Sivas’ın Zara ilçesinde doğan (1961) Rıdvan Akar, Gazi Üniversitesi İktisadî İdarî Bilimler Fakültesi’ni bitirdi. 1987’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladı. Türk Haberler Ajansı, "Söz", "Ekonomik Panorama", "Tempo", "Milliyet" ve atv’de çalıştı. Halen 32. Gün Haber Programı’nda yayın yönetmenliği yapan Rıdvan Akar, "Madalyon / Cumhuriyet’in Yabancı Tanıkları" ve "12 Eylül / Türkiye’nin Miladı" belgesellerini hazırladı (M. Ali Birand ve Hikmet Bila'yla birlikte).
Hüsnü Özyeğin’in yaşam öyküsünü anlatan güzel bir çalışma.
Hikaye Hüsnü Özyeğin’in aile kökleri ile başlamaktadır. Hüsnü’nün dedesi Giritli bir Türk ailesine mensuptur. İzmir’e taşınırlar, İzmir’de doktor bir babanın oğlu olarak dünyaya gelir. Küçük yaşta İstanbul’a Robert Kolejinde yatılı okumaya gider. Burada ileriki iş hayatında hayatını değiştirecek bazı kişilerlede tanışacaktır.
Lise yıllarında Amerika’ya gider ve yüksek lisans eğitimini Harvard Business school da alır, bunun hayatı için önemini kitapta bir kaç yerde belirtecektir. Daha sonra Türkiye’ye döner. Çukurova grubunda çalışmaya başlar, 32 yaşında Pamukbanka genel müdür olur. İnşaat mühendisliği eğitimi almasına rağmen bankacılık yapmak istemektedir. Yakın arkadaşlarları ile Pamukbank üst yönetimini kuracaktır. Bu üst yönetimin yaş ortalaması 30 dur ve bu genç banka Türkiye bankacılık standartlarını değiştirerek başarılı olur. Daha sonrasında grubun diğer zor durumda bankası Yapı Kredinin başına geçer, orada da önemli işler yaptıktan sonra 39 yaşında Çukurova grubundan ayrılır. Karar vermiştir, kendi bankasını sıfırdan kuracaktır. Bu düşünceyle Finansbankı kurar.
Bu banka her açıdan bir başarı öyküsüdür Hüsnü için. Sıfırdan kurmuştur, 19 yıllda 200 ün üstünde şube kaç bin çalışanı ile piyasa değeri 6 milyar dolar ederinde Yunanistan Merkez bankasına bu bankayı satar. Artık bankacı değil iş adamıdır.
Buradan kazandığı gelir ile yurtdışında Rusya, Ukrayna, Romanya ve Avrupa da Credit Europa Bankı kurar, Türkiye ve yurtdışında birçok iştirake girer. Bazılarında başarılı olamaz ama genelde her dokunduğu işe bir değer katar. Parekendeciliğe girer, Gima yı satın alır ve Marc and Spencer mağazalarını işletir. En sonunda önem verdiği Özyeğin Üniversitesini kurar. Bu arada bir çok sosyal sorumluluk projesine katılır, özellikle Doğu ve Güney doğu bölgesinin ve halkının kalkınmasına yönelik önemli çalışmalarda bulunur.
Önemli özellikleri çalışkanlığı, ekip seçimi, fırsatları değerlendirmesi ve görmesi olarak sıralanabilir.
Türkiye’nin en önemli iş insanlarından biri olan Hüsnü Özyeğin’in hayatını anlatmasının yanı sıra 70lerin sonlarından başlayarak Türkiye’nin iş hayatı, bankacılık sektörünün gelişimi ve ilerleyişi konularında çok güzel bir resim çiziyor kitap. Kesinlikle okunmaya değer olduğunu düşünüyorum.
Ancak kitapın içerisinde de Hüsnü Özyeğin’in aslında başarılar kadar başarısızlıkları da değerli bulduğu, bunları ifade etmekten çekinmediği ve yöneticilerinden de bu konuda dürüst ve açıksözlü olmalarını beklediği halde kitap hep başarı, çok başarı ve sadece başarıdan ibaret. Kitabı okuduğunuzda Hüsnü Özyeğin hayatı boyunca neredeyse hiç hata yapmamış, hiç umutsuzluğa kapılmamış, hiç tökezlememiş gibi bir izlenime kapılıyorsunuz. Hüsnü Özyeğin’in Türkiye ve hatta dünya için çok önemli bir iş adamı olduğu, çok başarılı işler yaptığı aşikar ancak onu hiç zorlanmamış sadece çok çalışmış, hiç umutsuzluğa düşmemiş, moral bozmamış ve başarmış biri gibi göstermek okuyanda benim hayatım zorluklarla ve başarısızlıklarla dolu, ben onun gibi olamam hissiyatı yaratıyor. Oysa kitabın yazılış amacının daha ilk sayfalarında da belirtildiği gibi, aile sermayesi olmadan, iyi bir eğitimle kendisini üst düzeye getirmiş bir iş adamının “ben başardım siz de başrabilirsiniz” demeyi amaçladığını düşünüyorum.
Kitabı özetleyeyim. Geri planda varlıklı bir aile, iyi bir eğitim, hırslı bir adam, tanışıklıklar, torpiller, ahbaplıklarla yükselişler, para parayı çeker vs. Anlatım dili çok kusurlu. Adeta süpermen anlatılıyor. Bu adamın hiç mi zayıflığı yok? İçsel bir eleştirisi yok? Güzel bir pazarlama taktiği ile harmanlanmış kitap.
Her lise öğrencisinin okuması gereken bir kitap, lisede kaçırdıysanız üniversitede mutlaka okuyun. Gerçekten bir dünya kuruluşuna şahit oluyorsunuz. Özyeğin üniversitede 3 yıla yakın çalışmış birisi olarak, Hüsnü Bey'in kendi hayatını etkileyen her pozitif süreci/sistemi kendi üniversitesine getirdiğini ve bizzat takip ettiğini gördüğümü kitabı okuyunca fark ettim. Gönlü zenginlik kısmında da oldukça başarılı, biraz da liderler dışında çalışanlara maaş/hisse verse love mark olması kaçınılmaz. ama kitabı okuyunca neden olmadığını anlıyorsunuz.
Son aylarda biyografi okumaya ağırlık verdim. En beğendiklerim arasında oldu. Çok etkileyici. Hacim olarak %30 kısaltılabilirmiş; bazı detaylar gereksiz genel okuyucu açısından. Çok detaylı ama iyi bir biyografi. Hüsnü Özyeğini çok yakın tanımıyordum. Bu detayda tanımaktan çok memnun oldum. Keşke bu tarz biyografi okumalarına daha erken yaşlarda başlasaymışım.
Günümüz şartlarında değer verilmeyen eğitimin, aslında ne kadar önemli olduğunu, iyi ve kaliteli bir eğitim sisteminin nasıl olması gerektiğini ve iyi eğitim ile nasıl yaratıcı şekilde başarılı olunabileceğini anlatan güzel bir kitap.
Bu kitabi okumadan önce acaba nasıl bir biyografi ile karşılaşacağım konusunda fazla fikrim yoktu. Fakat daha önce Finansbank ve Fibabanka müşterisi olarak ve bu bankalarla bir süredir memnun şekilde çalıştığımı düşünerek, başarı dolu bir biyografi kitabı çıkacağını az çok tahmin edebiliyordum. Kitabın her sayfasını okuduğumda beni kitap içerisine daha çok çekti ve başarılarıyla hataları ile yaşanmış bu hayat hikayesi daha çok sürükleyici hale geldi Hüsnü Özyeğin her kesimden insana örnek olabilecek nitelikte bir hayatı dolu dolu yaşamış. Bu kitap bize hayatın tesadüflerle başarıyı getirdiğini değil, başarının sistematik bir şekilde çalışmak ve hayatın önünüze koyduğu fırsatları değerlendirmenizden geçtiğini anlatıyor. Belkide hayatta fırsat denilen faktör sadece başarı niyeti ile yola cikanlarin önününe geliyor. değerlendirdiğimizde daha çok fırsat sunuyor. bu kitabi yorumlayabilmek için sayfalarca yazı yazmak gerekir. özetle muhteşem bir ilham kaynağı kitap, kendi hayatınızı gözden geçirmek için bir firsat ve bundan sonraki hayatınızı düzene sokmak için de bir rehber diyebilirim
Hüsnü Özyeğin kesinlikle bilinmesi gereken, çağımızın en önemli kişilerinden birisi... Türkiye'nin en önemli akademiklerinden, girişimcilerinden, iş adamlarından, filantropistlerinden ve daha nicelerinden birisi olan Hüsnü Özyeğin'in hayatını anlatan, kaleme alınması 9 yıllık bir çalışmayla tamamlanmış olan şahane bir kitap.
Biyografilerin, bilhassa da yazarın haberiyle yazılanların, gerçekçiliği her zaman için büyük bir soru işareti taşır. Ama buna rağmen kitap boyunca bir çok önemli çıkarım ve tecrübeyi oturduğunuz yerden yapabilecek, yılların deneyimini avuçlarınızın arasında tutabileceksiniz.
"Le Petite Prince" misali, ister ilk okul öğrencisi olun ister emekli bankacı, kendinize göre birşeyler bulabileceğiniz, hem eğitici hem de eğlenceli bir kitap.
İlk bakışta salt biyografi niteliğinde bir kitap gibi görünse de içinde müthiş dersler barındıran oldukça eğitici bir kitap. Okumaya başlayınca ara vermeyi zorlaştıran bir akıcılığa sahip ayrıca girişimcilik ve iş geliştirme konularından keyif alanlar mutlaka beğenecektir.
Eğitime değer ve önem veren bir iş insanının biyografisini okumaktan çok memnun kaldım. Özellikle gençlere Ufuk açması için önerebilecek hayat hikayelerinden biri. Ancak kitabın zaman çok kontrollü yazıldığı hissine kapıldım. Bu da Hüsnü Bey ile empati yapmayı zaman zaman zorlaştırdı.
Tek kelimeyle mükemmel bir biyografi. İzmirli olmasının getirmiş olduğu iyimserlik, sıcaklık, iyilik ve güler yüzlülük işine de yansımız bir iş adamı. Adam gibi adam. Kitaptan alınacak çok ders var!
Eğer birazcık biyografi kitabı seviyorsanız muhakkak okumanız gereken bir kitap, müthiş bir hayat hikayesi, bu tarz kitapları kendinize ilham vermesi açısından okumalısınız derim...