçe kullanımı, harika kurgu, çok güzel tarihi bilgiler ile dopdolu bir kitap. Anneannemden sonra kimseden duymadığım “lebaleb” terimi ve “fener söndürmek” deyimleri şimdi aklıma ilk gelenler olmak üzere tüm kitap Türkçe nasıl zengin ve doğru kullanılır dersi gibiydi. Çok keyifle okudum.
Profile Image for İlhanCa.
907 reviews7 followers
December 13, 2021
Klasik Nazan Bekiroğlu Hanım tarzı, tarihi bir roman..ince ince işlenmiş,süslenmiş kelimeler ve betimlemeler..savaş arasında sıkışan hayatlar ve yaşanılan gerçekler..
Profile Image for Aykut Kısa.
222 reviews18 followers
January 25, 2015
Ah be Acemoğlu.. :)

Çok iyiydi.
Yani beklentim fazlaydı bu kitaptan evet ve beklentilerimi hiç ama hiç boşa çıkarmadı.
İlk olarak ekşi sözlükte görmüştüm. Hakkında girilen ilk entrylere baktım.. Yorumlar olumluydu daha fazla bakmadım yorumlara mazallah birisi sonunu söylerdi. Hemencecik okunacaklar listeme ekledim kitabı. Ondan sonra yakaladığım bir indirim ile de kitaplığıma koydum. Uzun süre el sürmedim.. Bir ara elime aldım kitabı 50 küsur sayfa kadar okudum.. Sonra kaldırdım, okumadım.

Ondan sonra uzun süre kitapta okumamıştım zaten.

Velhasıl kelam bitirdim az evvel. Ve söylemeliyim ki Nazan Bekiroğlu büyük romancı. Kalemi çok güzel. Naif, umutlu, dualı.. :)

Kitabı okurken öylesine bir Doğu hayranlığı ve merakı uyandı ki anlatamam. Yani imkan olsa yarın Trabzon-Batum-Tiflis-Bakü-Tebriz-Taht-Süleyman-Yezd gezeceğim buraları. Halı tacirinin gezdiği yerleri bende dolaşacağım..
Buna yakın hisleri Amin Maalouf'un Semerkant kitabında da hissetmiştim. Onda da müthiş bir Semerkant merakı hasıl olmuştu bende.

Ayrıca Balkan Harbi'ne karşı özel bir alakamı tetiklediğinide belirtmek isterim bu kitabın. Çünkü 'Kırık Kafiye' adlı bölümde geçenler beni çok etkiledi.

Kitabın sadece sonunun biraz aceleye geldiğini söyleyebilirim. Bu bir olumsuz eleştiri değil ama sanki biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana. Sanırım anlatıcı fotoğrafların içine girmekten yoruldu ? :) Eğer öyleyse bu benim için geçerli bir mazeret olur. :)

Kitaptan o an için hoşuma giden birkaç alıntıyı da paylaşmak isterim.

-Doğu bütün ırmakların ortak ana kaynağıdır. Gülün yurdu doğudadır.

-Yeryüzünde her şey iyi ile kötü arasındaki mücadeleden ibarettir. İnsana düşen bu ikisi arasında kendi safını seçmektir.

Nazan Bekiroğlu'nun kalemi ile ilk tanışmam Nar Ağacı ile oldu. Son da olmayacak inşallah.

Daha fazla Nazan Bekiroğlu.
Daha fazla kitap.
Daha fazla hayal, mutluluk.

Kesinlikle okuyunuz efendim. :)
Profile Image for Betul Pehlivanli.
374 reviews14 followers
March 3, 2018
Yazarı çok seven bir okur olarak çok objektif olamayacağım sanırım.Kader olgusunu öyle güzel bir aşk hikayesi üzerinden işlemiş ki;beni bir kez daha kendisine hayran bıraktı.Lütfen büyük bir keyifle okuyun,okutun 🙋☺️
Profile Image for Ece.
239 reviews16 followers
September 1, 2018
Nazan Bekiroğlu'nun kitaplarıyla ilgili olumlu yorumları okumuş ama okuyucu kitlesinin ve yayınevinin bende yarattığı olumsuz etkiden olsa gerek kitaba önyargıyla başlamıştım. Fakat N. Bekiroğlu tarzını, farkını tıpkı dans edercesine kullandığı kelimlerle uyumlu ve özenli bir kurguda çok berrak bir şekilde size hissettiriyor. Okurken adeta uzun soluklu bir dizinin izleyicisi gibiydim. Yazarın en ufak detaylar icin bile ortaya koyduğu hayal gücü takdire değer. Belki bu ufak detaylar icin -ve bana göre kitabı nihai amacından uzaklaştıran gereksiz- uzun anlatımlar olmasaydı, Setterhan'la Zehra'nın muhabbetlerine ve birlikte paylaştıklarına daha çok yer verilebilirdi. Kitapta birbirinden alakasız iki kişinin karşılaşmasına kadar olan türlü şey anlatılıyor ama ikisinin birbirlerine söyleyebildikleri sadece kitabın sonundaki birkaç cümle.. "Bu kadar hesap yapmaya ne gerek vardı? Hepi topu aşk işte. Gelir, yaşanır ve günü gelince biterdi."
Displaying 1 - 30 of 161 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.