Dünyaca ünlü Kore draması My Girlfriend is a Gumiho’nun romanı şimdi Türkiye’de 500 yıl sonra hapis hayatından kurtulan inanılmaz güzellikteki Dokuz Kuyruklu Tilki ile sorumluluk sahibi olmaktan yoksun dublör adayı Cha Dae Woong'un romantik-komedi tadındaki hikâyesi...Samsingak Tapınağı'ndaki resme hapsedilmiş olan Dokuz Kuyruklu Tilki'nin mührünü farkındolmadan kıran Cha Dae Woong, dağın derinliklerindeki bir uçurumdan yuvarlanıp ciddi bir şekilde yaralanır. Hapsedildiği resimden kurtulan Gumiho, değerli tilki boncuğunu Dae Woong'a vererek onun hayatını kurtarır.Fakat efsaneye göre insanların ciğerini yiyen Dokuz Kuyruklu Tilki'nin kendisini öldüreceğine inanan Dae Woong ondan kurtulmanın yollarını ararken ikisi için de efsanedeki gibi gerçekleşmesi mümkün olmayan bir aşk başlar.. (Tanıtım Bülteninden)
Jujur saja, bingung banget ini novel mau dikasih berapa bintang, plus mau dimasukkan dalam bookshelves yang mana :|
Karena novel ini sangat-sangat-sangat mengecewakan menurutku pribadi. Jadi, mau diberi 1 bintang... tapi kok nggak sesuai dengan 'arti pemberian bintang' yang selama ini kuterapkan ya?
Aku kalau memberi 1 bintang, artinya itu buku membuatku tak mampu baca hingga kelar. Nyaris eneg bacanya sejak di awal-awal halaman, dan ada rasa ogah ngelanjutin. Dan tidak akan pernah lagi mau nyentuh buku ini.
2 bintang, buku yg mampu aku selesaikan bacanya, tapi tetep ada rasa eneg dan ogah untuk nyentuh lagi.
3 bintang, buku yang mampu aku selesaikan, tapi ada beberapa bagian yg sempat bikin aku malas baca (hingga biasanya aku skip-skip sedikit) tapi, aku merasa di lain waktu aku akan membacanya lagi.
4 bintang, buku yang sering aku baca berulang-ulang, tapi hanya pada beberapa bagian yg memuaskanku.
5 bintang, aku akan betah membaca ulang buku ini dari awal-akhir, entah bakal khatam berapa kali :|
Dan... buku My Girlfriend is Gu Mi Ho ini... sejak halaman awal sudah bikin aku eneg banget, dan ogah-ogahan ngelanjutinnya. Tapi, aku tetap paksa baca (walau skip-skip sedikit) dan sampaiii halaman akhir rasa eneg itu tetep ada :|
Mau kasih 1 bintang, aku berhasil selesaikan buku ini dalam waktu 5 hari walau dgn susah payah. Ibarat kata, disuruh pergi ke Gramedia sambil ngesot akhirnya sampai juga ditujuan, walau kaki dan pantat beset-beset.
Mau kasih 2 bintang, aku ngerasa masih ada ketertarikan tuk membaca lagi suatu saat nanti, walau tak tahu apa sisi menariknya (selain ceritanya yg memang bagus, tapi kalau diliat di dramanya :| )
Mau kasih 3 bintang, kok rasanya nggak pantes...
Ck..
Kebingungan ini mungkin akibat dari 'tak bisa memisahkan antara versi drama & buku'.
Yah.. aku sepertinya masih mencampur adukkan keduanya.. sehingga nggak bisa nilai secara objektif.
Aku sukaaaa banget sama ceritanya (saat nonton drama). Tapi, aku nggak suka bukunya (lepas dari ceritanya).
Buku ini, ceritanya persissss banget-banget-banget sama dramanya. Nggak ada yg ditambahin atau dikurangin, pokoknya persisss banget. Ibarat kalau copy paste tulisan orang, tuh, titik-komanya pun sama gitu.
Tapi aku merasa nggak nyaman sejak awal membaca. Entah kenapa feel nya juga nggak dapet. Rasanya nggak bisa menikmati.
Aku tidak tahu deh, entah ini karena novel terjemahan, dan mungkin cara sipenerjemah memilih kata-kata membuat buku ini jadi tidak enak dibaca... atau entah nemang dari penulis koreanya di sana yg bermasalah, tidak berhasil mengubah sebuah drama korea ke dalam bentuk tulisan panjang dgn tetap menjaga 'kebagusan'nya.. (biasanya kan gitu, film/drama yg ditulis ke dalam bentuk buku hasilnya nggak bagus dan nggak memuaskan, begitu juga sebaliknya).
Yang jelas aku ngerasa ceritanya jadi nggak pas dengan apa yg digambarkan di dramanya. Apa yg disampaikan drama, jadi tak tersampaikan di sini. Untungnya aku dah nonton, coba kalau nggak? Yang ada mungkin aku tak akan pernah jatuh cinta pada dramanya, kalau misalnya baca buku ini duluan.
Kız Arkadaşım Dokuz Kuyruklu Bir Tilki × Kitap Yorumu
Merhabalar herkese. Bende bu uzun vakitlerde kpssye çalışırken bu kitabı okumayı ertelemiştim ve bugün sabahtan itibaren bu kitabı bitirdim. 🦊
Konusu şöyle; gezip tozmaktan farklı bir şey yapmayan, sevdiceği kazulet gibi kadın Hye-in Nunaya açılamayan ve hayattaki tek başarısı kendisini övmek olan bir çocuktur, Cha Dae Woong. Bu çocuk, tuhaf bir şekilde bir tapınakta yıllardır bir resmin içinde hapsolmuş tilkinin kuyruklarını çizdiği için Miho'yu resmin esaretinden dışarıya çıkartır. Miho'nun istediği tek şey, insanlar gibi yaşaması ve et yemesiydi. Ancak erkeklerin ağzının içine düşeceği kadar bir güzellikte olması sonucunda ortaya çıkan Gumiho türü için yapılmış yanlış bir önyargı, taa gelecek nesillere kadar ulaşır. Ve o önyargı, Dae Woong'un Miho'dan korkmasına neden olur. Dae Woong, Gumihonun insanları yiyerek (?) öldürmesinden aşırı korktuğu için hayatta kalmak ister ve Miho ne isterse onu yapmaya karar verir. Ta ki yavaş yavaş o korkusunu kırana dek... Çünkü kimse çocuksu bir saflığa sahip olan ponçik yürekli bir Gumiho'ya kayıtsız kalamaz. Kitabını okumakla beraber dizisine az da olsa başlamış bulundum. Henüz bitirmedim tabii ama şimdiden seçimimi yaptım. Dizi mi kitap mı diye sorsanız, kesin olarak dizi derdim. Çünkü dizide o çok fazla kahkahayla izlediğim ve bazı yerlerde içimin sıcacık olduğu o sahneler ne yazık ki kitapta yoktu ve bu beni çok fazla hayal kırıklığına uğrattı. Miho ile Dae Woong'un duygularını ve olaylarını iyi betimlemişlerdi aslında. Dae Woong'un pislik gibi davrandığı kısımlar ve Miho'nun insan gibi sevilme, görülme isteğinin baskınlığını ta içimde hissetmiş olsam da yan karakterlere aynı özeni göstermediklerinden benim için bu kitap çok tatmin edici şekilde geçmedi. Kitabın bitişi de sanki yönetmen bir anda kafamın içinde belirmiş ve "Kestik!" diye bağırmış gibiydi.
Eser: Kız Arkadaşım Dokuz Kuyruklu Bir Tilki Yazar: Kim Seong Yeon Yayınevi: Olimpos Yayınları
Aslında efsanesi kadar kendisi de çok güzel bir diziydi. Mitoloji her zaman en sevdiğim alanlardan biri olmuştur. Doğu mitolojisinden hatta Batı mitolojisinden haberdarız ama daha önce hiç Asya mitolojisiyle bir tanışıklığım olmamıştı. Ta ki Kore dizileri izleyene kadar. Gerçi Gumiho'yu Japon mitolojisinden de biraz biliyorum. Sonuçta benimde Naruto izlemişliğim var. İzlediğim ilk dizilerden biriydi Kız Arkadaşım Dokuz Kuyruklu Bir Tilki, o gün bugündür Shin Min Ah'ı da Lee Seung Gi 'yi de çok severim. Sorumluluktan bir haber Cha Tae Woong'un tek istediği aksiyon oyuncusu olmakken, zengin büyükbabasını kandırıp harç parasını çalıntı bir motosiklete yatırınca kendini bir seçim yapmak zorunda bulur. Ya büyükbabasının sözünü dinleyip askere gidecektir ya da en hızlısından tabanları yağlayacaktır. O, tabii ki ikinci seçeneği seçer. Ve kaçışı sırasında yolu bir Budist Tapınağına düşer. Telefonu olmadığı için rahibin telefonunu ödünç alır, halasının numarasını hatırlamaya çalıştığı sırada bir telefon hayaleti tarafından zorla hemen önünde duran tapınağın içine girer . Telefondaki hayaletin tek bir isteği vardır, tapınağın duvarında asılı duran tarihi eserden farksız,eski bir resmi karalaması. Daha doğrusu resimde duran tilkiye dokuz kuyruk çizmesi. Ve böylece Cha Tae Woong ile Gumiho 'nun hikayesi başlar.
Isi terlalu sama dengan dramanya. Mungkin untuk yang udah pernah liat dramanya akan merasa bosan dengan novel ini. Untungnya ada sedikit kekocakan yang bisa membuatku terus membaca tanpa melewati halaman walaupun harus tertatih-tatih dalam membaca karena plot yang disajikan sama persis dengan drama mungkin oleh karena "original script writer"
Cerita Miho dan Daewoong versi novel ini tetap menggemaskan, alur cerita yang tidak jauh berbeda dengan drama dan bisa dijadiin rekomendasi kalau mau replay cerita mereka tapi gak ada waktu untuk nonton drama.
Bu kitap nasıl basılmış hala anlayamıyorum. Bu kadar rezil bir çeviriyi hayatımda daha önce hiç okumamıştım. Yer yer acaba çeviren insan değil de insan taklidi yapmaya çalışan bir robot mu diye düşündüm çünkü insan bir çevirmen diğer insanların kitaptaki sözleri kullanarak iletişim kurduğunu düşünüyor olamaz. Örnek olarak, kitap 345 sayfa, içinde 388 kere "şekilde" kelimesi geçiyor. Sanırım çevirmen kelimelerin zarf halinde de kullanılabileceklerinden bihaber, sürekli içinde "mutsuz bir şekilde, heyecanlı bir şekilde, korkak bir şekilde" gibi kelime dizileri içeren cümleler görüyoruz. Anlatım bozuklukları, yazım yanlışları, dizgi yanlışları, Türkçe karşılığı olan kelimelerin hiçbir açıklama verilmeden İngilizce kullanılmaları zaten almış başını gidiyor. Durumun vehametinin anlaşılması için kitaptan birkaç örnek cümle yazmak istiyorum. Sayfa 18 "Enerjisini kaybetmeden hemen cevap veriyormuş gibi göründü fakat büyükbabası kaşlarını bile oynatmadı." Sayfa 19 "Bırak da tuvalete bari olsun yalnız gideyim." Sayfa 27 "Yatakta, odanın zemininde hatta yer bile olmayan ağaç dalının üzerinde yatıyorum!" Benim favorim ise sayfa 270'deki şu cümle: Yatağa uzanıp uykusu gelmeden çok önce bile hâlâ bilinci açıktı. Çevirmen nasıl bu çeviriyi sunup tatmin oldu, editör nasıl bunu okuyup "tamam ben bunu sevdim" dedi ve genel yayın yönetmeni bu kitabın basılmasına nasıl izin verdi, gerçekten hiçbir fikrim yok. Lütfen bu kitapları almayın, yayınevine para kazandırmayın.
Dubidu bidu raffaaaaa... Dubidu bidu raffaaaaa... Dubidu bidu dubidu bidu.. Dubidu bidu raffaaaaa ~ :D Hahaha sama seperti dramanya.. Lucu dan romantis khas Korea.. ^^ tapi kelebihan dari buku adalah kita bisa lebih merasakan dan mengetahui apa yang dirasakan dan dipikirkan si tokoh.. Gumiho DAEBAK!!! ^^d
Kirain ini dari buku jadi serial,ternyata sebaliknya, dan ya gitu deh, jadi banyakan dialog daripada deskripsi. Berasa baca naskah aja jadinya.. Kocak siih, tapi jeda antar-adegan jadi kaya ga mulus, ujug2 pindah lokasi, ya kaya di serial aja hahaha