Tırnova 1883: Rumeli Kabusu, hem kendi üretimleri hem de Bant Mag. dergisindeki çalışmalarıyla tanınan çizer Sadi Güran ve müzisyen/yazar J.Hakan Dedeoğlu’nu bir araya getiriyor. Kitap, 1883 yılında, Osmanlı döneminin resmi gazetesi Takvim-i Vakai’de yayımlanmış ve imparatorluğun Rumeli topraklarında yer alan Tırnova’da geçen, gerçek ve tüyler ürpertici bir olayı anlatan bir mektuptan ilham alıyor. Popüler kültür tarihinde de kendine yer edinen ve Osmanlı’da bilinen, ilk vampir/hortlak hadisesi olarak geçen bu esrarengiz olaya odaklanan kitap, mektupta anlatılanlara birebir sadık kalırken, tam olarak neler yaşanmış olabileceğini de hayal ederek anlatıyor.
Böylesi bir "eser"e ancak beş yıldız verilebilir zaten. Hele o sondaki orijinal makale... Sırtlan Yayınları bir başka güzelliğe vesile olmuş, yine hoş bir seda bırakmış roman / çizgi arşivine, kültür atlasımıza. Fiyatı biraz pahalı gelebilir ama şahsen benim için muhakkak kütüphanemde olmasını istediğim, bunun için her tür bedeli ödeyeceğim bir eser. Çizimlere bayıldım, öykülendirilmesi ve dilini de çok sevdim. Bilginize ;)
“Ama Tırnova, ah güzel Tırnova, insana herhangi bir günah işletmeyecek kadar güzel bir yer orası...”
Mı acaba? İnsanın olduğu nerede günah yok bu dünyada? Masumun zalime dönüşmesi, yaftalanmanın dayanılmaz ağırlığı var iki çocuğun omuzlarında ve de ölümden geri dönenlerin intikam hikayesi en korkuncundan. Güzel hikayeleştirilmiş, öyle de çizilmiş gerçek bir hikaye Tırnova’da yaşananlar. 6 Ekim 1883 tarihli Takvim-i Vekayi gazetesinde yer alan Ahmet Şükrü Efendi’nin mektubuysa bu olayın tek kanıtı. Sırtlan’dan Tırnova okunmalı. Okuyup da pişman olan çıkmadı.
Tırnova olayının gazetelere dahi yansıması hikayeyi çok daha ilgi çekici hale getiriyor. Okurken çizimlerine hayran kaldığım eser söz konusu hikayesi ile de bir hayli başarılı olmuş. Sırtlan Kitap'ın iyi işlerinden, kesinlikle okumayı değer.
Çok beğendim. Hikaye de, cizimler de harika. Ayrıca mektubun orijinalini kitabın arkasına koyma fikri çok iyi olmuş. Sırtlan yayınevini tebrik ediyorum. İnsan düşünmeden edemiyor. Böyle bir mektup keşfedip, bundan da böyle bir hikaye çıkıyorsa, kim bilir keşfedilmeyi bekleyen daha ne hazineler vardır. Hikaye bulana da, yazana da, çizene de teşekkürler.🙏
Hikaye Takvim-i Vekayide yayınlanan gerçek bir olaya dayanıyor,okuması oldukça keyifli ve sürükleyici, çizimler ise harika,çok özgün bir çalışma olmuş,bayıldım