Jump to ratings and reviews
Rate this book

Uzaklar #1

Uzaklar: Atasoylar'ın Dünya Seyahati

Rate this book
Osman Atasoy ve eşinin 1992’den itibaren 5 yıl boyunca “Uzaklar” adlı yelkenliyle dünyayı dolaştığı yolculuk bugün hâlâ ilham verici. Samimi ve edebi diliyle Uzaklar, Türk denizciliği için başucu kitabı olmanın yanı sıra, okuru dünyanın uzak diyarlarına götürüyor.

Yazarın kendi deyişiyle, “içinde uzakların çağrısını duyanlara adanmış” bir kitap.

Uzaklar’ın mürettebatı, okyanusların gizemli dalgaları arasında dünyayı dolaştı. Sanki yalnızlık ve sonsuzlukla baş başa; huzur dolu... Şimdi anılarını hatırladıkça mutluluk; yolculuğun bitmiş olmasıyla da biraz hüzün dolular!

Beş yıl boyunca yaşadıklarını başkalarıyla paylaşırken, ufuk çizgisinin ötesine duydukları özlemin daha da arttığını fark ediyorlar. Ve “Uzaklar”ın sevgisi ile can kazanıyor tüm anlattıkları...

Ama... anlatmadıkları, anlatamayacakları, sözcüklere sığmayan tek bir sırları var... Sadece Uzaklar’ın ve üç mürettebatının arasında olan... Onu da bu yolculuğu kendilerinden sonra sürdürenler bulacak!..

592 pages, Hardcover

First published August 1, 2004

2 people are currently reading
57 people want to read

About the author

Osman Atasoy

2 books5 followers
Osman Atasoy 22 Temmuz 1957'de İstanbul, Dalyan'da doğdu.
Denizciliğe babasının sandalında başladı. Galatasaray ve Fenerbahçe Spor Kulüplerinde kürek ve yelken yaptı.

Poyraz adlı altı metrelik yelkenli sandalıyla Marmara ve Ege'yi dolaştı.

İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nü bitirdi.

1992 yılında Zuhâl Atasoy'la birlikte, deniz yoluyla yapacağı dünya seyahatine Sığacık Limanı'ndan başladı.

Uzaklar adlı 8.5 metrelik yelkenlileriyle çıktıkları dünya turunu, 1995 yılında Yeni Zelanda'da doğan ve Deniz adını verdikleri kızlarıyla 1997 yılında tamamladı.

Seyahat dönüşü Uzaklar'ı, Beşiktaş Deniz Müzesi'nde sergilenmek üzere Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na hibe etti.

2008 yılında yeni teknesi Uzaklar II ile dört yıl sürecek yeni bir sefere çıktı. Atlantik ve Güney okyanuslarını aşarak Antarktika'ya ulaştı. 2012 yılında Türkiye'ye döndü. Uzaklar II ve ekibi Antarktika kıtasına giden ilk Türk ekibi oldu.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
32 (74%)
4 stars
11 (25%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Caterina.
1,215 reviews61 followers
January 2, 2018
Uzaklar...

Bir dünya turunun Atasoyların dilinden öyküsü, dürüstçe, sevgiyle kaleme alındığı belli. Her sayfada denize aşık bu çiftin yaşadıklarını onlarla birlikteymişçesine hissedebiliyorsunuz.

Kitap bitmesin istiyorsunuz ama sayfalar akıp gidiyor.

Dünya turunun ardından kendilerine yaşatılanlarsa üzücü, kendilerine yazar payesi verilmiş bazı insanların onları dinlemeden onlara kişilikler oluşturması, yaşam şekilleri kendi kafalarındakine uymadı diye yargılaması kabul edilemez ama olmuş işte...

Kitabı bitirdiğimde şimdi ne yapıyorlardır diye düşündüm. Rahmi Koç Müzesi'nde sergilenen "Uzaklar"ı bir daha görmek istedim. Belki bir gün gideriz kim bilir?

Okuduğum en özel kitaplardan biriydi.

Ölmeden mutlaka okuyun!
6 reviews1 follower
February 20, 2023
Turun tamamlanmasından 25 sene sonra, bugün benzer rotalarda seyredenlerin videolarını seyrederken diğer yanda sanki Atasoy’larla birlikteymişçesine keyifliydi. Kitapta Deniz Müzesinde olduğu söylenen Uzaklar şimdi Koç müzesine taşınmış. En kısa zamanda ziyaretine gitmek niyetiyle.
Profile Image for ursullla.
74 reviews16 followers
November 15, 2020
"Bu kitap, içinde uzakların çağrısını duyanlara adanmıştır."

Atasoy çifti içlerindeki uzakların çağrısını duyup 'Uzaklar' adlı tekneleriyle 1992 yılında dünya turuna başlıyorlar. Gps olmadan, cep telefonları olmadan. Pusula ve harita gibi geleneksel denizcilik yöntemleriyle yollarına devam ediyorlar. Onlar tekneleriyle açık denizlerde ilerlerken biz de onlarla birlikte ilerliyoruz, yol boyunca durdukları bütün adaları geziyoruz, ufuk çizgisinin ardındaki farklı kültürleri görüyoruz. Günlerce karayı görmeden okyanusta ilerliyorlar. Yolculuk her zaman kolay da değil. Hatta yola çıktıkları ilk gün tekneleri arızalanıyor, yol boyunca da arızalanıyor. Fırtınalar, korsanlar, tayfunlar derken Uzaklar okyanusta ilerlemeye devam ediyor. Kitabın dili çok akıcı, insanı bulunduğunu yerden alıp okyanuslara götürebiliyor.

"Okyanusların sahipsiz yalnızlığında bulduğum huzuru başka bir yerde bulabileceğimi sanmam. Tabiat kuralları dışında sınırlamalara tabi olmadan yaşamanın verdiği özgürlük duygusu acaba başka nerede bulunabilir? Bu duyguyla sarhoş olmanın verdiği haz başka nereden alınabilir?"

Dünya turu sırasında bebekleri dünyaya geliyor. Adı 'Deniz'. 2 kişiyle başladıkları tura 3 kişi olarak devam ediyorlar. Okyanuslarda büyüyor Deniz. Okyanusun özgürlüğünü tadıyor. İnsanların kendilerini neden 4 duvarlı evlere kapattığını anlayamıyor. Okyanusun verdiği özgürlük hissinin yanında hayallerinin peşinden gidebilmiş ebeveynleri var Deniz'in. Şimdi ne yapıyor, nasıl bir hayat sürüyor merak ediyorum doğrusu.

"Engin denizler artık evimiz oldu. Üstelik bu öyle bir ev ki, ne etrafı duvarlarla sınırlanmış, ne de üstünde yıldızları ve hayalleri kapatan çatısı var. Halbuki karadaki evler böyle mi? Onlar insan hayallerinin düşmanıdır. Kurbanlarını fark ettirmeden dört duvarlarının arasına zincirler, orada sinsi sinsi yiyip bitirirler. Uzun süre denizlerde yaşayıp da şu çingene atasözüne katılmamak mümkün mü : 'Ev insanı öldürür.'"

Kitap hiç bitmesin istedim. Kitabı bitirdiğimde yazmaya vaktim olmadığından sadece bu cümleyi yazıp bırakmışım. Çünkü gerçekten bu yolculuk devam etsin istedim. Hatta son 100 sayfayı okurken bugün bitirmeyeceğim diye düşünürken Türkiye sularına girdiklerinde bu yolculuğun bittiğini anladım. Yola çıktıklarında 2 kişilerdi ama 5 yıl sonra yurda döndüklerinde yüzlerce insan onları karşılamaya gelmiş. Yıl 1997. Son sayfalar duygusal gerçekten. 'Uzaklar' bugün müzede sergileniyor, ileride bir gün gidip görmek isterim.

Kitabın sonunda basında yer alan bazı haberler var, oradaki şu diyalog çok hoşuma gitti. Gazeteci, Osman Atasoy'a soruyor. 5 yıl boyunca denizde ne yaptınız? Osman Atasoy cevaplıyor: 'Engin denizlerde yelken açtık. Siz 5 yıl karada ne yaptınız?'

Evet, biz yıllardır karada ne yapıyoruz?

"İnsan gittiği yerlerde iz bırakmak veya oradan bir şeyler almak arzusundan kendini alamıyor; çoğumuzda var olan sahip olmak ve varlığını kanıtlamanın bir neticesi olsa gerek. Açık deniz hayatı insana, yaşamını sürdürebilmesi için aslında ne kadar az şeye ihtiyacı olduğunu öğretiyor. Buna rağmen çoğumuz, hep daha fazlasını elde etme isteğini yenemiyoruz."
Profile Image for Salim.
213 reviews
May 15, 2018
Denize düşmek mi? Fırtınada alabora olmak mı? Mercan kayalıkları mı? Uyuyan balinalar mı? Korsanlar mı? Daha neler neler :)
Profile Image for Dilek Geçit.
33 reviews2 followers
July 1, 2014
MUHTEŞEM! TÜRK ÇİFTİN UFACIK YELKENLİ İLE DÜNYA TURU!
ÜSTELİK BEBEKLERİDE BU TURDA DÜNYA GELİYOR. TURA BEBEKLE DEVAM EDİYORLAR!
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.