En iyi kelepçe bileğinizde olmayandır. Ya da hiç kimsenin bileğinde. En iyi koğuş sizin içinde olmadığınız koğuştur. Jandarmalar, gardiyanlar ve diğer mahpuslar. Diğer dediğim: esrarcılar, katiller, hırsızlar, tecavüzcüler ve benzerleri... Genel kültürünüz zenginleşiyor. Daha birçok detay. Çoğu bu kitapta. Tutuklu olarak yaşadığım günler. Öncesi ve sonrası. Tabii ki hastane günleri. Neden tutuklandım, ne dedim? Şimdi ve sonrasında ne olacak? Ana çizgileriyle özetledim. Hepsi bu kitapta. Dağınık düşüncelerle... Hep doğruları söyleyerek. İma etmeden! Kelepçeyi yeniden takmadan. Meslek onuru adına. İnsan onuru için.
Suriyeli bir Türkmen olan Mahali Orta Doğu ve siyaset uzmanı, akademisyen, gazeteci ve yazardır. Suriye'nin Cerablus şehrindendir, Türkmen Barak aşiretindendir.
İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu'nu bitirdikten sonra aynı üniversitede yüksek lisansını, Uluslararası İlişkiler'de de doktorasını tamamladı. Mahalli'nin tezinin konusu "Türk-Arap ilişkileri" idi. BBC, NBC gibi uluslararası televizyonların yanı sıra pek çok Arap ülkesinde radyo, dergi, gazete, ajans gibi basın yayın organlarında görev aldı. Akşam gazetesinde köşe yazıları yazdı.
Cem TV kanalında Erol Mütercimler'in sunumuyla "Aynanın Arkası" programında yorumcu olarak görev aldı. 2015 yılından itibaren Halk Tv'de çeşitli programlarda görev aldı.
Kitabın ikinci yarısı Ortadoğu ile ilgili, bugüne kadarki tahminleri/yorumları neredeyse birebir doğru çıkan Hüsnü Mahalli'nin Suriye, Katar, Suudi Arabistan, Türkiye, Irak, IŞİD, PKK, PYD vs. üzerine yazdığı analizlerin genel bir değerlendirmesi gibi.
Ancak ilk yarısı ilk yarısı kadar heyecanlı/ilginç değil. Kitap, Twitter üzerinden "Cumhurbaşkanı'na hakaret" ve "Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret" suçlaması ile tutuklanan Hüsnü Mahalli'nin 38 gün süren tutukluluk haliyle ilgili yakınmalarını içeriyor.
Yakınmalar dedim, çünkü 38 günün sadece 2,5 gününü Silivri'de geçiren Mahalli geri kalan günleri sağlık problemleri nedeniyle Hastanede, kendisine tahsis edilen özel odada geçirmiş. Elbette ki kimsenin hapishanede olması / özgürlüğünün elinden alınması güzel bir durum değil... Ancak Mahalli kitabının ilk bölümünde uzun uzun kendisini kimsenin ziyaret etmediğini, hapse atıldığı için herkesin kendisinden kaçtığını, yalnız kaldığını anlatıyor.
Yaratılan korku ikliminde kimseye neden bana destek olmadın demenin çok anlamsız olduğu ortadayken, Mahalli, kendisini televizyonda izleyenlerin, yazılarını okuyanların, twitterdaki takipçilerinin kendisine tutukluyken destek çıkmadığına yakınıp bunu kitabının ilk bölümünün temel konusu haline getiriyor.
Kitap hakkında bundan başka diyecek bir şey ne yazık ki yok.
İlk bölümünde kitabın başlığı ile ilgili tutukluluk dönemi anlatılırken, kitabın ikinci bölümü Ortadoğu coğrafyası için önemli analizleri ve değerlendirmeleri içeriyor. Her ne kadar diğer kitaplarında da bu değerlendirmelere yer veriyorsa da , belki ikinci bölüm daha detaylı bir kitap olabilir ve bu değerlendirmeleri ifade etmeyen kitabın isminin gölgesinde kalmayabilirlerdi. Coğrafyayı ve gündemi anlamaya çalışanlar okunmasında fayda olan bir kitap.