Кое е онова, което искаме да знаем, да разберем и да разрешим? Какво търсим в самите себе си, в очите на любимата и родените или неродените ни деца, по телевизията, в киното, по вестниците, списанията и книгите? От подробностите ли се интересуваме? Или сред всичките подробности търсим едно и също нещо? Успяваме ли да намерим отговор на основния си въпрос сред страшния шум на подробностите, които ни заливат отвсякъде? Защо сме тук, защо ще си отидем и като знаем, че ще си отидем, защо избираме да останем? Това ли се опитваме да проумеем? Не четем ли всички книги с надеждата да намерим отговора на този единствен, първи и последен въпрос?
Заровени - история за едно религиозно турско семейство, в което като че ли всеки има причина да мрази някого. Философски се изследва смъртта, сляпата религиозност, омразата. Навлиза се в тайните на турския хамам и един род, в който властват суеверните вярвания и желанието за надмощие.
Джем Мумджу е роден през 1966 г. в Акчаабат, Турция. От много малък започва да чете и пише. Има над десет книги и продължава да работи върху нови. Преподава в университета за изящни изкуства Мармара. Освен като писател е известен и като поет, критик, психиатър и издател.
1966 Akçaabat doğumlu. Çok erken yaşta okumaya ve yazmaya başladı. Hayatı kitap ve edebiyatın etrafında dönüp durdu. Tıp Fakültesini bitirdiğinde kendisini "çuvala tıkılmış gibi" hissetti. "Çuvaldaki delik" dediği psikiyatriden başını dışarı uzattı. Psikiyatride de artistik yaratıcılık ve duygudurum ile ilgili bilimsel araştırmalar yaptı. Şiir, öykü, roman, deneme ve eleştiri türlerinde eserler üretti. Yazar olmanın dışında yayıncı, editör ve kitapçı olarak da deliliğinin peşinden sürüklendi. 2001 yılında 1001 tane olmasını düşündüğü Binbir İnsan Masalları isimli Edebiyat projesine başladı. Hiçbir ödüle eser göndermedi. Doruktakiler 2004 Öykü Yazarı ödülü kendisine verildi. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Artistik Yaratıcılık ve Sanat Psikolojisi dersi veriyor. Vatan Gazetesi'ne her pazar köşe yazıyor. Okuyan Us Yayınevi'nin Genel Yayın Yönetmeni.
Aşina olduğumuz bir konu, edebi yönü güçlendirilmeliydi. Her şey bir anda olup bitiyor kitapta ve ana karakterlerin duygu dünyasına hiç yer verilmiyor. Sona sıkıştırılan İnayet Hanım geçmişi de eğreti durmuş.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Sanki uzun bir romanın özeti şekliydi. Özellikle Muharrem karakteri evden ayrıldıktan sonraki duygu ve düşüncelerine daha çok yer verilebilirdi. Kitabın ilk yarısı 2/5 ikinci yarısı 4/5.
ამაზე ცუდი ნაწარმოები არ წამიკითხავს! ავტორი დასაწყისიდანვე ახვევებს ერთმანეთზე დიდ სისულელეს, კლიშეებს (აბაზანის ფილებზე დაღვრილ სპერმაზე სინანული, რადგან მომავალი გენიოსები არიან; ცხოვრება დედაა, რომელიც არავინ იცის ალერსით მოგეპყრობა თუ არა), მერე უცებ არსაიდან ბრძნადმეტყველებას იწყებს და ისედაც სუსტ სიუჟეტს გწყვეტს. არცერთი პერსონაჟის ქმედება, ემოციები კონსტრუქციული არ არის, ტექსტის ბოლოსკენ არის ახსნის მცდელობა და ეგეც უნიჭოდ შესრულებული. გაცოფებული ვარ!!!
Iyi bir roman taslagi; ama kendisi degil. Karakterler oturmamis kurgu desen neredeyse yok. Keske daha fazla calisilsaydi uzerinde; cunku bazi gozlemler, cikarimlar cok etkileyici ve akilda kalici
Daha once Cem Mumcu okumadiysaniz bu kitaptan baslamamanizi öneririm.Kisa olmasina ragmen derin ,düşündüren ve her zaman ki gibi çarpıcı üslubuyla yazmis romanını.