Roma siyaasi tarihinin en çalkantılı günlerinnde etkin bir siyasi figür, hatip olarak öne çıkan Cicero, Latincenin felsefi açıdan zenginleşmesi ve Yunan felsefesinde ele alınan ciddi ve seçkin konuların bu dilde aktarılmasında yaptığı katkılarla -özellikle Yuunanca felsefi kavramların Latincedeki karşılıklarını bulmak suretiyle- Batı felsefe tarihinin de en önemli mihenk taşlarından biri olmuştur.
Roma dilinin tüm inceliklerine hâkimiyeti, Yunan felsefesi ve düşüncesi hakkındaki çok yönlü bilgisi ve toplumsal sınıflar arası uyuma büyük önem veren cumhuriyetçi, seçkin bir Romalı olarak eserlerinde takip edilebilen Roma’nın tarihi, siyaseti, hukuk anlayışı, yaşam tarzları, edebiyatı ve dünya görüşleriyle döneminin gerçek bir tanığıdır. Aynı zamanda Cicero’nun eserleri, Yunan ve Roma kültürleri ve düşüncesi arası geçişlilikleri gözlemlemek ve kıyaslamalar yapmak bakımından da önemli birer kaynaktır.
Tusculanae Disputationes, beş kitabın birleşmesinden oluşur. Ölümü Küçümseme, Cicero’yu derinden sarsan kızı Tulla’nın ölümü üzerine kaleme aldığı felsefi bir denemedir ve ilk kitaptır. Başta Akademiacılar, Epikurosçular ve Stoacılar olmak üzere, ölüm karşısında ve ruhun ölümsüzlüğü gibi konularda çeşitli felsefe okullarının görüşlerini değerlendirdikten sonra kendi düşüncesini ortaya koyar. Felsefe bir teselli verebilir mi, ölüme küçümseyerek bakabilmek mümkün mü ya da ölüme hazırlık, insanın ebedî evine geçiş gibi konularda çocuğunun yasını tutan tarihsel bir kişiliğin soğukkanlı ve derin düşüncelerinin birer takdimidir bu kitap.
Born 3 January 106 BC, Arpinum, Italy Died 7 December 43 BC (aged 63), Formia, Italy
Marcus Tullius Cicero was a Roman philosopher, statesman, lawyer, political theorist, and Roman constitutionalist. Cicero is widely considered one of Rome's greatest orators and prose stylists.
Note: All editions should have Marcus Tullius Cicero as primary author. Editions with another name on the cover should have that name added as secondary author.
CICERO TUSCULANAE, book 1 This work was composed at his villa at Tusculum, in only two and a half month, and completed in Mai 45. Presented as an interrogative discussion, by Cicero and a visiting friend. The style very similar to the one used by Socrates, but to my perception not as friendly, colorful and pleasant to read. 1. On death: is death an evil? What are the popular beliefs, opinions of philosophers on death and on the soul? First alternative: the soul is immortal, the souls live in paradise, the divine nature of the soul and Aristoteles has introduced the notion of the soul being the fifth element of nature, immortal, like God. The second alternative: if the soul dies with the body, death is a deliverance. Examples of heroic deaths in history. Popular fears of Sepulchre. In conclusion: an ode to death. 2. On Philosophy in general. The unacceptable behavior of some! Cicero’s aim seems to discredit Epicurean Philosophy. On physical pain and how to overcome it by wisdom. How shame is worse than pain. On how continuous effort can help to overcome pain and suffering. At this point, the discussion is adjourned, to be continued in book II.
Hitabet ustasi Cicero ustaligini konusturup kitabin en sonunda yaptigi ölüm guzellemesiyle kitabini aklima yazdi...Yasam ve ölüm uzerine biraz olsun kafa yoranlara tavsiye edebilecegim bir kitap.
Çevirenin gevezelikleri ve Cicero emminin kısa bir ense tıraşı ile başladığı metin, dipnotlarla boğulmuş da olsa bir süre sonra muhteşem bir anlatıya dönüşüyor. Planlarında şu ya da bu şekilde ölmek olan kişilerin (yani herkesin) okuması gereken bir kitap. Benim en çok güldüğüm, Cicero'nun, Euripides'ten yaptığı bir alıntı oldu: "Bir bebeğin dünyaya geldiği eve doluştuğumuzda yas tutmamız uygun düşerdi..."
Les Tusculanes sont une œuvre philosophique de Cicéron, avocat et homme politique romain de la fin de la république, et dont une vie exemplaire fut rédigée par Plutarque, et mise en parallèle de celle de Démosthène. A la manière des dialogues de Platon, l'auteur échange avec un jeune interlocuteur, qu'il cherche à édifier, mais au rebours de son prédécesseur grec, on ne retrouve ni les superbes palinodies, ni la distance crées par le fait que l'élève de Socrate s'efface et ne se met jamais en scène, mais bien ce qui ressemble à un plaidoyer d'avocat. Le premier livre aborde la question de la mort, et Cicéron défend la vision des Stoïciens. On ne s'étonne pas de le voir ridiculiser la secte concurrente des Épicuriens, sachant l'âpre et jalouse compétition que se livraient ces deux tendances pour séduire le plus grand nombre de disciples, si possible aussi riches qu'avides d'instruction. Après avoir démontré l'inanité de la crainte de la mort, et défendu l'immortalité de l'âme, le second livre aborde la douleur, vis-à-vis de laquelle Cicéron exhorte son jeune ami à s'endurcir, et à craindre le déshonneur, que pourrait trahir un manque de fermeté, en bon disciple du Portique, tout en égratignant au passage une prétendue sensiblerie des zélateur d’Épicure: un bon mot, avec peut-être plus d'art que de vérité, mais les deux plairont également au lecteur, qui aura d'autant plus de joie à les démêler, les peser et les ruminer.
Türkçe güzeldi. Cicero ölüme mantıkla yaklaşmış. Genellikle öyle olmuyor ama o kadar da tutarsız değildi. Tanrılara veya kişisel örneklere çok yer vermiş. Bir müddet sonra konu hakkındaki bilgi yetersizliğini sezdiriyor. Aslında bizde ondan çok bilmiyoruz.
This entire review has been hidden because of spoilers.