“Romantik bakışmalar, heyecanlı buluşmalar, kalpte kelebekler, mide de oluşan kördüğümler… Sonrası evlilik, balayı ve cicim ayları…”
Dinçer ve Burçak Soysal çifti hızlı bir flörtün ardından, soluğu nikâh masasında almışlardı. Aşkın o tatlı heyecanı yerini dinginliğe bıraktığında, birbirlerine zıt olan karakterleri ortaya çıktı. Ve her şey sorun olmaya başladı. “Bir kadın mutfağa girmekten neden nefret eder? Bu kadar ayakkabıyla bir cinayet mi planlıyor? Ve nasıl bu kadar dağınık olmayı başarabiliyor?” “Bir adam nasıl bu kadar düzen hastası olabilir? İşinden başka hiçbir şey düşünmez mi? O kravatları mezara mı götürecek?” Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?
Evlilik aşkı öldürüyor mu? Cevabı ararken biraz eğlenmeye ne dersiniz?
“Bir dünya inatlaşma ve çekişme, bir o kadar büyük bir aşk ancak bu kadar güzel ve eğlenceli bir şekilde yansıtılabilir.” Zeynep Saraç, Bir Parça Masal, Ceylan ve Nar Çiçeği kitaplarının yazarı
“Tadımlık Aşk, damağınızda tadına asla doyulmaz bir lezzet bırakacak…” Aslıhan Akagöz, Çirkin Güzel, Senden Bebek istiyorum kitaplarının yazarı
22 Şubat 1987-İstanbul doğumlu İlknur Birdal üç çocuklu bir ailenin ilk çocukları olarak dünyaya gelmiştir.
Edebiyata olan ilgisi ortaokul sıralarında şiirlerle başlamıştır. Yazdığı şiirlere Türkçe öğretmenin teşvikiyle devam etmiş ve yazmaktan hiç vazgeçmemiştir.
Lisede Fen Bilimleri seçmesine rağmen Edebiyattan kopmayan yazar ilk özgün kurgusunu 2011 yılında kaleme almış ve sosyal platformlarda yazdıklarını paylaşarak hayallerini gerçekleştirme serüvenine bir adım daha yaklaştırmıştır.
İlk kitabı Satılık Ocak 2014'de, ikinci kitabı Karanlığın Külleri Eylül 2014'de okuyucularla buluşmuştur.
[GKBT 28. Tur] Tadımlık Aşk - İlknur Birdal | Kitap Yorumu
Evlilik için gerekenler; Bir kadın, bir adam, durumdan memnun aileler ve olmazsa olmaz düğünde takılan altınlar! Ay durun, o öyle değildi. Evlilik için aileden, takılan takılardan düğünden, gelinlikten ve damatlıktan daha önemli bir şey daha vardı. Aşk. Aşktı iki kişiyi bir arada tutan ve aşktı bir ömür boyu mutlu olmak için yeminler verdiren. Peki, evlilik aşkı yaşatır mıydı yoksa öldürür müydü? Bir nevi bu sorunun yanıtı niteliği Tadımlık Aşk kitabı. Kısa bir flört dönemi yaşayan işkolik ve kravat tutkunu Dinçer ile her işin altından kalkan çenebaz ve ayakkabı aşığı Burçak aşkına konuk olduk kitapta. Başta büyülü gelen sonrasında yaşayarak büyünün aslında bir hayal olduğunu kavradıkları hayatlarını okuduk satırlarda. Hayat koşuşturması devam ederken iş ve ev durumlarını dengede tutmak, eşler arasındaki iletişime gereken özeni göstermek, iş stresini eve taşınmamasını sağlamak yazılı olmayan evlilik kurallarından olsa da günümüzde birçok evlilikte gözden kaçırılanlardır. Alttan alan, bir çift güzel sözü bekleyen kadının, daha iyi bir hayat için çırpındıkça hırçınlaşan erkeklere aşina olarak kitabın bu dramatik kısmı içimi burktuğumu söyleyebilirim. Aslında durulsa ve düşünülse dinlense karşı tarafı hiçbir sorunun kalmayacağını öğrenirler fakat dinlemeyecek kadar gururlarına odaklıdır Burçak ve Dinçer. İlknur Birdal'ın kaleminin romantik komedide daha doyulmaz bir lezzete ulaştığını rahatlıkla söyleyebilirim. Elbette ki her türü layığı ile kaleme alıyor fakat romantik komedi daha bir yakışmış üzerine. Ben çok sevdim. Hikayeyi daha önce online olarak okumuş ve sevmiştim ama basılı halı bir başka güzel olmuş. Burnunun dikine giden Burçak hala aynı, onu çıldırtan ve dinlememek için türlü oyun oynayan Dinçer aynı... İlişkilerinin başını eklenen sahnelerde okuyarak yaşadıkları çekişmeyi ve etkileşimi okurken çok keyif aldım. Beni en çok güldüren kısım dünürler! Burçak ve Dinçer’in oturup anlaştığı tek konu kuşkusuz Burçak’ın annesi ve Dinçer’in babasının yan yana olduğu her an çekilmesi güç işkenceye dönüşüyor olduğu. O sahnede kahkahamı tutamadım. Kitabın iç tasarımını beğendiğini ek paragraf olarak söylemek istedim. İçi dışı güzel bir baskı olmuş Tadımlık Aşk. Bizim çatlak çifte uyan bir görsele kavuşmuş. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık. Oldukça beğendim. Tavsiyemdir.
Tadımlık Aşk cok cok begenerek ve eglenerek okudugum bir romantik komedi oldu.
Kısaca konusundan bahsedecek olursam ikilimiz patron sekreter olarak kısa bir dönem birlikte çalışıyor ve ateş bacayı sarınca ışık hızıyla evleniyorlar. Ancak cicim ayları kısa sürüyor ve 1 yıl sonunda kavga kıyamet boşanma noktasına geliyorlar. Tabi boşanma lafta sadece bu çatlak ikili deli gibi aşık birbirlerine. Ufak tefek anlasmazliklar yüzünden birbirlerine girip duruyolar. Dincer'in kravatları Burcak'in ayakkabıları tam bir kaosa neden oluyor yani daha ne olsun :)
Dinçer, Burçak'ın bosanmak istiyorum lafina da cok kızıyor çünkü adam bildiginiz odun seviyorum da diyemez boşanalım da diyemez :)))
Iste bu kavgaların ustune Burcak'in hamile oldugu ortaya çıkınca bu sefer isler hepten karışıyor:) Burcak ipleri eline aldığını sanıp kurallar koyarken, kurallar altında ezilen yine kendisi oluyor. Aralarda Bu iki delinin ailesi giriyor olaya onlar zaten hepten zırdeli. :P
İste boyle tek günde okunup bitiyor anlayacağınız. Ben Dinçer'i de Burçak'i da cok sevdim (normalde kiz karakterleri sevmem yani biliyorsunuz cunku şımarık yazıyor çoğu yazar ama Burcak cok tatlisti, erkek karakter de aşırı avrupai değil kıro hic degil ikisi arasında güzel harmanlanmis tadımlık olmus anlayacağınız *_* )
Eglenceli diyaloglar ve komik sahnelerle dolu kitap. Eskiye dönüşler birazcik uzun geldi ama onlar da batmadı bana. Keyifli vakit gecirmek isteyen, romantik komedi seven herkese öneriyorum.
Bu kitabı daha okumadan beğeneceğimi hissediyordum, nitekim öyle oldu. Dili de konusu da gayet güzeldi. Ama kravat ve ayakkabı konusunun fazla abartıldığını düşünüyorum; daha doğrusu kitabı okurken sorun yok, bir iki yer dışında ve tabii Burçak'ın ikide bir: "Kravat manyağı." demesi haricinde abartıldığı kadar konuları geçmiyor. Birde kitap direkt evlilikle başlıyor ve biz, evlilik önceki hallerini karakterlerin hatırlamalarıyla, geçmişe anlık giderek okuyoruz; bu durum bazen beni rahatsız etti: Ya kısaca o kısımlar anlatıp evliliğe sonradan girilseydi ya da geçmişe giderek değil de, iç ses kısımlarına kısaca yedirilseydi. Kitapta anlatılmak istenen konu hoşuma gitti. Gereksiz gurur ve üstünlük duygusu, bir şeyleri anlatmak yerine anlaşılmayı beklemek ve sorunların üzerine gitmek, düzeltmeye çalışmak yerine kaçmak, bazı şeylerin değerini geri plana atmak, hiç kaybetmeyecekmiş gibi yaşamak; bunlar o kadar güzel işlenmişti ki... Aile kurmak kolay değildir; sevgiyi, saygıyı yitirmemek, mutlu olmak, mutlu etmek ve hep 'bir' olmak... . Dinçer ve Burçak, aşkın o heyecanına kapılıp fazla zaman geçmeden evlenirler. Başta her şey güzeldir ama sonrasında gelen olaylar silsilesiyle her an bir sorun olmaya başlar ve aşk, geri planda tekrar hatırlamayı bekler.
Burçak ve Dinçer karakterinin birbirini severken, birbirlerini kırmaktan çekinmeyerek neredeyse her an didişmesine tanıklık ediyoruz. Hep bi' inatlaşma, altta kalmama uğraşı ve bunun yanında karşı taraftan sevgi ve ilgi bekleme, kısacası hep karşı taraftan bekleme, bazı şeyleri hep gözardı etme... Bir ilişkide sevgi ve saygı hep ön planda olmalıdır, sevgiyi, ilgiyi göstermekten çekinilmemelidir. Iki karakterin de sevgisini hissediyoruz ama birbirlerine karşı bu durumda çoğu zaman geri planda kalıyor. Ikisi de hatalıydı bana göre. Sonuç olarak bir şeyleri düzeltme fırsatını değerlendirebilmiş olmaları güzeldi. Akıcı, güzel bir kitaptı.
Tadımlık Aşk'ı ben wattpad'de yazılma aşamasındayken okumaya başlamış bu deli çifti oldukça sevmişti. Kitap olacağı haberini alınca tabi okumayı bıraktım.
Malum kitap kokulu hali daha bir güzel oluyor mantığıyla düşünen biriyim :D Fakat şunu söyleyebilirim ki wattpad hali üzerine epey yeni şeyler eklenmiş.Okuyanlarınız bilir flashback kısmı watty halinde yoktu. Kitapta buna bolca yer verilmiş ve olayların aslında nerelerden patlak verdiği karakterlerin iç dünyası anlatılmış. Bence karakterlerin iç dünyasını anlatmak açısında bu çok da hoş olmuş. Yazar bunu nasıl yapması gerektiğini bilmiş.
Kitapta öyle oldukça sıradan karakterler okumuyoruz. Özetinden de anladığınız üzere takıntılı iki karakterimiz var. Bana kalırsa takıntılıdan ziyade biraz da manyak ve deliler :D
Bu ikilinin atışmaları öyle komik ve güzeldi ki okurken kahkahalarımı içimde tutamadım. Ama en çok da okurken kendime "Bu çift normal olabilecek mi acaba?" diye sormadan edemedim. Normallik konusu biraz tartışılır ama bu ikilinin tartışmaları bile fark yaratacak gibi. Gelelim yazarımızın diline. Ben İlknur Birdal'ı Satılık romanından beri takip eden bir okuru olarak size şunu söyleyebilirim ki yazım dilini epey geliştirmiş. Her ne kadar Satılık ve Karanlığın Külleri dram olsa da yazım dili olarak Tadımlık Aşk'ta ki fark kendini belli ediyor. Dramda ne kadar başarılıysa bence romantik komedi kulvarında da başarılı olacağa benziyor.
Keyifli vakit geçirmek ve bolca eğlenmek isterseniz kesinlikle okumalısınız dediğim bir kitaptı. Tavsiye ederim.