Ortaçağ tarihini, feodalizmin kuruluşu, gelişmesi ve sonra kapitalizmin serpilmesi ve ilk burjuva devrimleriyle birlikte çöküşü çerçevesinde ele alan Ortaçağ Tarihi, 5. yüzyıl ile 17. yüzyıl arasındaki sınıf mücadelelerinin kapsamlı bir panoramasını sunuyor.
Tarihsel materyalist yöntemi evrenselci bir bakış açısıyla birleştiren eser, Ortaçağ tarihini Batı Avrupa feodalizmiyle sınırlayan alışıldık bakış açısının ötesine geçerek, Avrupa, Ortadoğu, Hint ve Çin tarihlerinin birlikte düşünülebileceği bir çerçevve sunuyor.
Tarihin akışını imparatorlukların, krallıkların ve aristokratların hâkimiyet ve iktidar mücadelelerinden ibaret görmeyen yazarlar, köylülerin, zanaatkârların ve işçilerin mücadelelerine odaklanarak materyalist tarih-yazımının parlak ve incelikli bir örneğini sunmakla kalmıyor, aynı zamanda bu mücadelelerin kültür ve düşünce yaşamındaki yansımalarını da gözler önüne seriyor. Kitap, resimlerden, haritalardan, tasvirlerden ve tablolardan oluşan zengin görsel içeriğiyle de, okurun Ortaçağ dünyasına daha kolay nüfuz etmesini sağlayacak bir kılavuz niteliğinde.
Resim, çizim ve haritalarla donatılmış güzel bir lise müfredat kitabı. Yetişkinler için hazırlandığını hiç sanmıyorum, keşke 25 sene önce okusaymışım. :)
Sovyetlerin iyice sulanmış berbat politikalarının tarih kitaplarındaki dışavurumundan ibaret bu kitap. Ajitasyon ağırlıklı, bütünlükten yoksun. 2 yıldız vermemin tek sebebi içinde tarihe dair bir şeyler olması ve kavramları düzgünce açıklaması. Çok verimli bir okuma gerçekleştirmiş olmazsınız bu kitabı okursanız; ama hiçbir şey edinilemeyeceğini söylemek de budalalık olur. Eleştirilmeden okunması halinde nesnellik propagandaya ağır basamayabilir.
Görsel içerik ve detaylara inme konusunda başarılı sayılabilecek bir eser olmasına karşın Ortaçağ tarihini düzensiz anlatması ve biraz da yeterli düzeyde kaynakça olmaksızın ilerlemesi kitapta hissettiğim temel eksiklikler.
Özellikle kara veba, cadı avı ve benzeri olaylara neredeyse hiç değinilmemesi de ortaçağ dönemini anlatan bir kitap için kritik eksiklikler.
خلاصه تاریخی از سده پنجم الی شانزدهم میلادی و مصادف با شکل گیری نظام فئودالی تا فروپاشی آن و شکل گیری بورژوازی. حوادث و رویدادهای مهم به صورت خلاصه و ساده ذکر گردیده اند و جهت آشنایی با روند تاریخی بسیار مناسب میباشد. جهت کسب اطلاعات بیشتر حول چرایی و چگونگی هر رویداد میتوان به منابع دیکر رجوع کرد. در پایان هر بخش هم سوالاتی از همان بخش پرسیده شده که باعث درک بیشتر مطلب میگیردند.
Baslangic duzeyi ortacag tarihi ve tarihsel materyalizme giris icin iyi bir metin. Anlati lise seviyesinde ve oldukca erisilebilir; ortacag ya da Avrupa tarihi ile daha once tanisikligi olmayan okuyucular icin dogru bir secim olacaktir.
Kitabin kor goze parmak derecesindeki ideolojik egilimli anlatisi ve halklar, kisiler ve yonetici gruplarini israrla "aydinlanmis vs barbar" gibi tepeden inmeci, basitlestirici bir kategorizasyona tabi tutmasi cok hosuma gitmedi. Ozellikle Turkler, Araplar ve Mogollar'dan bahsedilen bolumlerde objektif tarihcilikten uzak oryantalist bir asagilama soz konusu.
Genel olarak serf ve koylulerin tarihi (ki kitabin yazildigi Sovyetler'de de tarih calismalarinin esas itibariyle bu konuya odaklanmasi gercegi goze alininca mantikli) ve sosyo-ekonomik guc iliskilerinin ele alindigi kisimlar basarili olmasina ragmen kulturel tarih gorece cok zayif kaliyor. Eger kulturel tarih konusunda kaynak ariyorsaniz baska kitaplara yonelmeniz daha mantikli olacaktir - zira bu konularda bir takim maddi hatalar bile mevcut.
Ortacag'i basit insanlarin tarihi olarak ele alis bicimi yine de takdire sayan ve bu yuzden okumaya deger - ozellikle de tum koylu ve serf isyanlarini birlikte anlatisi iyi bir genel perspektif sagliyor.
Kitap arkasında her ne kadar "Ortaçağ tarihini Batı Avrupa feodalizmiyle sınırlayan alışıldık bakış açısının ötesine geçerek, Avrupa, Ortadoğu, Hint ve Çin tarihlerinin birlikte düşünülebileceği bir çerçeve sunuyor" dese de kendisi de bu çerçevenin dışına nadir çıkabilmiş.
Kitabın çok taraflı bir şekilde yazıldığını maalesef her sayfasında hissedebiliyorsunuz. Bir tarih kitabının daha objektif olmasını beklerdim.
Ortaçağ sadece feodal beyler ve köylüler arasındaki çatışmadan ibaretmiş gibi anlatılmış. Sonunda bir kaç önemli kişiden bahsedilse de bence yetersiz kalmış.
modası geçmiş bütün fikirler, aksi ispatlanmış bütün önyargılar birarada. diğer taraftan Ortaçağ Avrupası'nı gözünüzde daha iyi canlandırabilmeniz için bol görselli bir kitap. mnyatürler, krokiler, grafikler ve günümze kalan kalıntıların resimleri kitaba çok boyutluluk kazandırmış. genel teoriler sorunlu olsa da detaylarda oldukça başarılı bir kitap.