Marksizm hem pratikten çıkmış bir bilgi bütünüdür, hem de bir yöntemdir. Marksizm ancak onun yöntemiyle öğrenilirse doğru Marksist sonuçlara varılabilir. Marksizmin gelişim tarihini, embriyon halinden olgunlaştığı, doruk noktasına çıktığı noktaya kadar diyalektik yöntemle izlemek gerekir. Marx, Engels doğduğu zaman Marksizm doğmamıştır; ya da Marksizm gökten zembille Marx’ın–Engels’in ellerine inmemiştir. Hiçbir bilimsel dünya görüşü bir çırpıda, her türlü eksik ve yanlıştan arınarak ortaya çıkmaz. Tarihsel gelişimin seyri içinde yavaş yavaş olgunlaşarak, fikirleri pratikte deneyerek, hatalarından zaman içinde arınarak ilerler. Eğer bu süreç bilinmezse, yanlışı içeren bir dönemden yapılan aktarma, o bilimsel dünya görüşünü özünden sakatlar. Marksizmin Doğuşu, Marksizmin doğumunu, Marksizmin yönteminden yola çıkarak inceliyor; Marx ve Engels’in doğumsal süreçteki görüşlerini, olgunlaşmış Marksizmle karşılaştırarak, hataları saptayarak, hâlâ gerçeği yansıtan fikirleri öne çıkararak bir teorik kazı yapıyor. Marksizmin Doğuşu, Marksizmin temelinin nasıl atıldığını ve bu temelin önemini gösteriyor. Bu temel kavranmadan Marksizm anlaşılamaz ve devrimci Marksizmin ne olduğu ortaya konamaz.
İlk kitabı Nâzım’ı Anlamak Pêrî Yayınları tarafından 1998 yılında yayınlandı. Ardından Etki Yayınevi tarafından çıkarılan kitapları şunlar: Hayat Kadın ve Aşk (2000), Yıkıntının Tarihi ve Teorisi (2001), Insan Olması Engellenmiş İnsan (2001), Edebiyatla Örülmüş Aşk Mektupları (2003), Nâzım’ı Nâzımca Anlamak (2004), Shakespeare ile Tanışmak İster misiniz? (2006), Shakespeare ile Tarihe Yolculuk (2006), Küreselleşme (2006), Aykırıhayat (2007), Düşünmenin Felsefi Yolu (2007), Siz de Filozofsunuz (2007), Bin Bir Aforizma (2008).