Zaman içini çekti sanki. Ve kendinden daha fazlasını dışına çıkardı. Çukurcuma büyüdü genişledi, sokakları sokaklara bağlandı, sokaklara bakan evlerin kapılarından pencerelerinden yüzlerce, binlerce kadınsı hayalet semte, oradan bütün bir şehre yayıldı. Tek bir cümle mırıltı halinde şehrin üzerini kaplamıştı, “Davamız ilmi, siyasi, edebidir.” Arzu pazarlıkları, vehimler, zalimlikler, kırklara karışanlar, kupkuru ve yapayalnız sesler, iniltiler. Fatma Aliye, Suat Derviş, Cahit Uçuk. Kim bu kadınlar? Oylum Yılmaz, geçip giden, yaşanmış olması için sözcüklere ihtiyaç duyan hayatı, ağır ağır bir bilmeceyi çözer gibi anlatıyor. Sarmaşık, sinsi bir davetkârlıkla gittiği yolu belirliyor. Ya hayat artık çiçeklenmezse? Gerçek Hayat, içi içine sığmayan aşkın, karaltının içindeki umudun yeni sesli romanı… Gerçeği yaşanmaz olunca hayaline sarılıyor herkes.
1978 yılında İstanbul'da doğdu. Çocukluğu ve ilk gençlik yılları Büyükada'da geçti. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden mezun oldu. Bir süre Radikal Cumartesi ve Radikal İki'de çalıştı, Radikal Kitap Eki'nin editörlüğünü yaptı. Daha sonra Referans, Birgün, Taraf gibi gazetelerin kültür/sanat sayfaları için kitap/edebiyat sayfaları ve edebiyat köşeleri hazırladı. Şimdilerde Sabitfikir dergisi için edebiyat eleştirileri yazıyor, Bodrum’da yaşıyor.
dil konusunda zorlayan, dikkatli bir okuma isteyen, icinden turlu anlamlar ve olasiliklar fiskiran metinleri okumayi cok seviyorum. gercek hayat da karakterleri ve olaylariyla beni once cukurcuma’ya oradan yerin altina ve sonra daha da derine ve karanliga ceken bir kitap oldu. austen’in cay saati olur da bizim zigon partimiz olmaz mi? zigonlar va caylar dagitildi, herkes yerini aldi, karakterler kose kapmaca oynadi, peki sonunda leyla ali’yi buldu mu dersiniz? #unutulmusveunutturulmusdevrimciyazarkadinlarcemiyeti yle ve gercek hayatla tanistigima cok mutlu oldum.
Leyla’nın “Yeraltına Çekilmiş Unutulmuş/Unutturulmuş Devrimci Kadın Yazarlar Cemiyeti” ile tanışması İle başlıyor öykü, aşkı ölümü kadın yazar olmayı kadın olmayı, anlatıyor usulca,
İçinde bulunduğumuz toplumu değiştirmek için dili değiştirmek lazım. Oylum Yılmaz bellek değiştirmek için en başa döndürüyor bizi. Var olanı bozuyor ve yenisini yaratıyor. Kadının kahraman olabilmesi için tıpkı destanlardaki kahramanların canavarları öldürdükten sonra kahraman olması gibi canavarlaşan masküliniteyi öldürüyor yarattığı dille. Kanondan dışlanmış geçmişin Devrimci Kadın yazarlarının hayalet olarak geldiği bir direniş kitabı Gerçek Hayat. Freud’un dediği gibi bastırılanın geri dönüşü olarak varlar hayaletler. Toplumumuzun yok saydığı yazarlarımızın hayalet olarak gelmesi Gotik romanın tekinsiz atmosferine sokmuyor okuyucuyu. Roman hep gece geçmesine rağmen romanda karanlık bir tondansa komik bir ton var. Eğlenceli bir kitaptı. Sonunda Alilerin ölümüne üzülsek de. Feminist kitaplığımda Ursula Le Guin, Margaret Atwood ve Doris Lessing’in yanında yerini aldı bu kitap.
This entire review has been hidden because of spoilers.