Bir insan hayatının her anını, "Mezubahis Doom ise gerisi teferruattır!" mottosuyla yaşar mı? Mahmut yaşar...
Onunla aynı havayı solumamış, aynı metrobüse binmemiş, aynı ekrana bakıp oyun oynamamış biri, asla onuu tam olarak tanıdığını iddia edemez! Damarlarında Doom'un kaynak kodları dolaşan, baktığı her yerde ona el sallayan Pinky Demon'lar göreni iki lafından üçü Doom olan bir prototiptir Mahmut... Bu sebeple, onu yakından tanıdığını sanan beni bile şaşkınlığa düşüren, "Önce ben" isimli bölümü dikkatle okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.
Açık konuşayım, elinizde tutunuz bu cisim kitap falan değil! Kitap görünümüne bürünmüş bir Doom belgeseli... Satırlarının arasında gezinirken gözünüzün önündeki hayali perdede bir Carmack'ın bir Romero'nun görüneceği, onların ağızından onları dinleyeceğiniz, Doom hakkında bilmediğiniz ne çok şey olduğunu fark edeceğiniz bir belgesel...
Hiperaktif bir oyuncunun kaleminden çıktığı her cümlesinden belli olan "Doom Kitabı"nı yüzümden hiç eksilmeyen tebessümle bir solukta okudum. Sizin de aynen öyle hissedeceğinizden eminim.
Ve son olarak;
Mahmut, senin kitabına yorum yazısı da yazdım ya, artık ölsem de gam yemem.
Emre Günen Editör/Yazar
Eğer id Software ve Doom olmasaydı, ben de burada (mesela sağda) olamazdım. Mahmut "Doom Collector" Saral