Stefan Zweig’dan Oğuz Atay’a, Franz Kafka’dan Yukio Mişima’ya yirmi yazar. Kıta Avrupası’ndan Uzakdoğu’ya, Anadolu’dan Latin Amerika’ya uzanan yirmi edip. Edebiyata yön veren yirmi ulu çınar.
Şiir, öykü ve anlatılarından tanıdığınız Ali Lidar’dan kişisel bir edebiyat kanonu; çevirdiğiniz her sayfada yazarın patikasını takip ederek ayak izlerinin ardında kaybolacağınız bir yazar atlası…
“Bugüne kadar yayımlanan kitaplarımdan çok daha farklı oldu Atlas. Temel amacım da şuydu: Özellikle öğrencilerimden ve genç arkadaşlardan sık sık kimleri okuyalım, hangi kitabı tavsiye edersiniz gibi sorular aldım ve almaktayım. İşte bu kitap tüm bu sorulara toplu bir cevap mahiyetinde değerlendirilebilir. Hangi yazarları sevdiğimi, hatta o yazarların özellikle hangi kitaplarını sevdiğimi ve bunun nedenlerini aklımın ve dilimin yettiğince anlatmaya çalıştım.”
Sosyal mecralarda ve kitap okuma platformlarında gördüğüm kadarıyla Ali Lidar, bir-iki deneme yazıları ve kısa hikayeler derlemesi dışında, daha çok şiirleriyle tanınan bir edebiyatçı. Benim ilk tanışmam, -muhtemelen çoğu şiir/edebiyat sever gibi- "Gidelim Buradan" (youtu.be/h5iKVfKIzXU) adlı şiiri ile oldu.
"Kişisel Edebiyat Atlası" ise Ali Lidar'ın ilk okuduğum kitabı oldu. Kitapta, yazarın önsözde de belirttiği gibi, bir istisna (Orhan Pamuk) dışında hayatını kaybetmiş olan, ağırlığı Batı Edebiyatı temsilcilerine vermek ve Türk Edebiyatı temsilcilerini de dahil etmek üzere (oran 5/20) "ne okusam?" sorusuna cevap niteliğinde biyografiler, eser özetleri ve değerlendirmeleri yer alıyor.
Şair ve yazarların bilinen ve bilinmeyen yönleri hakkında objektif fakat polemikten uzak bilgi ve değerlendirmelerin, kısa biyografilerin yer aldığı bu çalışmada en çok hoşuma giden husus, Ali Lidar'ın edebiyatçı birikimine yakışır bir şekilde kaleme almış olduğu çapraz okuma analizleri oldu.
Bence her bilinçli okur, bir eseri sadece kendi sınırları içinde okuyup anlamanın ötesinde, eleştirel düşünce ışığında, kendi çağının, öncesinin ve sonrasının benzeri emsalleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirebilme çabasında olmalı. Bu bağlamda, Ali Lidar'ın mevcut çalışması bu çaba ve arayış içinde olan okurlar için gerçekten ilham verici.
Kitabın muhtelif bölümlerinde, bahsi geçen edebi kişiliğin çalışmaları ile örüntülü olarak, çarpıcı biçimde ele alınan konular mevcut:
* Nazilerin Norveç'i işgal etmesi için çaba göstermiş olan Norveçli yazar Knut Hamsun'un kendi yurttaşları tarafından zarif bir uslupla protesto edilişi,
* Kendi olma, kendi gibi yaşama, kendini gerçekleştirme çabası içinde olan bireylerin gene bireylerden oluşan toplum tarafından ötekileştirilmesi ve baskılanması paradoksu,
* Küçük Prens'i sevgi ve barış elçisi yapma hayali,
* Bir yere, bir yerlere ait olamama trajedisi, göç olgusu,
Bunların dışında, her bir edebi kişiliğe ait olmak üzere Hamdi Akçay tarafından yapılmış çizimleri de çok beğendim.
Hoşuma gitmeyen tek konu ise "estet", "dekadans", "dikotomi", "palimpsest" gibi alan uzmanı olmayan kişilerin anlamını bilmesi pek olası olmayan kelimelerin kitap genelinde sık olarak kullanılmış olması. Edebiyatçılar için bu pek de önemli bir sorun olmayabilir ama ortalama bir okur için sözlük karıştırma gerektiren bir husus.
Bu kitapta yer alan isimler şunlar: Ahmet Hamdi Tanpınar, Julio Cortazar, Franz Kafka, Knut Hamsun, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Fyodor Dostoyevski, Thomas Bernhard, Hermann Hesse, Oğuz Atay, Stefan Zweig, Yukio Mişima, Albert Camus, Necip Fazıl Kısakürek, Elias Canetti, İvan Gonçarov, Antoine de Saint-Exupéry, Orhan Pamuk, Jerzy Kosinski, Walter Benjamin, Harper Lee
Okuma sevdalıları tarafından, gene Ali Lidar tarafından kaleme alınmış olan "Edebiyatın Tesirli Parçaları", "Hayata Rağmen Edebiyat" ve "Tesirsiz Parçalar Süregelen" ile birlikte güzel bir okuma rehberi seti olarak el altında bulundurulabilir.
Çok sevdiğim yazarlardan bazılarını hocamın anlatısıyla okumak çok hoştu. Önsözde belirttiği üzere yirmi yazarı belirlerken onda derin tesir yaratan isimler olması dışında, Türkçe olarak yayınlanmış tüm kitaplarını okuduğu yazarları seçmiş Ali hoca. Seçtiği bu yazarlardan aldıklarıyla, hissettikleriyle de ortaya bir atlas çıkarmış. Eğer kendisini tanıyorsanız, muhabbet etmişliğiniz varsa Ali Lidar'ın sesi ve konuşma biçimini kafanızda canlandırarak okumak da ayrı bir tatlı oluyor.. Okuma serüveninde yönünü bulmak isteyen okuyucu bu atlasa göz atabilir..